Takip Edin

Enerji Sektörü

10 milyon kişi Elektrik desteğinden yararlanacak

Yayınlanma tarihi

-

Elektrik destek paketine nasıl başvurulur?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez yaptığı açıklamada, düzenli sosyal yardım alan ihtiyaç sahibi vatandaşlara elektrik desteğinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla uzun zamandır üzerinde çalıştıkları bir konu olduğunu söyledi.

Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ekiplerinin bakanlar düzeyinde toplandığını belirten Dönmez, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımız da grup toplantısında destekten 150 kilovat saate kadar vatandaşlarımızın yararlanacağını söyledi. Üç bakanlığımızın ekipleri bir araya geldi ve şu an gruplama çalışması yapılıyor. Hane halkı sayısı 2 veya daha az olanlarda aylık 75 kilovat saat, 3 kişi yaşayanlarda 100 kilovat saat, 4 kişi yaşayan hanelerde 125 kilovat saat, 5 kişi ve yukarı yaşayan hanelerde ise 150 kilovat saat olmak üzere elektrik desteği planlaması yapılıyor. Yardımların ne zaman başlayacağı konusu ise Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili. Çünkü ilgili bakanlığın bir program ve düzenleme yapması gerekiyor. Bildiğim kadarıyla orada da süreç hızlı ilerliyor. İnşallah en kısa sürede bu desteklerin nasıl bir sistemle dağıtılacağını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız açıklayacak. Hayırlı olsun.”

Bakan Dönmez, çalışmaların hızla devam ettiğini vurgulayarak, “2,5 milyon hane, 10 milyon vatandaşımız inşallah bundan yararlanacak.” dedi.

Devlet ’80 liralık elektrik faturasını karşılamış olacak’

Cumhurbaşkanı Erdoğan iki hafta önce yapılan partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Düzenli sosyal yardım alan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın aylık 150 kilovat/saate kadar elektrik tüketimlerini devlet olarak biz üstleniyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 2,5 milyonun üzerindeki hanede, her ay ortalama 80 liralık elektrik faturasını devlet karşılamış olacak.” demişti.

Amaç Enerji verimliliği

Enerji verimliliğine büyük önem verdiklerini dile getiren Dönmez, geçen yıl 55 ana eylem planı belirlediklerini bildirdi.

Bakan Dönmez, enerji verimliliğinin birçok kamu kurumu, özel sektör ve vatandaşı doğrudan ve dolaylı ilgilendirdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çocuklarımıza bile enerjiyi verimli kullanmaları konusunda bilinçlendirme yapıyoruz. Geçen yıl ilkini yapıp okullarda dağıttığımız ‘Ali’nin Enerji Serüveni’ adlı kitapçığı yarıyıl karneleriyle ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerimize dağıttık. Enerji verimliliği konusunda 7’den 70’e bir farkındalık oluşturmamız gerekiyor. Evde, iş yerlerimizde alınacak birçok tedbir var. Kamu kurumları olarak bizlerin de kurumlarımızda yalıtım başta olmak üzere atacakları adımlar var. Her alanda bir çalışmamız var. Öngörümüz, önümüzdeki 10 yıl içinde kamu-özel yaklaşık 10 milyar dolar yatırım yaparsak, takip eden 10 yılda da bunun üç katına kadar kısmını, yani 10 milyar koyup 30 milyar kazanma gibi bir hedefimiz var. Aslında potansiyelimiz bu alanda fazla. Herkesi, enerjisini, kaynaklarını verimli kullanmaya davet ediyorum.”

Kaynak: Milliyet

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Sektörü

Bor, 250’den Fazla Alanda Kullanılıyor

Yayınlanma tarihi

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Uluslararası Bor Sempozyumu’nun (BORON 2019) açılışında yaptığı konuşmada, bor madeninin mukavemet artırıcı ve alev geciktirici özellikleri yanında kanser önleyici, bor enerji taşıyıcı ve depolayıcı özellikleriyle 250’den fazla alanda kullanıldığını söyledi.

Türkiye’nin dünya bor rezervinin yüzde 73’üne sahip olduğunu ifade eden Dönmez, bordan katma değeri yüksek ürünler üretilmesi için yeni bir yapılanma sürecini başlattıklarını ve “Bor Araştırma Merkezi” kurulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini aktardı.

Dönmez, bor alanında kalifiye eleman ihtiyacının karşılanması ve bu alandaki profesyonelliğin uluslararası standartlara çıkarılması için BOREN aracılığıyla 15 öğrenciye burs verdiklerini dile getirerek, “Bu sayı önümüzdeki yıllarda daha da artacak. Bu sene ilk defa 10 öğrencimizi her biri borla ilgili farklı alanda yüksek lisans yapmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerine göndereceğiz.” diye konuştu.

Borda ürün geliştirme ve ticarileştirme çalışmalarının hızla devam etiğini belirten Dönmez, “Yüksek teknoloji açısından hayati önem taşıyan elektrikli araçlar için menzil artırmaya ve uçuş süresini artırmaya yönelik bor temelli yerli yakıt pili sistemlerini de üretme noktasında belli bir noktaya geldik.” ifadesini kullandı.

“Bor bitkilerin soğuklara, hastalıklara ve zararlı türlere karşı dayanıklılığını artırarak tarımsal verime önemli katkı sağlıyor.”

Dönmez, borun tarım sektöründeki kullanımının da gün geçtikçe arttığını dile getirdi. Borun bitkilerin büyüme ve gelişiminde önemli rol oynadığını bildiren Dönmez, şöyle konuştu:

“Bor bitkilerin soğuklara, hastalıklara ve zararlı türlere karşı dayanıklılığını artırarak tarımsal verime önemli katkı sağlıyor. 2018’de tarımda toplam 4 bin tonun üzerinde rafine bor ürünü kullanıldı. Yaptığımız araştırmalar sonucu farklı ürünlerde bor uygulamasının yapıldığı projeler sonucunda verimde yüzde 20’lere varan artış olduğunu gözlemledik. Bunlara ilaveten yurt dışına 9 bin tonun üzerinde borlu gübre Etidot-67 ihraç ettik. Hindistan’dan Amerika’ya, Çin’den Brezilya’ya kadar geniş bir coğrafyadaki tarım sektörüne borlu gübremiz hayat verdi. “

Dönmez, geçen yıl bor ihracatının 1 milyar doların üzerine çıktığına dikkati çekerek, “Böylece ham madde satan değil, işlenmiş uç ürün ihraç eden bir konuma yükseldik. Bugün itibarıyla 110 ülkeye bor ihraç ediyoruz. Bu rekoru daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Yerli ve milli temizlik ürünü BORON’un da pazarda öneminin giderek arttığını belirten Dönmez, “Petrol türevleri içermeyen ve insan sağlığını birinci planda tutan BORON, milletimizden büyük ilgi gördü. Sadece birkaç ay içinde 10 bin tonun üzerinde üretim yapıldı. Yoğun talep ve ilgi nedeniyle üretim tesisimizde genişletme çalışmalarını da sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Boru yakıt olarak da kullanabiliriz.”

Bor madeniyle ilgili çalışmaların hidrojenli yakıt teknolojisine dayandığını dile getiren Dönmez, “Hem otomobillerde hem de insansız hava araçlarında menzili artırmış olacağız. Bununla ilgili BOREN ve TÜBİTAK ortak çalışmalarını devam ettiriyor.”ifadesini kullandı.

Dönmez, bor madeninin sağlıktan enerjiye, savunmadan otomotive kadar geniş bir yelpazede kullanıldığını anlattı. Bordan yapılan deterjana yoğun ilgi gösterildiğini belirten Dönmez, yıl sonuna kadar farklı amaçlı temizlik ürünlerinin de Ar-Ge çalışmalarının tamamlanacağını bildirdi.

“Arazide olan askeri personelin enerji ihtiyacını bor hidrür temelli yakıtlardan temin etme imkanımız var.”

Dönmez, bor madeninin savunma sanayisindeki kullanımının arttığına işaret ederek,“Arazide olan askeri personelin enerji ihtiyacını bor hidrür temelli yakıtlardan temin etme imkanımız var. Askeri personelin haberleşme ihtiyacında kullandığı pillerin şarjı gerekiyor. Bu yıl içinde söz konusu ürünlerin pilot denemeleri bitmiş olacak. Ondan sonra da ticarileşmeye bakacağız.” diye konuştu.

“Özellikle zırhlı araçların mukavemetinin artırılması yönünde bor ciddi performans artırıcı bir ürün.”

Savunma sanayisinde bor karbür üretimiyle ilgili çalışmaların da sürdüğünü söyleyen Dönmez, şöyle devam etti:

“Özellikle zırhlı araçların mukavemetinin artırılması yönünde bor ciddi performans artırıcı bir ürün. Hem mukavemeti hem de malzemenin kalitesini artırıyor. Şu an Eti Maden bazı firmalarla görüşmelerine devam ediyor. Türkiye’de bir üretim tesisi planlanıyor, bu yıl içinde temellerini atacağız. İki yıl içinde üretime geçeceğiz. Sadece milli savunma açısından değil, yurt dışında da piyasası olan bir ürün. Görüşmelerde son noktaya geldik.”

Kaynak: Enerji portalı

Devamını oku

Enerji Sektörü

İzocam EVF’de Multi Konfor Bina çözümlerini tanıttı

Yayınlanma tarihi

-

10. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’na (EVF) katılarak, yalıtım ve multi konfor binaların enerji verimliliğindeki katkısına dikkat çeken İzocam, kentsel dönüşümün Türkiye’de konutlarda enerji verimliliğinin artırılması için çok büyük bir fırsat yarattığı görüşünde. İzocam, 11-12 Nisan’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen EVF’ndaki standında sıfıra yakın enerjili binalara erişimde multi konfor bina çözümlerini ve enerji verimliliğine katkılarını anlattı.

İzocam, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde 11-12 Nisan tarihlerinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 10. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’na (EVF) katılarak multi konfor bina çözümlerini ve enerji verimliliğine katkılarını anlattı.

Enerji verimliliği konusunu en önemli gündem konusu olarak benimseyen İzocam, her platformda yalıtım-enerji verimliliği-multi konfor evler ilişkisinin altını çiziyor. Yalıtım ile sağlanacak enerji verimliliğinin ülke ekonomisine sağlayacağı büyük katkıya dikkat çeken Saint-Gobain Türkiye CEO’su Levent Gökçe, en fazla enerji verimliliğine multi konfor binalar ile ulaşıldığını ve kentsel dönüşümün bu çerçevede büyük bir fırsat sunduğunu belirterek şunları söyledi. “Türkiye’ye baktığımızda 2018 yılında enerji hammaddeleri ithalatı %15,6 artışla 43 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Son 10 yılda enerji ithalatımızın ülke ekonomisine bedeli 439 milyar dolar. Tükettiğimiz enerjinin dörtte üçünden fazlasını dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle toplam ithalat içinde %19,3 payı olan enerji ithalatı, 55 milyar dolarlık 2018 yılı dış ticaret açığının en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide aşırı dışa bağımlılığımızı azaltmak açısından binalarımızda yapacağımız enerji tasarrufu büyük önem taşıyor.  Doğru malzeme ve uygun kalınlık ile yalıtım yapılan binalar enerji tasarrufu için atılacak en büyük adımdır. En yüksek enerji tasarrufunu sağlayan çözüm ise multi konfor binalardır.” 

Sıfıra yakın enerjili ev kavramından türemiş ve biyo iklimsel tasarımı hedefleyen, sürdürülebilir, ekolojik, ekonomik ve sosyal etmenleri göz önünde bulunduran “Multi Konfor Binalar”, yüksek enerji tasarrufuyla birlikte azami ısıl konforu sunuyor. Kusursuz akustik ve görsel konfor, kaliteli iç ortam havası, yangın korunumu ve güvenliği sağlayan, hem iç mekânlarda hem de dış mekânlarda son derece esnek tasarım çözümleri barındırabilen Multi Konfor Binalar en az % 90 enerji tasarrufu hedefliyor. Bu binalar, Türkiye gibi enerjisinin dörtte üçünden fazlasını ithal etmekte olan ülkelerde dışa bağımlılığı azaltıcı katkılar sağlıyor.

Özellikle çarpık yapılaşma içindeki niteliksiz konut stokunun hızla ve güvenli yenilenmesi, etkin enerji verimliliği sağlanması, sağlıklı çevre ortamına kavuşulması açısından kentsel dönüşümü önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirten Gökçe, “Kentsel dönüşümde yapılacak binaların enerji tüketimlerinin daha fazla sınırlandırılması; AB’nin 2020 hedefleri gibi Türkiye’nin de İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı ve Enerji Verimliliği Strateji Belgesindeki hedeflerini destekleyecek, yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasını sağlayacak. Bu çerçevede kentsel dönüşümün en etkin ve verimli şekilde kullanılması gerekiyor.

Isı ve ses yalıtımlı, enerji verimliliği yüksek, yangın güvenliği sağlanmış yeni binaların inşa edilmesi enerji tüketimini sınırlandıracak. Türkiye’deki 2018 sonu itibariyle, 9,5 milyonun üzerindeki bina stokunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 15,8’i TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda… Bu rakam 24,2 milyon üzerindeki mevcut konut sayısında yüzde 33’ünü kapsıyor. Kentsel dönüşüm bu rakamın daha da yükselmesine katkıda bulunurken, geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillenmiş yönetmeliklerle bugünden yaşam alanlarımızı tasarlamak önemli olacak” dedi. Gökçe, mevcut binalar için “binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde EKB (Enerji Kimlik Belgesi) düzenlenmiş olması şartının aranmasına” ilişkin uygulama zorunluluğunun 1 Ocak 2020’ye ertelenmesinin ise, enerji verimliliği uygulamalarının sahada gelişimini geciktireceğine dikkat çekti.  

BM’ye sunulan Ulusal Katkı Beyanı (NDC) hedeflerine ancak yalıtım ile ulaşılabileceğine de değinen Gökçe, “Beyanda yeni yapılan konut ve hizmet binalarının Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği’ne uygun şekilde, enerji etkin olarak inşa edilmesinin gerekliliği yer alıyor. Diğer yandan binalarda Enerji Kimlik Belgesi oluşturularak sera gazı salımlarının kontrol altında tutulması ve enerji tüketimlerinin yıllara bağlı olarak azaltılması zorunluluğu da vurgulanıyor. NDC beyanında yeni ve mevcut binaların enerji verimli hale getirilmesinde vergi azaltımı, kredi gibi teşvik kanallarının geliştirilmesi gerekliliği ise bir kez daha hatırlatılıyor. NDC’de yer alan hedeflere ulaşılması için yeşil bina, pasif ev, sıfır enerjili ev tasarımlarının yaygınlaştırılması ile enerji ihtiyacının minimuma indirilmesi önem taşıyor. NDC’nin Binalar ve Kentsel Dönüşüm bölümünde yer alan pasif evlere ulaşılması sadece doğru tasarım ve kalın yalıtım uygulaması ile mümkün olabilir” dedi.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Mardin Güney Atıksu Arıtma Tesisi’nin enerjisini Teksan Jeneratör sağlıyor

Yayınlanma tarihi

-

Terzi işi mühendislik projeleri ile enerji sektöründe fark yaratan Teksan Jeneratör, Mardin Güney (Kızıltepe) Atıksu Arıtma Tesisi’nin enerji ihtiyacını yenilenebilir güç çözümleri ile sağladı. Bölgedeki atık suyun büyük bölümünün arıtılacağı tesisin elektrik ihtiyacının önemli bir kısmı Teksan’ın projeye özel geliştirdiği biyogaz kojenerasyon sistemi ile karşılanıyor. Aynı zamanda “Gazlaştırma Çürütme Sistemi”nin ısıtması da kojenerasyon setlerinden sağlanıyor. Enerji üretim maliyetlerini azaltan bu sistem sayesinde atıkların doğaya zarar vermesinin de önüne geçiliyor.

Enerji çözümleri ile sürdürülebilir bir dünya hedefleyen Teksan Jeneratör, yenilenebilir enerji çözümleri ile önemli projelerin tercihi oluyor. Mardin ilinin çehresini değiştiren Güney (Kızıltepe) Atıksu Tesisi’nin elektrik ve ısıtma ihtiyacını biyogaz kojenerasyon sistemi ile karşılayan Teksan, bu alandaki çalışmalarına hız verdi.

Mardin Güney (Kızıltepe) Atıksu Tesisi, bölgedeki atık suyun arıtılarak insan ve çevre sağlığı için iyileştirilmesi hedefi ile geçtiğimiz yıl devreye alındı. Projeye Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) da destek verdi. Mardin’e ekonomik ve çevresel anlamda pek çok katkı sağlayan tesis, yıllardır kanalizasyon suları ile kirlenen Zergan Deresi’ni de kurtaracak. Ayrıca pamuk gibi endüstriyel tarım alanlarının verimli şekilde sulanması sağlanırken tesiste kurutulan çamur, çiftçilerin tarlalarında gübre ya da çimento fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilecek.

Teksan Jeneratör olarak sürdürülebilir çözümler noktasında önemli çalışmalar hayata geçirdiklerini belirten Teksan Jeneratör Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ata Tuncer şunları söyledi; “Yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak biyogaz ile çalışan kojenerasyon setleri en çevreci elektrik ve ısı üretim sistemlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Biyogaz ile çalışan kojenerasyon setleri, atıkların doğaya zarar vermesini önlerken enerji üretim maliyetlerini de azaltıyor. Ülkemizde çok güçlü biyogaz potansiyeli olmasına rağmen maalesef çok az sayıda tesis var. Bu alanda Türkiye’nin en önemli projelerinden biri olan Mardin Güney Atıksu Arıtma Tesisi’nin proje ortağı olmaktan gurur duyuyoruz. Mardin Güney (Kızıltepe) Atıksu Tesisi’nin ihtiyacını iki adet 500 kWe biyogaz jeneratör sistemimiz ile karşıladık. Projeye özel geliştirdiğimiz sistem elektrik enerjisi üretirken açığa çıkacak olan ısıl enerjiyi de atık su prosesine yönlendiriyor. Mardin Güney Atıksu Arıtma Tesisi Projesi’nde tercih edilmemizde çeyrek asırlık sektör tecrübemiz ve özel projelerdeki referanslarımız önemli rol oynadı.”

Devamını oku

Enerji Sektörü

Panasonic’ten Aydınlatama Otomasyonu Çözümleri

Yayınlanma tarihi

-

Panasonic'ten Aydınlatama Otomasyonu Çözümleri

Elektrik anahtarı ve priz sektörünün lider kuruluşu Panasonic Life Solutions Türkiye, akıllı bina otomasyon çözümlerinde de standartları ileriye taşıyor. Güçlü kuruluş, Thea IQ Akıllı Bina Sistemi içinde kullanılabilen aydınlatma otomasyonu özelliği ile şimdi tüm binalara geleneksel aydınlatma kontrolü yöntemleriyle daha önce sahip olmadıkları esnekliği ve fonksiyonelliği sunuyor.

Teknoloji, hayatımızı her geçen gün daha da kolaylaştırıyor. Artık evinizin ışıkları programladığınız saatte otomatik olarak yanıyor, ışık alan noktalar ise hava kararana kadar devre dışı kalarak size tasarruf sağlıyor. Panasonic Life Solutions Türkiye’nin aydınlatma otomasyonu çözümleri, hem evinizin içindeki hem de bahçe ve terasınızdaki aydınlatmaları bir tek noktadan yönetebilmenizi mümkün hale getiriyor.

Aynı zamanda programlayarak her gün düzenli olarak hava kararınca, istediğiniz yerlerin aydınlatılmasını sağlamanın en pratik yolunu sunuyor. Thea IQ aydınlatma otomasyonu teknolojisi, ışığı algılıyor ve ona göre çözümler geliştiriyor. Örneğin, gün ışığı varken bahçe ve teras gibi dış alanlarda aydınlatma sistemini devre dışı bırakarak enerji verimliliği sağlıyor. Öte yandan, hava karardığında istediğiniz noktalardaki aydınlatma sistemini otomatik şekilde devreye sokarak, hayat konforunu yükselttiği gibi siz evde yokken de güvenlik sağlıyor.

Evlerde olduğu gibi ofis, kamu binaları, hastane, endüstriyel tesisler ve ortak alanlarda DALI ile çalışan aydınlatma ekipmanları da Thea IQ ürünleri tarafından kontrol edilebiliyor. Thea IQ otomasyon anahtarları, sahip olduğu modüler yapı sayesinde, tek bir çerçeve içinde otomasyon anahtarı, termostat, klasik anahtar ve priz gibi ürünlere erişim sağlıyor. Ayrıca Panasonic Thea markasının sahip olduğu geniş renk ve metal, plastik, ahşap, cam çerçeve seçeneklerinin hepsi Thea IQ otomasyon anahtarları için de seçilebiliyor. Bu sayede evinizin dekorasyonunu da estetik bir şekilde tamamlıyor.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Dünya’nın En Büyük güneş enerji santrali yapıldı!

Yayınlanma tarihi

-

Fransız yüzer güneş enerjisi sistemleri (floating pv) şirtketi Ciel & Terre, Çinli şirketler ile 70 MW’lık yüzer güneş enerjisi kurulumu çalışmalarını tamamladı.

Tesis, Anhui eyaletinin kuzeyindeki Suzhou şehrinde bulunan eski bir maden ocağındaki şebekeye bağlı olarak ürettiği elektrik enerjisini şebekeye besleyecek.

140 hektarlık alanda 18 km uzunluğundaki 110 Volt iletim hattı ile kurulan projenin Fransız şirketin bugüne kadarki en büyük projesi oldu. Yılda 77,8 GWh’lik elektrik üretilmesi planlanan tesiste Ciel & Terre, suyun yüzünde tutulan orta gerilim gerilim transformatörleriyle entegre edilmiş merkezi invertörlerin kullanıldığına dikkat çekti.

Uzmanlar tarafından yüzer fotovoltaik sistemlerin su birikintilerinde yosun birikmesini önlediğini ve buharlaşmayı en aza indirdiğini ifade ediyor.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ