Takip Edin

SEKTÖREL HABERLER

2018 Yılının İkinci Yarısında Gayrimenkul Piyasalarını Neler Bekliyor

Yayınlanma tarihi

-

  • USD ve Euro nun yukarı aşağı oynamaları, ardından gelen sürpriz erken seçim haberi piyasaları normal olarak beklemeye itti. USD artışı yılbaşından bu yana % 30, Euro da ise % 16 oldu.

 USDEURO
01/01/20173,533,71
01/01/20183,764,54
07/06/20184,585,41
Yılbaşına Göre Artış22%19%
2017 Yılbaşına Göre Artış30%46%

 

  • TCMB Konut fiyatları endeksi, Ocak ayında % 0,40, Şubat %0,76 ancak arttı. İstanbul ve Ankara artışları bunun da altında. Sebebi yeterince talep olmaması
  • Dövizdeki bu artışa paralel olarak kredi oranları da arttı. Kısa vadede o kadar önemli değil ancak konutlar uzun vadeli krediler ile alınıyorlar. Uzun vadeli kredilerde en küçük bir artış bile toplamda önemli bir rakam doğurduğundan kredi talepleri de şu an ertelemeye alınmış durumda
  • Bu gelişmelerin üzerine erken seçim kararı alınması da piyasaları beklemeye itti. Bunu gören hükümet, çeşitli önlemler alarak, örneğin 150 m2 üzeri dairelerin KDV sini % 18 den % 8 e indirerek, tapu harçlarını düşürerek, konut kredi faizlerinde indirim yaparak piyasaları bir parça olsun rahatlattı.
  • Gayrimenkul işi yapanlar, uzun süredir yeterince satış yapamadıklarını, kiralamalar ile ayakta durduklarını belirtiyorlar.
  • Piyasalarda fiyat karmaşası da oluşmuş durumda. Arz ve talebi bir araya getirecek fiyatlama açısından büyük farklar oluştu. Müteahhitler zaten yüksek olan maliyetlerinden dolayı fiyat düşüremiyorlar, alıcılar ise değerinin de altında vermek istiyorlar. Yaklaşık % 20, hatta 30 gibi bir reel alım/satım fiyat farkı oluştuğunu tahmin ediyorum. Satışların duraklamasının bir başka etkisi de bu.
  • Ancak bu duraklama geçici çünkü gerek talep gerekse fiyatlar dibe vurdular, insanların konut ihtiyacı devam ediyor, bu ihtiyacı erteliyorlar, kiralar artmaya başladı, u da yanında satışları da getirecek.

 

 

KONJÖKTÜREL ETKİ

 

  • Gayrimenkul piyasalarının durumunda sadece ekonomik sebepler değil konjonktürün de büyük etkisi olduğunu düşünüyorum, şöyle ki;
  • 1999 depreminden sonra aşırı ivmelenen gayrimenkul sektörü; inanılmaz bir gelişme gösterdi. Neredeyse tüm projeler, AVM ler ve plazalar bu 19 yıllık dönemde yapıldı.
  • Markalı gayrimenkul zincirleri ve starları bu dönemde büyüdü. Alan, satan, geliştiren, üreten herkes büyük paralar kazandı. Kurumsal emlak ofislerinin sayısı 1.000 e yaklaştı.
  • OECD verilerine göre 2010 dan bu yana konut fiyatlarının en çok yükseldiği ülke % 107 nominal artış ile Türkiye oldu. OECD ortalaması ise % 25 ile bunun ¼ ü kadar.

 

Bu fiyat artışlarının analizini yaptığımda şunları görüyorum;

 

1.- 1999 yılından başlayan dönemde ekonomi oldukça oturduğundan ve dövizde oynamalar minimuma indiğinden, hatta bazı yıllar döviz artışı negatif olduğundan ve faiz oranları neredeyse enflasyonun çok az üzerinde kaldığından dolayı parası olan bir kitle gayrimenkul satın alıp kiraya verme yöntemini bir yatırım aracı olarak kullanmaya başladı.

2.- O dönemde kira gelirinin yanı sıra gayrimenkul fiyatlarının da sürekli artması bu yatırımcı kitlenin faizin çok üzerinde bir rant elde etmesini sağladı

3-. Lansman öncesi fiyat ile proje bittiği zamanki fiyat arasında % 30 dan fazla bir fiyat farkı      oluşması, temelden (henüz yapmadan) satmanın cazip bir yöntemi oldu.

4.- Türkiye’nin nüfus artış hızının % 1,5 larda, ancak şehirleşme oranının % 5 lerde olması           talebi hep canlı tuttu

5.- Kredi faizlerinin düşük, vadelerinin yüksek olması, kira/ödenen taksit farkını düşürerek        ekstra bir talep yarattı ve konut satın alma yaşını aşağılara çekti.

6.- Bir süre sonra bu talebin duracağının farkında olan büyük firmalar fiyatı düşük, talebi canlı                 tutabilmek için önce 2+1, sonra 1+1, son dönemde ise kanunla yasaklanan 1+0 tabir edilen               25 m2 lik adı konut olan odalar inşa ederek genç kitleye pazarladılar

7.- Yatırım amacı ile Türkiye pazarı yetmeyince Arap dünyasına da konut pazarlanmaya              başlandı.

 

Bu trendin artık durduğunu ve konjonktürün yeni bir seviyeye geçmesi gerektiğini görmek zor değil, Şöyle ki;

 

  • Tahminime göre ülkede konut ihtiyacı reel rakamlarla 80-90.000 civarında, satılan konut sayısı ise 100.000, azı aylarda ise 120.000. Yaklaşık % 20 gibi ihtiyaç harici bir yatırım amacı ile satın alma olduğunu tahmin ediyorum.
  • Yeni konjonktürün 90.000 de oluşmaya çalışması mevcut fiyat skalalarını altüst edecek nitelikte. İnşaat maliyetleri % 20 den fazla artarken satış fiyatları artmadığı için müteahhitler satsalar da krize girecekler satmasalar da.
  • Bu dönemde zora girecek inşaat firmalarının olması kaçınılmaz
  • İkinci el konut satanlar da geçen yıl fiyatlarının altına satmak istemedikleri için bekleme trendinde devam ediyorlar, okazyonlar oluşmuş durumda ve parası olanlar için çok güzel yatırım fırsatları var
  • Ataşehir, Bağdat Caddesi gibi yoğun yapılaşma olan arterlerde kira/satın alma oranları 36 yılları bulmuş durumda. Türkiye ortalaması 16 yıl, İstanbul ortalaması ise 21 yıl. Bu bile bize ne kadar yüksek fiyat skalası olduğunu söylüyor.
  • Yukarıda yazdığım yüksek kira/satın alma oranının bir diğer nedeni ise büyük markalı projelerin, arsa yakaladıkları bir semtte yoğun bir yapılaşma sürecine girmesi ve o bölgeye başka bölgelerden alıcılar çekmeye çalışması.
  • Örneğin Maslak 1453, Örneğin Ataşehir nüfusu 100 birim ise ve normal ihtiyacı yıllık 10 birim ise, o bölgede arsa müsait liginden dolayı 200 birim konut yapılınca Bakırköy de ev arayan bir kişiye de Ataşehir de konut satılmaya çalışılıyor

 

Birlikte göreceğiz, ancak önümüzdeki on yıl içerisinde değişmesi gereken noktalar bana göre şu şekilde;

 

  • Henüz tam anlamı ile oturmamış olan 1+0 ve 1+1 trendinin sonsuza kadar devam edeceğini düşünmüyorum. Bu dairelerde aileler yaşayamaz. Bu dairelere talep durabilir, hatta tersine talep oluşabilir, bu da sektörü yeni bir normalleşmeye iter çünkü fiyat artışı gelmesi gerekir.
  • 000 konut civarında oluşacak ve sadece ihtiyaç sahiplerine konut sağlayacak olan sektör, bu şartlarda İstanbul/Ankara/İzmir de büyük sayıda yeni konut üretemez, küçük çaplarda daha yaygın ve yoğun projelere dönmek ve diğer şehirlerde, yeni yaratılacak uydu kentlerde yaşam oluşmak durumunda kalabilir.
  • Bu da inşaat firmalarının tüm iş modellerini değiştirmeleri anlamına gelecektir. Daha küçük adetlerde ama daha yaygın ve Türkiye çapında inşaatlar yapılmaya başlanması bizim türümüzde zincir zincirlere olan ihtiyaçlarının artmasını yanında getirecektir.
  • Kentsel dönüşüm, müteahhit iştahının azalması sebebi ile eski hızını yitirebilir
  • 2018 yılı en azından seçimlere kadar zayıf geçecek gibi görünüyor. Temmuz, Ağustos, Eylül ayları da satışların zayıf olduğu aylar olmasına rağmen gerek alınan önlemler, gerek seçim sonrası rahatlama dönemi olması, gerekse alım için fiyatların oldukça cazip hale gelmesi dolayısı ile bana göre oldukça hareketli geçecek
  • Satın alma için bu tür konjonktür fırsatları, 10-20 yılda bir oluşuyor, yatırımcıların kaçırmaması gereken bir dönem. Bekleyip sonuçları hep birlikte göreceğiz

 

 

Gayrimenkul Ofislerinin, Danışmanlarının Durumu ;

 

  • Bu dönem; yatırımcıların çekilmesi, siyasal belirsizlikler nedeni ile lüks konut talebinin duraklaması, döviz kurlarının geldiği yerler ve fiyat karmaşaları sebebi gibi yukarıda yazdığımız nedenler yüzünden tam bir durgunluk dönemi oldu
  • Seçim sonrası gelen yaz dönemi ve bayram nedeniyle piyasaların yine sakin geçmesi muhtemel
  • Özellikle seçimlerden sonra kur artışlarının getireceği enerji fiyatları artışı ve amlar piyasaları harekete geçirecektir.
  • Piyasaların eylülde ufaktan başlayıp ekim gibi açılacağını düşünüyorum.
  • Ancak yukarıda anlattığım konjonktürel etkiden dolayı piyasaların uzun bir süre eski hızına gelebileceğini düşünmüyorum
  • Ofisler, maliyetlerini olabildiğince kısmalı, kiralarını düşürtme yoluna gitmeli, daha uygun kiralı yerler aramalı, yer değişikliği dair tüm önlemleri gözden geçirmeliler.
  • ikinci el satılık-kiralık daha uygun fiyatlı konutları da portföylerine ekleyerek az da olsa biraz daha akar sağlamaya çalışmalılar
  • Danışmanlar, moral bozmadan sahaya daha çok inmeli, satıcılar ile daha yakın iletişim kurmalı, portföy/görüşme/arama sayılarını eskisine göre birkaç misline çıkartmalılar

 

Özhan Atalay

Karlılık ve Verimlilik Danışmanı

www.donusumyonetimi.com

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SEKTÖREL HABERLER

Çanakkale Köprüsü 1 yıl erken açılacak

Yayınlanma tarihi

-

Binali Yıldırım,

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, Çanakkale Köprüsü‘nün 2022’de yani planlanan tarihten bir yıl önce açılacağını duyurdu.

Yıldırım, “Köprü yaklaşık 20 milyar lira. Bu köprünün bedeli, dünyada birçok ülkenin yıllık gelirinden daha fazla. Türkiye nereden nereye geldi” diye konuştu.

TBMM Başkanı Yıldırım, 1915 Çanakkale Köprüsü Kule Keson Temellerinin Yüzdürülmesi töreninde yaptığı konuşmada, köprünün Cumhuriyet’in 100. yılına, 2023 yılına planlandığını ancak projenin 18 Mart 2022’de tamamlanacağını belirtti.

“İstanbul’u aziz milletimizin başkenti yapan Fatih’in gemileri karadan bir gecede Haliç’e indirdiği gibi buradan da biz o tarihi köprünün temelini karadan denize alıyor ve hazırlanan yerlere birkaç ay sonra yerleştiriyoruz” diyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böylece, dünyaya, dosta, düşmana mesaj veriyoruz. ‘Öldük bittik’, kıyamet senaryosu yazanlara inat Türkiye, gururla, güvenle nasıl bir kalkınma hamlesi içinde olduğunu herkese gösteriyor. Köprü yaklaşık 20 milyar lira. Bu köprünün bedeli, dünyada birçok ülkenin yıllık gelirinden daha fazla. Türkiye nereden nereye geldi.”

Gelibolu ile Çanakkale’nin Lapseki ilçelerini birleştirecek köprü yaklaşık 4.5 km uzunluğunda olacak.

Devamını oku

Emlak Turizm

Gitar şeklindeki Hard Rock Hotel 2019’da kapılarını açıyor

Yayınlanma tarihi

-

HardRockHotel

Dünyanın ilk gitar şeklindeki binası olacak Hard Rock Hotel & Casino, Doka tarafından sağlanan kalıp sistemleri ile benzersiz şeklini alıyor.

Florida’da yer alan ve 2019’da tamamlanması planlanan kompleksin içinde, 125 metre yüksekliğinde ve sırt sırta konmuş iki gitar gibi görünen otelin yanı sıra 6500 kişilik bir hard-rock konser salonu, TV stüdyosu, yayın merkezi, sağlıklı yaşam alanı, mağazalar ve bir de Casino yer alacak.

Gitar Şeklindeki Otel

Sembolik olarak gitar tasarımına sahip olan yapı, Doka Otomatik Tırmanır Kalıp Sistemi SCP ile en hızlı ve en güvenli şekilde inşa ediliyor.

Hard RockHotel

Dünya’da bir ilk

Florida’daki yeni Hard Rock Hotel, dünyanın her yerindeki müzik tutkunlarının heyecanını artırmaya hazırlanıyor. Tamamlandığında, sırt sırta konmuş iki gitar gibi görünen otel 638 odaya sahip olacak ve otelin yanı sıra büyük kompleksin içinde 6500 kişilik bir hard-rock konser salonu da yer alacak. Gitar şeklindeki mimarı tasarım, Hard Rock Cafe International Inc’in gözdesi ancak Hard Rock Hotel, şirketin gerçek bir müzik aletine benzeyen bina inşa etme yolundaki ilk girişimi. Kulenin merkez çizgisi boyunca yer alan dikey çıtalar gitar teline benzerken, yatay ayırıcılar gitarın perdelerini andırmaktadır.

Mimari tasarımındaki gitar şekli ile dünyada bir ilk olacak zorlu proje için en ideal mühendislik çözümü yine Doka’dan geliyor. Doka Otomatik Tırmanır Kalıp Sistemi SCP ile bina’nın değişik geometrik yapısı zorluk olmaktan çıkıyor.

Tek bir düğmeye basarak tırmandırılan otomatik kalıp sistemi

Doka Otomatik Tırmanır Kalıp Sistemi ve Çalışma Platformu SCP bu tarz projeler için mükemmel bir tercih oluyor. Bu modüler kalıp sistemi yardımıyla, yüksek katlı binalar için her türlü zemin planı hızlı ve esnek bir şekilde oluşturulabiliyor. Yüksek binaların çekirdeği için kullanılan bu modüler kalıp sistemi ile perde kalıbı ve çalışma platformu az sayıda güçlü hidrolik silindir sayesinde bir defada kaldırılarak bir sonraki döküm katına taşınıyor. SCP Otomatik Tırmanır Kalıp Sistemi ile binanın çekirdek kısmı katlardan önde gider ve bu sistem sayesinde döşeme ve perdeler tek seferde dökülebilir. Etrafı muhafaza edilmiş büyük çalışma alanı sayesinde güvenli ve hava koşullarından korunmuş bir çalışma ortamı sağlar. Platform tırmanırken malzeme konteyneri ve beton dağıtıcının da dahil olduğu ağır yükler kaldırabildiği için vinç kapasitesinden tasarruf elde edilir.

Kısaca:

Project:                                   Hard Rock Hotel ve Casino

Yer:                                         Hollywood/Florida, ABD       

Yapı türü:                                Otel ve casino

Yükseklik:                                125 m

Kat sayısı:                                           38

Otel oda sayısı:                                  638                      

Müteahhit:                               Seminole Gaming and Hard Rock International

İnşaat işini yürüten firma:      Suffolk Construction Beton Müteahhidi: Liberty Baker JV

Mimar:                                   Klai Juba Wald

İnşaat Başlangıcı:                   2017

Planlanan tamamlanma:       2019

Kullanılan sistem:                   Otomatik Tırmanır Kalıp ve Çalışma Platformu SCP

                                                    Geniş Yüzeyli Kalıp Sistemi Top 50,

Çerçeveli Panel Kalıbı Framax Xlife, Çerçeveli Panel Kalıbı Frami Xlife

Devamını oku

SEKTÖREL HABERLER

Modd/Group Türkiye’ye Yatırım Çekmeye Devam Ediyor

Yayınlanma tarihi

-

Modd/Group

Bugüne kadar 125’in üzerinde markalı konut projesine hayat veren MODD/group, 2018 yılında ülkemize 200 milyon TL’lik yatırım çekmeyi başardı.

Bünyesinde barındırdığı MODD/works, MODD/startup, MODD/paper şirketleri ile reklam ajansı, ürün tasarımı ve girişimciliğe kadar multidisipliner yapısıyla öne çıkan MODD/group markalı konutun yurt dışına pazarlanmasında öncü ajans oldu.  Bugüne kadar 130’un üzerinde markalı konut projesine hayat veren şirket, 2018 yılında ülkemize 200 milyon TL’lik yatırım çekmeyi başardı. Türkiye’de markalı konutun en çok tercih ettiği reklam ajansı olan şirket, 2018’de 20 binden fazla konutun reklam ve pazarlama çalışmalarını üstlendi.

Konuyla ilgili konuşan MODD/group Kurucu ve CEO’su Cem Has, “Tanıtımını üstlendiğimiz markalı konut projelerinde projenin isim çalışmasından başlayarak tüm süreçlerini kurguluyoruz. Bu süreç 360 derece iletişim çalışmaları, yurt içi ve yurt dışı pazarlama çalışmalarına kadar uzanıyor” dedi.

Has, “Geçtiğimiz yıl ülkemize 200 milyon TL’lik yatırım çekmeyi başardık. Özellikle Körfez ülkelerinden gelen yatırımcılara ciddi satışlar gerçekleştirdik. 2019’da markalı konut alanındaki projelere verdiğimiz reklam ve pazarlama desteğimiz artarak devam edecek” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Temiz enerji yatırımları küresel olarak yüzde 8 düştü!

Yayınlanma tarihi

-

Güneş enerjisi yatırımları düştü!

Araştırma şirketi Bloomberg NEF’in belirttiğine göre, küresel temiz enerji yatırımları 2017 yılına göre %8 oranında düşüş göstererek toplam 332,1 milyar dolar gerçekleşti.

Araştırma şirketi Bloomberg NEF’in (BNEF) belirttiğine göre, küresel temiz enerji yatırımları 2017 yılına göre %8 oranında düşüş göstererek toplam 332,1 milyar dolar gerçekleşti.

Geçtiğimiz yıl dolar yatırımındaki değişim açısından temiz enerji sektörleri arasında keskin zıtlıklar yaşandı. Rüzgâr yatırımları%3 artarak 128,6 milyar $ ‘a yükseldi ve denizüstü (offshore) rüzgar enerjisi en yüksek ikinci yıla sahip oldu. Akıllı sayaç kullanımlarına ve elektrikli araç yatırımlarında da artış görüldü.

Güneş enerjisi sektöründe ise, toplam yatırım %24 düşerek 130,8 milyar dolara geriledi. Bu azalmanın bir kısmı, aşırı biçimde azalan sermaye maliyetlerinden kaynaklandığı ifade ediliyor.

BNEF’in bir megawatt fotovoltaik kapasite yükleme maliyeti konusundaki küresel ölçütüne göre, imalatçıların Dünya pazarındaki birçok PV modülü karşısında satış fiyatlarını düşürmeleri nedeniyle 2018’de % 12 düştü.

BNEF’in araştırmalarına göre finans açısından en büyük güneş enerjisi projeleri Fas ve Hindistan’da gerçekleştirildi. Fas’ta 800 MW’lık NOORm Midelt tesisi için 2.4 milyar dolar, 709 MW’lık Hindistan’daki NLC Tangedco tesisi için ise 500 milyon dolar harcama yapıldı. Hindistan, fotovoltaik tesisler için megavat başına en düşük sermaye maliyetine sahip ülkelerden biri olarak karışımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz yıl yenilenebilir enerji projelerine ve Dünya’daki küçük ölçekli güneş sistemlerine yapılan toplam yatırımın artmasına rağmen, yıllık bazda % 13 düşüşle 256.5 milyar dolara geriledi.

Denizüstü (offshore) rüzgar enerjisi 25.7 milyar dolar yatırım ile % 14’lük bir paya sahip olarak geçtiğimiz yıl yapılan temiz enerji teknolojileri yatırımlarının büyük bir kısmını oluşturdu. Geçen yıl öne çıkan rüzgar enerjisi yatırımları ise Avrupa ve Çin’de gerçekleştirildi. Avrupa’da Kuzey Denizi’nde 900 MW’lık Moray Firth East santrali için 3.3 milyar dolar, Çin’de 13 rüzgar enerjisi santralin inşaat işlemleri için ise yaklaşık 11.4 milyar dolar yatırım yapıldı.

BNEF Rüzgar Analisti Başkanı David Hoster; “Denizüstü rüzgar enerjisi yatırımlarında değişiklikler gözlemleniyor.  İngiltere ve Almanya gibi ülkeler bu sektörde öncü olmaya devam ediyor fakat Çin en büyük Pazar olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan, Tayvan ve ABD Doğru sahili gibi yeni yerler de yatırımcıların ilgisini çekiyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Karadaki (onshore) rüzgar enerjisi ise, geçen yıl küresel olarak% 2 artışla 100,8 milyar dolarlık bir yatırım alanı buldu. En büyük projeler ise Güney Afrika ve ABD’de gerçekleştirildi. Güney Afrika’daki 706 MW’lık Enel Green Power santrali için yaklaşık 1.4 milyar dolar, ABD’deki 600 MW’lık Xcel Rush Creek santrali için ise 1 milyar dolar yatırım yapıldı.

Geçtiğimiz yıl biyokütle ve atıktan enerji santrali yatırımları %18 oranında artış göstererek toplam 6.3 milyar dolarlık yatırım aldı. Yine biyokütle enerjisine dayalı bir sektör olan biyoyakıt endüstrisi ise %47 oranında artış göstererek 3 milyar dolarlık yatırım alanı buldu.

Jeotermal enerjisi %10 yükselerek 1.8 milyar dolar, hidroelektrik enerjisi küçük ölçeklerde %50 artarak 1.7 milyar dolar ve büyük ölçeklerde %16 artarak 180 milyon dolar yatırım aldı.

2018 yılında 100 milyar dolar ile en fazla temiz enerji yatırımı yapan ülke Çin oldu. ABD ise %12 artış göstererek 64.2 milyar dolar yatırımla ikinci sırada yer aldı. Yatırımcılar, ABD’de deki teşviklerden yararlanmak için rüzgar ve güneş enerjilerine yatırım yapmaya özen gösterdiler.

Avrupa temiz enerji yatırımlarında %27 artış göstererek 74.5 milyar dolarlık beş Deniz üstü rüzgar enerjisi projesi ile lider oldu.  2018 yılında temiz enerjiye toplamda 2 milyar dolar yatırım yapılmasına katkı sağlayan diğer yerler ise şöyle oldu:

  • Japonya: 27.2 milyar $, %16 düşüş
  • Hindistan: 11.1 milyar $, %21düşüş
  • Almanya: 10.5 milyar $, %32 düşüş
  • Birleşik Krallık: 10.4 milyar $, %1 yükseliş
  • Avustralya: 9.5 milyar $, %6 yükseliş
  • İspanya: 7.8 milyar $, 7 kat yükseliş
  • Hollanda: 5.6 milyar $, %60 yükseliş
  • İsveç: 5.5 milyar $, %37 yükseliş
  • Fransa: 5.3 milyar $, %7 yükseliş
  • Güney Kore: 5 milyar $, %74 yükseliş
  • Güney Afrika: 4.2 milyar $, 40 kat artış
  • Meksika: 3.8 milyar $, %38 düşüş
  • Vietnam: 3.3 milyar $, 18 kat artış
  • Danimarka: 3.2 milyar $, 5 kat artış
  • Belçika: 2.9 milyar $, 4 kat artış
  • İtalya: 2.8 milyar $, %11
  • Fas: 2.8 milyar $, 13 kat artış
  • Tayvan: 2.4 milyar $, %134 artış
  • Ukrayna: 2.4 milyar $, 15 kat artış
  • Kanada: 2.2 milyar $, %34 düşüş
  • Türkiye: 2.2 milyar $, %5 düşüş
  • Norveç: 2 milyar $, değişim olmadı

Kaynak: PV Magazine

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ