Takip Edin

Emlak Rehberi

Gayrimenkul Değerleme Sistemi geliştirilecek

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığının 2019’a yönelik yıllık programında, kamulaştırma, toplulaştırma ve imar uygulamalarının etkililiğini artırmak ve piyasanın daha sağlıklı işlemesini sağlamak üzere objektif ölçütlere dayalı bir Gayrimenkul Değerleme Sistemi’nin geliştirileceğine yer verildi.

Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan “2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”na göre, mekansal planlama sistemi, merkezin düzenleyici ve denetleyici rol üstleneceği, planlama ve uygulamanın ise yerinde gerçekleştirileceği, ortak karar alma süreçlerini güçlendiren bir yapıya dönüştürülecek.



İmar planı izleme, değerlendirme ve denetim sisteminin kurulmasına yönelik çalışmalar sürdürülecek ve imar planlarının yapım, uygulama ve değişiklik süreçlerinin mevzuatta yer alan kriterlere göre denetlenmesine ilişkin mekanizmalar etkili hale getirilecek. İzleme ve denetim için model alternatifleri geliştirilecek.

İmar uygulamalarının yaygınlaştırılması ve bölgelerin koşullarına göre çeşitlendirilmesi amacıyla alternatif yöntemler geliştirilecek ve tecrübe paylaşımı sağlanacak.

Bu kapsamda, imar uygulamalarının yaygınlaştırılması desteklenecek, imar hakkı transferi, trampa ve değer esaslı imar uygulamaları gibi alternatif yöntemler için yaygınlaştırma çalışmaları yapılacak ve eğitimler düzenlenecek.

Mimari ve şehircilik bakımından özgün değerlere sahip yörelere ilişkin planlama ve mimari yapılaşma kurallarının yazılması desteklenecek.

Gayrimenkul değerleme sistemi geliştirilecek. Gayrimenkul Değerleme Sistemi için gerekli yasal, kurumsal ve teknik altyapıya dair düzenleme ve iyileştirme önerileri geliştirilecek. Toplu değerleme sistemine yönelik veri ve değerleme standartları oluşturulacak.

Coğrafi bilgi sistemlerinin ulusal düzeydeki işlerliğini sağlamak üzere gerekli stratejiler belirlenecek ve bu doğrultuda eylem planı hazırlanacak. Bu alandaki proje ve faaliyetlerin uyumlaştırılması ve kaynak kullanımında etkinliğin sağlanmasına yönelik strateji ve eylemler ortaya konulacak.

591 BİN 827 BAĞIMSIZ BİRİM, RİSKLİ YAPI OLARAK TESPİT EDİLDİ

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, Ekim 2018 itibarıyla toplam 4 milyonu aşkın kişinin yaşadığı 28 bin 122 hektar alanda 230 adet riskli alan, 140 kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ve 9 adet yenileme alanı ilan edildi. Ayrıca 29 ilde toplamda 43 bin 635 hektarlık 160 adet rezerv yapı alanı belirlendi.

Riskli yapıları tespit etmek üzere 57 üniversite, 15 kamu ortaklı şirket, 1 kamu kurumu, 4 sivil toplum kuruluşu, 607 tüzel kişi, 315 yapı denetim kuruluşu ve 52 yapı laboratuvarı ve 1 meslek odası olmak üzere toplam 1052 kurum ve kuruluş lisanslandırıldı. Bu kurum ve kuruluşlarca 516 bin 853 konut ve 74 bin 974 iş yerini barındıran toplam 591 bin 827 bağımsız birim riskli yapı olarak tespit edildi.

DÖNÜŞÜME 6 YILDA 8,1 MİLYAR LİRA HARCANDI

Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’nın ihdas edildiği 2012’den itibaren, başta kurumsal ve bireysel kira yardımı, faiz desteği, kamulaştırma ve dönüşüm uygulamaları olmak üzere yaklaşık 8,1 milyar lira harcama yapıldı. 2017 yılında yaklaşık 817 bin olarak tahmin edilen konut ihtiyacına karşılık ise yapı kullanma izni alan konut sayısı 823 bin olarak gerçekleşti.

Bu yılın haziran ayı itibarıyla yaklaşık 397 bin konut için yapı kullanma izni alındı. Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) 2003’ten itibaren inşaatına başlanan 831 bin 334 konutun 641 bin 423’ü, 2018 Eylül ayı sonu itibarıyla sosyal ve teknik donatılarıyla birlikte tamamlandı.

Kentsel dönüşümde öncelikle afet riski taşıyan alanların sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlar dikkate alınarak yenilenmesi, daha dirençli hale getirilmesi ve kentsel ekonominin yaşam kalitesiyle birlikte güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda riskli alanlara yönelik kentsel dönüşüm uygulamaları için ulusal ve yerel düzeyde önceliklendirme yapılacak ve stratejiler geliştirilecek.

Kentsel dönüşümde, niteliği ve süreçleri iyi tanımlanmış, sosyo-ekonomik boyutları güçlendirilmiş ve katılımcı bir yaklaşıma dayanan bütüncül bir uygulama modeli yapılacak. Bu modelin mevzuat altyapısı oluşturulacak ve merkezi ve yerel idarelerin teknik, mali ve idari kapasiteleri bu doğrultuda güçlendirilecektir. Ayrıca, bu modeli destekleyecek, yerel ve merkezi uygulamaları yönlendirecek planlama kriterleri belirlenecek.

Konut piyasasında arz-talep dengesinin kurulabilmesi için kapsamlı, güvenilir, düzenli veri altyapısı oluşturulacak ayrıca kentsel dönüşüm projelerinin sosyal boyutunun güçlendirilmesine yönelik analiz çalışmaları yapılacak.

Kentsel dönüşüm projelerinin vatandaşın beklenti ve ihtiyaçlarını, sosyal ve kültürel değerlerini ve katılımını gözetmesi teşvik edilecek. Bu kapsamda, sosyal analiz yöntemleri geliştirilerek saha uygulamalarına geçilecek ve sonuçlar değerlendirilecek.

Kentsel dönüşüm uygulamalarıyla tarihi ve geleneksel kent merkezlerinin canlandırılması faaliyetleri kapsamında yerel yönetimlere teknik ve finansal destek sağlanacak.

Kentsel dönüşüm faaliyetlerinin il bazında hazırlanacak sosyal boyut ve altyapıya etkilerinin de dikkate alındığı strateji belgeleri doğrultusunda hazırlanmasına yönelik çalışmalar yaygınlaştırılacak.

DEZAVANTAJLI GRUPLARIN BARINMA İHTİYACI İÇİN RAPORU HAZIRLANACAK

Yerel düzeyde de önceliklendirme kriterleri geliştirilecek ve yerel  yönetimler için kentsel dönüşüm strateji belgesi hazırlama rehberi oluşturulacak.

Kentsel dönüşüm uygulamalarında planlama ilkeleri ve kriterlerinin  yaygın kullanımı sağlanacak.

Sağlıklı, engelsiz, güvenli, çevre ve çocuk dostu konut ve konut  alanlarının geliştirilmesi için mevcut standartlar gözden geçirilerek  yenilenecek; yasal, idari ve finansal mekanizmalar bu yönde güçlendirilecek.

Konut projelerinde dar gelirliler, engelliler, yaşlılar, kadınlar,  öğrenciler gibi dezavantajlı grupların barınma ihtiyacının karşılanmasına yönelik  bir araştırma raporu da hazırlanacak.

“SIFIR ATIK PROJESİ” UYGULAMALARI YAYGINLAŞTIRILACAK

Kentsel alt yapı çalışmaları kapsamında İLBANK’ın yürüttüğü Su ve  Kanalizasyon Programından (SUKAP) faydalanan proje sayısı Eylül 2018 itibarıyla  1289’e ulaştı. 2011-2018 döneminde merkezi yönetim bütçesinden  yaklaşık 3,4 milyar lira hibe ve uygun şartlarla 5,3 milyar lira kredi de İLBANK  aracılığıyla belediyelere proje karşılığı tahsis edildi.

İçme suyu ve kanalizasyon yatırım taleplerinin sağlıklı bir şekilde  yönetilebilmesi için ilgili kurumlara yönelik finansman modelleri geliştirilecek.

Öte yandan, atık su arıtma tesisi yönetim modeli geliştirilecek.  Böylece mevcut evsel atık su arıtma tesisleri incelenerek Türkiye genelinde  uygulanacak evsel atık su arıtma tesislerinin finansmanı, işletilmesi ve  denetimine yönelik model ortaya konulacak.

Katı atık yönetiminde ise mahalli idare birliklerinin etkin  çalışmasına yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacaktır.

“Sıfır Atık Projesi” uygulamaları kamu kurumlarında  yaygınlaştırılacak.

PERSONELİN NİTELİĞİNİ ARTIRMAYA YÖNELİK EĞİTİMLER VERİLECEK

Mahalli idarelerin daha etkin, hızlı ve nitelikli hizmet sunabilen,  katılımcı, şeffaf, çevreye duyarlı, dezavantajlı kesimlerin ihtiyaçlarını gözeten  ve mali sürdürülebilirliği sağlamış bir yapıya kavuşturulmaları ve vatandaşlara  yeterli hizmet sunmaları temel amacını oluşturuyor.

Bu kapsamda küçük ölçekli belediyelerin sosyal donatı projeleri için  finansman modeli geliştirilecek. Mali gücü yetersiz ve borçlanma kapasitesi  olmayan küçük ölçekli ve mali durumu yetersiz belediyelerde sosyal donatı ihtiyaç  analizi çalışması yapılacak.

Mahalli idarelerde çalışan personelin niteliğini artırmaya yönelik  eğitimler verilecek.

Büyükşehir belediyelerinin hizmet sunum yöntemleri yeni bir model  çerçevesinde değerlendirilerek gerekli idari, kurumsal ve mevzuat düzenleme  çalışmaları sürdürülecek.

Mahalli idarelerin asgari hizmet standartlarının tespitine yönelik  teknik standart belirlenerek mevzuat düzenlemesi yapılacak.

Çevre mevzuatının eksiklikleri giderilecek, etkin uygulanması için  ölçüm, izleme, denetim, kontrol ve raporlama altyapısı etkinleştirilecek.

Ayrıca, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum için ulusal uygulamalar  güçlendirilecek.

Kaynak : Milliyet

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emlak Rehberi

Maketten satışta cayma hakkı kaç gün?

Yayınlanma tarihi

-

maketten-satis-vaz-gecme-suresi

Tüketiciler, için “maketten satış” olarak da bilinen ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde, sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde cayma hakkından, 24 ay içinde sözleşmeden dönme hakkından yararlanabiliyor.

Ön ödemeli konut satışlarında, tüketici kredisi sözleşmelerinde ve finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerde belirli süre içinde sözleşmeden cayma hakkı kullanılabiliyor.

Tüketici, halk arasında “maketten satış” olarak da bilinen ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde, sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde cayma hakkından, 24 ay içinde sözleşmeden dönme hakkından yararlanabiliyor.

Vatandaşlar hakkını nasıl arayabilir? 

Tüketicinin korunması alanında en yetkili kurum olan Ticaret Bakanlığı, bünyesindeki Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü aracılığıyla tüketici hakem heyetlerinin koordinasyonundan sorumlu olmanın yanı sıra piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri, Reklam Kurulu dahil olmak üzere çeşitli enstrümanlarla da tüketicilere hizmet veriyor.

Tüketicilerin, bir sözleşmeye imza atarken, sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükleri dikkatle incelemesi önem taşıyor. Maketten ev alınması gibi yüksek meblağlı sözleşmelerde işlemin noterlikler aracılığıyla veya tapuda yapılması konusunda dikkat edilmesi gerekiyor.

İnternet üzerinden alışveriş yapılıyorsa internet sitesinde satıcının ticari unvanı, adresi, sabit numarası, MERSİS ve ETBİS kaydı gibi bilgilerin olup olmadığının kontrol edilmesi, gerçekçi olmayan fiyatlara ve indirimlere itibar edilmemesi önem taşıyor.

Sosyal medyada tanıtım ve ilanlar aracılığıyla ulaşılan sitelerin taklit olması ihtimaline karşı satıcının kendi sitesinden ürün alımını tercih etmesi, muhtemel olumsuzlukları önleme bakımından tavsiye ediliyor.

Yerli malı ürünlerin etiketlerinde bulunan “Yerli Üretim” logosuna dikkat edilmesi gerekiyor.

Tüketici hakem heyetlerine başvurular ücretsiz 

Tüketicinin mağdur olduğu durumlarda ise illerde “ticaret il müdürlüğü”, ilçelerde “kaymakamlık” bünyesinde oluşturulan “tüketici hakem heyetleri” ve “tüketici mahkemeleri” devreye giriyor.

Firmaların uygulamaları nedeniyle mağdur olan tüketiciler, kayıplarının tazmin edilmesi amacıyla değeri 8 bin 480 liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine, 8 bin 480 lira ve üzerinde olan uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesine başvurabiliyor.

Ülke genelinde 211 tüketici hakem heyeti karar mercisi olarak faaliyet gösteriyor. Tüketici, hakem heyetine, satın alma işlemini yaptığı ya da ikametgahının bulunduğu yerdeki kaymakamlığa dilekçeyle başvurabildiği gibi e-devlet üzerinden ücretsiz olarak başvuru yapabiliyor. Söz konusu başvurular en geç 6 ay içinde karara bağlanıyor.

Aldatıcı reklamlar cezasız kalmıyor

Öte yandan, Ticaret Bakanlığı bünyesinde geçen yıl yaklaşık 520 bin başvuruya cevap veren “Alo 175 Tüketici Danışma Hattı” devrede bulunuyor.

Reklam Kurulunca, tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe, bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, kamu sağlığını bozucu, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılması gibi tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar cezai işleme tabi tutuluyor.

Tüketiciler, firmaların aldatıcı, yanıltıcı reklam ve tanıtımları hakkında e-devlet üzerinden “https://ereklam.gtb.gov.tr/Sikayet/Index” adresinden kolaylıkla Reklam Kuruluna başvuru yapabiliyor.

Reklam Kurulu tüketicilerin başvuruları sonrasında firmalardan savunma talep ediyor ve gelen cevapları değerlendirerek firmanın yaptığı reklam veya tanıtım hakkında, yayınlanan mecraya göre farklı miktarlarda para cezası, durdurma cezası, düzeltme veya 3 aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulayabiliyor.

Devamını oku

Emlak Sektörü

Konut satın alacaklara tavsiyeler

Yayınlanma tarihi

-

Konut satın alacaklara tavsiyeler

Konut yatırımı hala en çok kazandıran yatırım araçlarının başında geliyor.

Konut satın alırken lokasyon, bina özellikleri gibi faktörlerin taşıdığı öneme dikkat çeken Hürriyet Emlak Satış Direktörü Çağrı Bozay, konut satın alırken dikkat edilmesi gerekenler, 2018’in en çok kazandıran illeri ve alıcısına en çok kazandıran konutların ortak özellikleri gibi konularda açıklamalarda bulundu. 

2018 yılında emlak sektöründe genel bir durağanlık yaşansa da Türkiye genelinde konut fiyatlarındaki artış ortalama %10’u buldu. Bununla birlikte Amasya, Aydın, Edirne, Nevşehir ve Muğla gibi bazı şehirlerde %20’nin üzerinde fiyat artışı gerçekleşti. 2018’de en çok kazandıran ilçeler ise, İzmir-Menderes (%40), Bursa-İznik (%37) ve Antalya-Aksu (%32) oldu.

Peki bu dönemde ev alınır mı, konut yatırımı cazip mi? Konut alırken nelere dikkat edilmeli? 

Hürriyet Emlak Satış Direktörü Çağrı Bozay, “Kısa dönemli yüksek faiz oranları veya döviz yatırımları daha çekici gibi görünse de, konut yatırımı uzun vadede daha çok kazandırmaya devam ediyor. Özellikle sıfır konut projelerindeki %40’lara varan indirimler yatırım için cazip alternatifler sunuyor. Uzun dönemli düşünüldüğünde diğer yatırım araçlarına kıyasla emlak yatırımı ortalama 3 kata kadar daha fazla kazandırabilir” dedi. 

Konut satın alırken bunlara dikkat edin

1-Konut satın alanların en çok dikkat etmesi gereken unsurların başında konum ve bina yaşı gibi özellikler geliyor,

2-Kısa sürede değer kazanacak konutların ortak özelliği gelişmekte olan bir bölge içerisinde yer almaları,

3-Satılık konut, merkezi ve işlek bir noktada olduğunda fiyatı daha da yükseliyor,

4-Uzun vadeli düşünüldüğünde merkezi noktadan bir ev alanlar zamanla kazançlarını daha da çok artırıyor,

5-Sapa ya da köhne yerlerdeki dairelere göre işlek konutlara olan talep her zaman daha fazla,

Kentsel dönüşüm bölgelerindeki yoğun konut stoğundan dolayı bu bölgelerde alıcılar için cazip fiyatlı konutlar bulunuyor,

6-Maddi problemlerin ortaya çıkmaması adına bütçeye uygun seçenekler değerlendirilmeli,

Satın alınacak konutdeprem yönetmeliğine uygun olmalı,

7-Konut satın alacakların emlak endekslerini takip etmeleri en uygun fiyatlardan yararlanmaları için büyük önem taşıyor.

İstanbul’da nereden ev alalım?

1-İstanbul’da Sancaktepe, Esenyurt, Çekmeköy, Beylikdüzü, Kartal, Pendik, Tuzla gibi ilçelerde ve Kadıköy’ün birçok mahallesinde uygun fiyatla konut satın almak mümkün. 

2-Son yıllarda konut projesi sayısının hızla arttığı Eyüp, Mecidiyeköy-Alibeyköy-Mahmutbey metro hattı, Eyüp-Bayrampaşa tramvay hattı, Eminönü-Eyüp-Alibeyköy (Haliç çevresi) tramvay hattı,

İncirli-Edirnekapı-Gayrettepe metro hattı, Gayrettepe-Kemerburgaz 3.Havalimanı Raylı Sistemi, Vezneciler-Sultançiftliği-Arnavutköy metro hattı ve Eminönü-Fatih-Eyüp-Bayrampaşa metro hattı prim yapmaya devam ediyor.

İstanbul dışında nereden ev alınmalı?

1-İstanbul dışındaki illere göz attığımızda, özellikle İzmir’in yüksek oranda prim yaptığını görüyoruz. Hürriyet Emlak endeks verileri 2018’de en çok kazandıran ilçelerin başında, %40’la İzmir-Menderes, %37’yle Bursa-İznik ve %32’yle Antalya-Aksu geldiğini gösteriyor.

Bu üç ilçeyi İzmir’de %28’le Foça ve %27 artışla Güzelbahçe izliyor.

2-Antalya’da ise Aksu’nun ardından en çok prim yapan ilçelerin başında %25 artışla Alanya geliyor.

3-Ankara’da ise en çok prim yapan ilçe %21’le Polatlı, ikinci sırada %17 prim oranıyla Akyurt, üçüncü sırada ise %10 prim oranıyla Keçiören var.

Devamını oku

Emlak Rehberi

2019’da Emlak Vergisi Ne Zaman Ödenecek?

Yayınlanma tarihi

-

2019’da Emlak Vergisi Ne Zaman Ödenecek

2019 yılında vergi mükellefi olacakların emlak vergi değerlerinin hesabında dikkate alınacak asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri belli oldu. Peki, emlak vergisi 2019’ yılında emlak vergisi ilk taksiti ne zaman ödenecek?

Türkiye’de milyonlarca gayrimenkul sahibini ilgilendiren emlak vergisinde 2018 yılı ödemeleri 30 Kasım’da ikinci taksiti ödemesi yapılarak kapandı.

Gelelim 2019 yılı vergi mükellefi, gayrimenkulünü elden satamayanlar ile birlikte geçtiğimiz sene yeni gayrimenkul satın alanlar oluyor.

Emlak vergisi için ödenecek bedel gayrimenkulün kayıtlı değerinden, türüne göre belirlenen oranlar ile hesaplanıyor. Büyükşehir belediyelerinde emlak vergisi yüzde 100 zamlı olarak uygulanıyor.

Konutların vergi oranı büyükşehir sınırlarında binde 2; büyükşehir olmayan yerlerde ise binde 1 oranı ile hesaplanıyor. İşyeri, dükkan emlak vergisi oranı büyükşehirde binde 4, büyükşehir olmayan belediyede ise binde 2 oranında tahsil ediliyor.

Arsa ve arazilerde ise vergi oranları şu şekilde; Büyükşehirdeki bir arazinin vergi oranı binde 2, büyükşehirde olmayan bir arazinin vergi oranı binde 1; Büyükşehirdeki bir arsanın vergisi binde 6, Büyükşehirde olmayan bir arsanın vergisi binde 3 oranı ile hesaplanıyor.

Emlak Vergisi 2019’da ne kadar arttı?

Söz konusu gayrimenkullerin değerleri de her sene yeniden tespit ediliyor. Dolayısı ile emlak vergisi için ödenecek bedel aynı kalmıyor. Yeniden belirlenen oranlarla hesaplanıyor. 2019 yılında mükellef olacakların emlak vergi değerlerinin hesabında dikkate alınacak asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri geçtiğimiz hafta Resmi Gazete ’de yer alan Tebliğ kapsamında tespit edildi.

Bakanlıkça 2018 yılı için yeniden değerleme oranı yüzde 23,73 (yirmi üç virgül yetmiş üç) olarak tespit edildi. Asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdirleri 2017 yılında yapıldığından, bu hükümler uyarınca bina ve arazi vergisi mükellefiyeti 2018 yılından itibaren başladı.

Kanunda takdir komisyonlarınca belirlenen arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yılın başından başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre aynı yıl için tespit edilmiş bulunan yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı hükmüne bağlanmış olup; vergi değerinin hesabında bin liraya kadar olan kesirlerin dikkate alınmayacağı belirtildi.

2018 yılında emlak vergisi mükellefi olanların 2019 yılına ait emlak vergisinin tarh ve tahakkukunda esas alınacak vergi değerinin (matrahın) hesabı ile bina, arsa veya araziye 2018 yılında malik olunması halinde mükellefiyetin başlangıç yılı olan 2019 yılı vergi değerinin hesabı bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılacak.

2017 yılında yapılan takdirler nedeniyle 2018 yılında mükellefiyeti başlayanların 2019 yılına ait emlak vergi değerlerinin hesabı

2017 yılında yapılan takdirler nedeniyle bina ve arazi vergisi mükellefiyeti 2018 yılından itibaren yeniden başlamış bulunuyor. Bu mükelleflerin bina, arsa ve arazilerinin 2019 yılı vergi değerleri, 2018 yılı vergi değerlerinin, bu yıla ait yeniden değerleme oranının yarısı olan ( yüzde 23,73/2=) yüzde 11,865 (on bir virgül sekiz yüz altmış beş) oranında artırılması suretiyle bulunacak tutarlar olacak.

ÖRNEK 1:

Mükellef (A) Amasya ili, Suluova Belediyesi sınırları içinde yer alan meskeni 2010 yılında satın almıştır. 2018 yılı emlak vergi değeri 140.000,00 TL olan meskenin 2019 yılı emlak vergi değeri aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

1- Meskenin 2018 yılına ait emlak vergi değeri : 140.000,00 TL

2- 2018 yılına ait yeniden değerleme oranının yarısı (%23,73/2) : %11,865

3- Meskenin 2019 yılı emlak vergi değeri ( 1+(1×2)) : 156.611,00 TL

4- Bin liraya kadar olan kesirler dikkate alınmayacağından verginin tahakkukunda esas alınacak emlak vergi değeri: 156.000,00 TL

Emlak vergisi 2019’da ne zaman ödenecek?

Senede iki eşit taksit halinde ödenebilen emlak vergisinin 2019 ödemeleri Mart ayında başlayacak. İlk taksit ödemeleri 1-31 Mart tarihleri arasında yapılacak. Verginin ikinci taksit ödemeleri ise 1-30 Kasım 2019 tarihleri arasında tahsil edilecek. Bu sene gayrimenkul satın alan kimseler 2019’da vergi ödemeyecek neden ödemeyecek sorusuna satın aldığı kişi 2019 yılı vergi borcunu kapattıktan sonra satış yaptığı için yeni vergi sorumluluğu 2020’de başlayacak. Ancak yıl sonuna kadar beyanname verilmesi gerekecek.

Devamını oku

Emlak Rehberi

Arsa Payı Düzeltme Davası

Yayınlanma tarihi

-

Arsa Payı Düzeltme Davası

Kat Mülkiyeti Nedir başlıklı yazıdan da detaylı şekilde okunabileceği üzere (ofis, daire, dükkan vb) her bağımsız bölüm maliki, aynı zamanda binanın inşa edildiği arsa üzerinde belirli bir paya sahiptir.

Bu payların bağımsız bölümlerin değerleriyle orantılı şekilde dağıtılması gerekiyor olup buradaki bir yanlışlık, orta ve uzun vadede birtakım sorunlara yol açabilecektir. Örneğin 10 daireli bir apartmanda, tüm dairelerin eşit arsa payına sahip olması, hakkaniyete aykırı olabilecektir zira her daire aynı değere sahip değildir.

Yahut binanın inşa aşamasında müteahhit, kendisine düşecek bölümlerin arsa payını daha yüksek şekilde ayarlamış olabilir. Böyle durumlarda gerek binanın yönetimi esnasında gerekse de binanın yıkımı sonrasındaki dönemlerde sıkıntılar yaşanabilecektir.

Arsa Payı Düzeltme Davası Neden açılır?

Binanın Yönetimi: Kat mülkiyeti rejimi uygulanan yapılarda ana gayrimenkulün yönetimi, maliklerin sahip olduğu arsa payına göre gerçekleştirilmektedir. Arsa payının adil şekilde dağıtılmamış olması yönetimde sahip olunacak yetkinin de adil olmamasına neden olacaktır. Binanın Yıkımı Sonrası: Kat mülkiyeti rejimi uygulanan bina ömrünü doldurduktan sonra (veya deprem olduğunda / kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında) yıkılarak yeniden inşası gündeme gelecektir.

Böyle durumlarda (daire, dükkan vb) bağımsız bölüm sahipleri yıkımdan sonra arsa üzerinde “arsa payları” oranında hak sahibi olacakları için gerek arsanın satışı gerekse de yeniden inşa süreçlerinde bu orana göre hak sahibi olacaklardır. Örneğin inşa tarihinde 10 Milyon TL değere sahip olan bir binada 2 milyon TL’lik bir dükkâna sahip olunduğu durumu ele alalım. Eğer dükkânla ilişkili olan arsa payı %20’den azsa (örneğin %10’sa), yıkım sonrasında inşa edilecek yeni yapıda arsa payı oranında hak iddia edebileceği için %20’lik hakkını talep edemeyecektir.

Böyle bir durumda (faraza) ilgili dükkan sahibi yeni inşa edilecek apartmandan 4 daire alabilecekken 2 daire almak zorunda kalabilecektir.İlave Katlarda Hak Sahipliği: Yukarıdaki duruma benzer şekilde ilave çıkılacak katlarda (yahut yapılacak sair inşaatlarda) herkes arsa payına göre hak kazanacaktır. Kentsel Dönüşüm: Bilindiği üzere kentsel dönüşüm süreçlerinde maliklerin karar alabilmesi için (arsa payı açısından) 2/3 çoğunluğa ulaşmaları gerekmektedir.

Eğer arsa paylarının dağılımında bir adaletsizlik varsa, bu durumda da arsa payının düzeltilmesi davası açılabilecek olup daha detaylı bilgi için Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Düzeltme Davasıbaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Ortak Yerlerden Faydalanma Hakkı: Kat malikleri (garaj, depo, bodrum, teras vb) ortak alanlarda, arsa paylarına oranla hak sahibi olacaklardır. Benzer şekilde birtakım ortak giderlere de arsa payı oranında katılmaları gerekmektedir. Sigorta: Binada yapılacak sigortalarda gerek prim ödemesi gerekse de (kaza gerçekleştiğinde) sigorta şirketinden alınacak ödemelerde hesaplama, arsa payına oranlı şekilde yapılacaktır.

Dava İçin Kimler Başvurabilir?

Arsa payının düzeltilmesi davalarında zarara uğradığı iddiasında olan her kat maliki dava açma hakkına sahip olacaktır. Benzer şekilde (kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi) her kat irtifakı sahibi de yasal yollara başvurabilecektir. Ancak Yargıtay kararları uyarınca arsa paylarının bölünmesinde / tapuya tescilinde bizzat katılım sağlamış kat maliklerinin (veya kat irtifakı sahiplerinin) arsa payı düzeltme davası açamayacağını belirtmek gerekir.

Dava Açmak İçin Hangi Şartların Gerçekleşmesi Gerekecektir?

Bu davanın açılmasındaki en kritik nokta arsa paylarının inşaatın tamamlanma tarihi itibariyle adil şekilde paylaştırılmadığının ispat edilmesidir. Dolayısıyla dairede / dükkânda sonradan meydana gelen değer artışları sebebiyle arsa payının düzeltilmesi talep edilemeyecektir. Bu noktada (hesaplamaların inşaat tamamlanma tarihine göre yapılacağı göz önünde bulundurulduğunda) en kritik meselenin ispat zorluğu olduğu aşikardır. Zira somut verilerle desteklenmeyen taleplerin reddedileceğinden şüphe yoktur. Bu doğrultuda dava açarken inşaatın tamamlanma tarihi itibariyle aşağıdaki hususlara göre arsa payının orantısız şekilde dağıtıldığının ispat edilmesi gerekecektir:

  • Bağımsız bölümlerin cinsi, (Ofis mi, daire mi, dükkân mı)
  • Bulunduğu kat,
  • Yüzölçümü
  • Aydınlanması, Güneş görüp görmediği,
  • Cephesi / manzarası,
  • Isınma sistemi,
  • Rüzgârdan ve diğer dış etkenlerden nasıl etkilendiği

Davanın açılması için herhangi bir kısıtlayıcı zamanaşımı öngörülmemektedir. Dava sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır.

Kaynak: Gayrimenkul Hukuk / Bilal Karakaş

Devamını oku

Emlak Rehberi

Bodrum Parsel Sorgulama ve İmar Durumu

Yayınlanma tarihi

-

Bodrum İmar Sorgulama

Parsel sorgulama Bodrum işlemini gerçekleştirerek satın almak istediğiniz yada sahibi olduğunuz arazinin bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Online parsel sorgulama işlemi ile; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesi aracılığıyla, belediyelerin harita kadastro ve imar uygulama birimlerine gitmeden parsel sorgulama işlemlerinizi tamamlayabilirsiniz.

Bodrum İmar Sorgulama İçin Tıklayınız.

Bodrum için Parsel sorgulama adres bilgileriniz girerek, enlem-boylam bilgileri ile yada ada-parsel bilgileri ile sorgulama yapabilirsiniz.

İmar yasaları baz alınarak sınırları belli olan arazilerin her parçasına verilen isim olan parsel bilgisi ile satın alınmak istenen arazinin konumu ile ilgili detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Bodrum için Parsel sorgulama buraya tıklayınız! Yukarıda verilen link bilgilendirme amaçlı olup, sorgulamalarla ilgili değişiklikler ve güncellemeler ilgili birimlerin tasarrufundadır.  Parsel sorgulama Bodrum ile ilgili gelişmeler ve haberler için sayfamızı takip edebilirsiniz.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ