Takip Edin

EMLAK REHBERİ

Başakşehir Satılık Daire Fiyatları

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul İli Başakşehir ilçesi son yılların en çok isminden söz ettiren ilçelerin başında geliyor bu nedenle bu bölgedeki konut yatırımları son derece hızlı yükseliyor İstanbul ilinin kuzey bölgesinde yer alan ilçe yeni şehirleşmeye on yıl önce başlamıştı.

 

İstanbul Büyükşehir belediyesi yatırımların bir çoğunu bu ilçeye yaptığı için kişi başına gelir bu bölgede daha yüksek, sosyal ve ekonomik bakımında bir çok konut üreticisi ,toki,kiptaş gibi devlete bağlı kurumların en çok bu bölgede yatırımlarını görürsünüz .

 

Ev fiyatları Başakşehir ilçesinde son derece hızlı yükseliş gösteriyor bunun başlıca sebebi 3. Havalimanı bu bölgenin yanı başına yapılması şehir hastanesi, ulaşım , spor kompleksleri her şey bu bölge için adete biçilmiş kaftan gibi her şey bu bölgeye olunca ister istemez ev fiyatlarını da yükseliyor.

 

Ortalama 2+1 dairelerin site ve bölgeye göre değişen fiyatları 350 bin tl başlıyor 550 bin tl kadar yükselen 95 m2  2+1 daireler vardır .

 

3+1 dairler ise yine sitesi bölgesi yapı durumu cephesi ,şerefiye dediğimiz farkları ön planda tutar isek 600 bin tl başlangıç gösteriyor 1 Milyon Tl kadar değişen fiyatları görmekteyiz

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EMLAK REHBERİ

Konut Sitelerinde aidat bedeli yolsuzluğu artıyor

Yayınlanma tarihi

-

Sitelerde toplanan aidat bedellerinin nereye gittiğini sorguluyoruz bir çok site sakini bu bir yolsuzluk diyor başka çare üretemiyor.

Sitelerde toplanan aidatlarda yapılan usulsüzlükler, son yıllarda on binlerce kez dava konusu olsa da kanundaki boşluklar nedeniyle hiçbir sonuç alınamıyor. Kayaer Hukuk Bürosu Yetkilisi Avukat Bilal Kayaer, Kat Mülkiyet Kanunu’nun çok eski tarihli olduğunun altını çizerek, sitelerde toplanan milyarlarca liralık paranın denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Şehirlerde yapılan yapılar site halinde olunca yaşamın ve yaşama alanlarının şekli değişiyor. Özellikle İstanbul ,İzmir, Ankara ,Adana, Antalya, Bursa gibi büyükşehirlerde yeni yapılan konutların büyük bölümü yüksek katlı ve çok haneli yapılardan oluşuyor.

Bu yapıların bazılarında ısınma, otopark, temizlik, güvenlik gibi hizmetlerin yanı sıra spor salonu, havuz, hamam, sauna gibi ayrıcalıklar da kat maliklerine imkan olarak sunuluyor. Tabi bu hizmetlerin bir karşılığı var, oda aidat bunun ölçüsü nedir ne kadar olmalı ?

Sitelerde toplanan aidat miktarları kat maliklerinin oluşturduğu genel kurullar tarafından, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre belirleniyor. Ancak sorun tam olarak bu noktada başlıyor. Avukat Bilal Kayaer kat mülkiyet kanununda binaların en fazla 6-7 katlı, ve 15-20 daireli yapılara uygun olduğunu birkaç düzenleme yapılmış olsa da hala günümüz yapılarına uygun halde olmadığını dile getirdi.

Gerçek Dışı Faturalar Alınıyor!

Büyükşehirlerde yeni yapılan sitelerin çoğu 300-400 haneli şehirlere dönüştüğünü ifade eden Bilal Kayaer, bu yapılarda toplanan aidat bedelleri toplamının inanılmaz rakamlara, milyarlarca liraya ulaştığını belirtiyor. “Sitelerdeki sosyal alanlar büyüdükçe giderleri de artıyor gibi düşünülebilir ama yapılan incelemeler durumun öyle olmadığını gösteriyor. Kanundaki boşluklar nedeniyle birçok site yönetimi bunu kötüye kullanıyor. 1 lira harcanan yerden 50 liralık fatura alınıyor. Aradaki 49 liranın nereye gittiği belirlenemiyor. Kat malikleri bir açık bulup yönetimi şikayet etse de kanundaki boşluklar nedeniyle yönetime ceza verilemiyor.” diyen Avukat Bilal Kayaer, Türkiye’de neredeyse hiç kimsenin verdiği aidat rakamından dolayı karşılığını alamadığını bunun için ise hiç kimse mutlu olmadığının da altını çizdi.

Devamını oku

EMLAK REHBERİ

Ailenin Yaşadığı Konutun Satışına İptal Kararı

Yayınlanma tarihi

-

Ailenin yaşadığı konutun satışında eş rızası aranması konusu İstanbul’da ilgili bir olaya emsal oldu. Yargıtay, ailenin yaşadığı konutu devrini iptal etti.

İhlas Haber Ajansı’nın haberine göre; İstanbul‘un Avrupa Yakası’nda borcunu ödeyemeyen bir vatandaş, ailesiyle ikamet ettiği apartman dairesini alacaklısının üzerine devretti. Devre rıza göstermediğini belirten borçlunun karısı ise İstanbul 12. Aile Mahkemesi’nde tapu iptali davası açtı. Mahkemede ifade veren davacı kadın, taşınmazın aile konutu olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep etti.

Mahkemede savunma yapan davalı alacaklı ise, dava konusu taşınmazın tapu kaydında aile konutu olduğuna dair bir şerhin bulunmadığını ve iyi niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini talep etti. Mahkeme davayı reddetti. Davacı kadın kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi.

Emsal bir karara imza atan daire, eşin rızası olmadan aile konutunun satılamayacağına hükmetti. Kararda, “Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu sebeple söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin ‘açık’ olması gerekir.

Somut olayda taşınmaz aile konutu olup, davalı eş dava konusu aile konutunu davalıya devretmiş .Bu işlem sırasında davalı eş tarafından davacı eşin açık rızası alınmamıştır. Açıklanan kurallar çerçevesinde eşin ‘Açık rızası’ alınmadan yapılan işlemin Hukuk Genel Kurulu’nca da açıkça ifade edildiği üzere ‘Geçerli olduğunu’ kabul etmek imkansızdır.

Eş söyleyişle eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçersiz olduğunu kabul etmek zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece Hukuk Genel Kurulunca benimsenen yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme hükmünün oy birliği ile bozulmasına karar verilmiştir” denildi.

Devamını oku

EMLAK REHBERİ

Tapu harçları geri ödeniyor

Yayınlanma tarihi

-

Kentsel dönüşümden daire ya da dükkan satın alanların ödediği tapu harçlarını geri alabileceği ortaya çıktı.

Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan binalardan daire ya da dükkan alan vatandaşlar ödedikleri tapu harçlarını geri alabilecek. Para iadesi için ev sahiplerinin yapacağı ilk iş ise vergi daireleri ya da Gelir İdaresi Başkanlığına gayrimenkulleriyle ilgili temin edecekleri 5 belge ile başvurmaları olacak.

Kentsel dönüşüm kapsamında 2014 yılından sonra yapılan taşınmazlarda daire satın alanların tapu harcı ödemeleri geri alınabiliyor. Müteahhitler de aynı şekilde ilk satışlar için yatırdıkları tapu harcını geri alabiliyor. Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun veya kamuoyunun bildiği adıyla Kentsel Dönüşüm Yasası’nın hem vatandaşlara hem de müteahhitlere önemli haklar ve muafiyetler sağladığını kaydetti.

Kiraz, bu kapsamda 25 Temmuz 2014 tarihinden sonra gayrimenkul alan ve satanların, ilk satışlarda geçerli olmak üzere, ödedikleri tapu harcı ücretlerini geri alabileceklerini söyledi. Tapu harçları, dairenin satış bedeli üzerinden alınıyor. Buna göre harç bedelleri Mayıs 2018’de, 31 Ekim 2018’e kadar yüzde 4’ten yüzde 3’e indirilmişti. Kanuna göre vatandaşlar hangi dönemde ne kadar ödeme yaptılarsa onu geri alabilecekler. harç muafiyeti hem inşaat yapılmadan önceki yapıları hem de inşaat yapıldıktan sonraki yapılardaki ilk satışları kapsıyor.

NASIL BİR YOL İZLENECEK?

Ali Güvenç Kiraz, tapu harçlarını geri almak isteyenlerin vatandaşların izleyecekleri yolu şu maddelerle anlattı:

1) Alım satım işlemi yapıldıktan sonra 30 günlük süre içerisinde ilgili vergi dairesine dilekçe ile başvurup ödeme dekontu, tapu fotokopisi, riskli yapı muafiyet yazısı, riskli yapı belgesi ve sözleşme (Arsa payı karşılığı veya diğer modellerle yapılmışsa o sözleşme) ekleyerek düzeltme talebinde bulunulmalı.

Alım satım yapıldıktan sonra 30 günlük süre geçtikten sonra başvuru yapılacaksa eğer Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet yoluyla başvurulmalı. Bu 30 günlük süre içerisinde başvuru Vergi Mahkemesi red eder veya 30 günlük süre geçtikten sonra yapılan Gelir İdaresi başvurusu red edilirse red tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde Vergi Mahkemesine dava açılması gerekiyor.

2) Vergi Dairesi veya Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan başvuru red edildikten sonra 30 günlük süre içerisinde Vergi Mahkemesine dava açılacaktır. Dava dilekçesine ek olarak;
a) Vergi Tahsil Alındısı

b) Tapu Senedi Fotokopisi

c) Riskli Yapı Belgesi

d) Riskli Yapı Muafiyet Belgesi

e) Sözleşme Örneği (Arsa Payı Karşılığı veya başka modellerle yapılmışsa o sözleşme)

Hazırlanacak ve ilgili Vergi Mahkemesine açılacak davada sunulacak. Açılacak olan tüm davalarda geçmişte açılmış ve karara bağlanmış karar örneklerini yani emsalleri sunmak mahkemenin kanaati için önemli.

Tüm tüketiciler ve müteahhitlerin bu imkandan faydalanabilmek için satış yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde bu davayı açmaları gerekiyor.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ