Takip Edin

Dekorasyon ve Mimari

Bahçelerde İtalyan Ruzgarı Estiren Margherita Hamak

Yayınlanma tarihi

-

L’unica, İtalyan tasarımcı Carlo Basso imzalı yeni Margherita hamak ile günün stresi ve yorgunluğuna elveda diyor

Açık havanın ruhunu değiştiren bahçe mobilyası markası L’unica, 2018 yılı ilkbahar-yaz koleksiyonunda yer alan yeni Margherita hamak ile bahçe tutkunlarını günün stresini ve yorgunluğunu atmaya davet ediyor. İtalyan tasarımcı Carlo Basso imzalı Margherita hamak, istenilen yere asılarak göz dolduran şık bahçelerin en sevilen tamamlayıcısı olmaya aday.

 

Bahçeler, balkonlar, teraslar gibi açık hava mekanlarına prestij ve konfor katan L’unica‘nın, 2018 yılı ilkbahar-yaz koleksiyonunun yeni keyif üyesi Margherita hamak, günün stresi ve yorgunluğuna elveda derken göz dolduran bir dekor objesi olarak da bahçelerin en sevilen tamamlayıcısı oluyor. İtalyan tasarımcı Carlo Basso imzalı Margherita hamak, vintage tarzı ve geometrik desenleri ile tarzını konuşturan şık bahçelerin keyif noktası olmaya aday. Açık havada rahatlığın sembolü olan Margherita hamak, istenilen yere asılıp kullanılabiliyor. Uzun yıllar boyu dış mekanların gözdesi olacak Margherita hamak, L’unica’nın Türkiye genelinde yer alan 30 farklı bayisinden ve İstanbul Levent’te bulunan showroom’undan temin edilebiliyor.

 

L’unica Hakkında

Fonksiyonelliğin ve kalitenin ön planda tutulduğu tasarımlarını konfor ve estetikle buluşturan bahçe mobilyası markası L’unica; Oturma Grupları, Yemek Grupları ve Keyif Ürünleri olmak üzere üç ana kategoride ürünler sunuyor. L’unica’da koltuktan masa ve sandalyeye, sehpadan servis arabasına, salıncaktan şezlonga, dresuardan sandığa, gazebodan daybed’e ve çok çeşitli aksesuarlara kadar bahçe dekorasyonu için gerekli her türlü mobilya yer alıyor. Bu ürünler Ahşap (Teak), Metal ve Sentetik Rattan çeşitleri ile farklı zevklere hitap ediyor. L’unica markalı bahçe mobilyalarının yanı sıra ödüllü tasarımlarıyla dikkat çeken Belçikalı Oasiq, İskandinav tasarım özelliklerine sahip Danimarkalı Houe, premium tasarımlarıyla dünyaca ünlü Danimarkalı Cane-Line markalarının ürünlerini de Türkiye’ye getiren L’unica; ayrıca Happy Cocooning markalı şömine masaları ile Morso Living ve Big Green Egg markalı üst düzey bahçe berbekülerini de müdavimleriyle buluşturuyor. Bahçeler, balkonlar, teraslar gibi açık hava mekanlarına prestij ve keyif katan modern çizgileriyle dikkat çeken L’unica’nın 2018 yılı ilkbahar-yaz koleksiyonunda, tasarımı ve kalitesi ile öne çıkan kullanıcı dostu pek çok iddialı ürün yer alıyor.

www.lunica.com.tr

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dekorasyon ve Mimari

Antalya Yöresel Ürünler Pazarı, WAF 2018’de Finalist Oldu!

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul ve Houston (ABD) kentlerindeki ofislerinde yer alan profesyonel kadrolarıyla ulusal ve uluslararası ölçekte nitelikli projelere imza atan PDG Mimarlar ve Antepe tarafından tasarlanan Antalya Yöresel Ürünler Pazarı, World Architecture Festival 2018’de “Ticari Karma Kullanım – Gelecek Projeler” kategorisinde başvuran birçok projeyi geride bırakarak finalist oldu.

Projelerini sahip olduğu tüm potansiyelleri sorgulayarak yenilikçi bir bakış açısıyla ele alan Mimar Cengiz Gültek ve Mimar Murat Şahin liderliğindeki PDG Mimarlar ve Antepe tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi için tasarlanan Antalya Yöresel Ürünler Pazarı, mimarlık dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen World Architecture Festival’da finale kalma başarısını gösterdi. Antalya Yöresel Ürünler Pazarı, 28 – 30 Kasım 2018 tarihleri arasında Amsterdam’da gerçekleşecek festivalde “Ticari Karma Kullanım – Gelecek Projeler” kategorisinde jüri karşısında yarışacak.

Antalya’da 3.200 m²’lik bir alana yerleşen, organik ürün üreticilerinin desteklenmesi ve ürünlerinin ilk elden halka ulaştırılması açılarından Türkiye için ilk olacak bir örnek teşkil eden pazar tasarımı, tıpkı bölgenin sıradağlarla çevrelenmiş doğal yapısını anımsatan organik formlu yekpare çatı örtüsü ile dikkat çekiyor. Organik formu ve her köşesinden erişime izin veren yapısıyla Antalya Yöresel Ürünler Pazarı, iç mekanda birbirine açılan sokaklar ve büyük ortak meydanlarla kurgulanmış. Klasik pazar anlayışının ötesinde tüm kullanımı tek çatı altında toplayan proje, çatı örtüsüyle yarattığı korunaklı alanda her mevsim sağlıklı bir kullanıma olanak veren bir kurguda tasarlanmış.

Projede organik gıda ürünlerinin yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerine ait yöresel tekstil ürünlerinin de satışlarına yer verileceğini belirten PDG Mimarlar, bu pazarda 5-20 m² arasında değişen boyutlarıyla 76 adet dükkân bulunacağını iletiyor. Her dükkâna özel depo, özel ürünler için soğuk hava depoları gibi birimler tasarlanırken ziyaretçiler için ortak meydanlarda yeme-içme alanları ve yönetim birimleri konumlandırılmış.

PDG Mimarlar Hakkında:

Mimar Cengiz Gültek ve Mimar Murat Şahin tarafından 2015 yılında kurulan PDG Mimarlar, İstanbul ve Houston (ABD) ‘deki ofislerinde yer alan profesyonel ve dinamik kadrolarıyla ulusal ve uluslararası ölçekte, nitelikli projelere imza atmaktadır.

Kentsel tasarım, karma kullanım, konut, ticaret, eğitim, ofis, konaklama konularında geniş bir yelpazede proje üreten PDG Mimarlar, projelerini; potansiyeli ortaya çıkaran, tasarım ve kuram ilişkisini göz önünde tutan,  yenilikçi bir bakış açısının öncülüğünde tasarımlamaktalar.

PDG Mimarlar, mesleki değerlere saygılı, doğal çevrenin tasarımla ilişkisini gözeten,  kullanıcının önceliklerini göz önünde bulunduran, tasarım sürecinde de diyaloga önem vererek, ürünü ortaya çıkaran projeleri, hayata geçiriyor.

Devamını oku

Dekorasyon ve Mimari

Studio Vertebra İmzasıyla Geleneksel ile Modern Mimarinin Buluşması

Yayınlanma tarihi

-

Studio Vertebra tarafından tasarlanan Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi, Diyarbakır’ın yeni yapılaşma bölgesinde kent mimarisinin geleneksel referanslarından beslendiği tasarımıyla şehrin mimarisine yeni bir soluk getiriyor.

Kuruluşundan bu yana mimari, iç mimari ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte ‘çok disiplinli’ çalışmalar yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım ofisi Studio Vertebra’nın Diyarbakır’da tasarladığı, kentin batıya doğru gelişen yeni yapılaşma bölgesinde konumlanan Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi, kent mimarisinin geleneksel referanslarından beslenerek tasarımdaki farkını ortaya koyuyor.

Kütüphane Tasarımında Avlu Etkisi

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi’nin tasarımında sur içi bölgesinin sokak-avlu ilişkisi ve dam kullanımından türeyen kademeli yapısından esinlenildi. Tasarım, yapının ortasındaki avlunun etrafında konumlanan halk kütüphanesi ve çocuk kütüphanesi olmak üzere iki ana programdan oluşturuldu. Tasarımdaki avlu, bu iki yapı için ortak bir etkinlik alanı olarak kullanıldığı gibi iki ana girişi birbirine bağlayan bir aks görevi de görüyor. Aynı zamanda bu avlu, kentin geleneksel referanslarından beslenerek çeşme ve ağaç merkezli bir orta bahçe şeklinde tasarlandı.

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi tasarımının parsel sınırına çekilmesiyle, bahçe duvarı ve bina arasında boşluklar oluşmuş ve bu boşluklar kütüphanenin amacına uyarak çocuk oyun alanları olarak değerlendirilmiştir. Bu çekilme halk kütüphanesinde dış mekandaki ses ve gürültüyü izole eden sakin bahçelerle rekreasyon meydanına ve kütüphane için de çalışma alanına dönüştü.

Sokak-avlu ilişkisi ve dam kullanımından türeyen kademeli yapının uygulandığı projede, zemin üstü katlarda kütlesel farklılaşmalar avlu ve bahçelerde gölgelik alanlar oluştururken ikinci katta teras alanı olarak kullanıldı.

Yapı kabuğunda kullanılan iki ana materyal kütlesel etkiyi vurguluyor; özellikle dış çeperde tercih edilen korten çelik malzeme, dokusu ve oluşturduğu hissiyat nedeniyle” sur içi “bölgesine gönderme yaparken aynı zamanda yapıyı çepeçevre saran ve bazı yerlerde görsel ilişkiyi kesmemek için saydamlaşan “akıllı bir zar” olarak tasarlandı. Korten çelik malzeme, oluşturduğu gölgelik alanlar sayesinde yapıda konforlu açık mekânlara da imkân veriyor.

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi, yaklaşım senaryosuna göre kabuktan merkeze doğru bir çekim oluşturacak şekilde ana girişleri oluşturmuştur. Kabuk, dışarıdan bakıldığında arkasında kalan kademeli yapı için saydam bir baza gibi davranırken iki ana hacmi, avluyu ve iç bahçeleri bir arada tutan bütünleştirici bir örtü gibi davranıyor.

Yapıda kullanılan bir diğer malzeme ise, Diyarbakır geleneksel mimarisinde sıklıkla kullanılan doğal taş; kullanımının yaygın olması ve kaynağa yakınlığı gibi nedenlerden dolayı tasarımın ana materyallerinden birisi olarak ele alınıyor. Buna bağlı olarak ana kütlelerde ağırlıklı olarak doğal taş tercih edilirken cepheyi saran kabukta korten malzeme tercih edilmiştir.

Studio Vertebra Hakkında:

Studio Vertebra 2009 yılında dört ortağın birlikte kurduğu bir mimari tasarım ofisidir. Mimari, iç mimari ve eski eser proje hizmetleri alanlarında “çok disiplinli” çalışmalar yapmaktadır.

Projelerinde; kentsel, mimari ve iç mimari faktörler bir arada gözetilerek “bütünsel” bir yaklaşım benimsemektedir. Tasarım süreci bireysel kanaatlerden uzaktır, ekipteki tüm tasarımcılar sürecin gelişmesine katkı sağlar. İşveren talepleri, tasarımda önemli bir faktör olarak değerlendirilir ve işveren de ekibin bir parçası olarak görülür. Söz konusu “çok girdili” yaklaşım, “tümel” proje anlayışının uzantısıdır.  

Çalışma ölçekleri, yüksek metrajlı kentsel düzenlemelerden başlayıp farklı tip ve ölçeklere sahip tüm mimari yapılardır. İç mimari projeler, mimari tipolojilerle eş sesli olmakla beraber, mekanın niteliklerine göre butik ve noktasal ölçeklerde de formüle edilmektedir.  

Studio Vertebra, kentsel planla doğru ilişki kurabilen iyi çözümlenmiş iç hacimler oluşturur. İnsan mekan oranını baz alarak sürdürülebilirliği de sağlayan ve küresel mimari değerleri barındıran projeler yapmayı esas kabul eder. Bütün çalışmalarını “tümel” yaklaşım merkezinde oluşturur.

Devamını oku

Dekorasyon ve Mimari

Yatak Odası Aydınlatması Nasıl Olmalı?

Yayınlanma tarihi

-

Yatak odaları dekore edilirken yatak ve mobilya seçimi ön plana çıkar ve genellikle aydınlatmanın önemi unutulur. Oysa; yatak odası da dahil olmak üzere evin her alanında aydınlatma büyük bir önem taşır.

“Başucunuza bir küçük aydınlatma, tepeye de bir avize koymak ve işiniz bitti sanmak hatalı olacaktır.” diyen Bursa çıkışlı Mimarlık Ofisi f2ms Grup Mimarlarından Mimar Erdağ Demircan yatak odası aydınlatmaları ile ilgili şu bilgileri verdi:

Eğer odanız aşırı derecede küçük değilse birden fazla aydınlatma elemanı kullanmanızda fayda var. Tavan dışında başucu lambası, aplikler, okuma lambaları, dolap lambası gibi birçok aydınlatma odanızda sizi rahat ettirir.

Eğer yer kazanmak istiyorsanız başucu lambaları yerine yatağın her iki tarafında da aplik kullanmayı düşünebilirsiniz.

Yatak odanızda bir koltuk varsa, koltuğun yanına bir lambader koyarak orayı dinlenme, okuma alanına dönüştürebilirsiniz.

Yatak odası dinlenmek içindir. Aydınlatma elemanlarını seçerken bunu göz önünde bulundurun. Sizi dinlendirecek, rahatlatacak şeyler seçmeye çalışın.

Tavan için seçeceğiniz aydınlatmada odanın renklerini, mobilyaları da göz önünde bulundurun. Kısılıp yükseltilebilen bir anahtar ile rahatlıkla dilediğiniz oda ışığını yakalayabilirsiniz. Kristal bir avize tavan aydınlatması için uygun olabilir. Nevresim takımlarını sade tutarak, odağın tavanda olmasını sağlayabilirsiniz.

Perdelerin de aydınlatmadaki önemini unutmayın. Tam karanlıkta uyumayı ve uyanmayı tercih ediyorsanız yatak odanız için kalın perdeler ya da blackout stor tercih edebilirsiniz

Başucu lambalarında dikkat edeceğiniz nokta; yatakta okurken amacına hizmet edip etmedikleridir. Beyaz ışıktan kaçınmanız, ayrıca lambanın boyuna dikkat etmeniz gerekir. Bir diğer nokta da açma kapama anahtarının kolayca ulaşılabilir olmasıdır.

Odanızda eğer bir çalışma masanız varsa bu masa için de bir lamba almanız doğru olacaktır. Çalıştığınız alanı doğru bir şekilde aydınlatması için birkaç deneme yapabilirsiniz.

Mum da güzel bir aydınlatmadır. Yatak odanızda dinlenmeye çekildiğinizde birkaç kokulu mum sizi rahatlatacaktır. İyi kalitede mumlar seçerseniz is, akma gibi dertleriniz olmayacaktır.

Yatak odanızda bir makyaj masası var ise; aynanın kenarında kullanacağınız endirekt ampullerle makyaj için iyi ve gözünüzü almayacak bir ışık sağlamış olursunuz

Yatak bazanızın altına yerleştirilecek ledlerle odanızda farklı bir ambiyans yakalayabilirsiniz

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ