Takip Edin

Enerji Sektörü

Güneş Enerjisi Sistemleri Hakkında Bunları Biliyor Musunuz?

Yayınlanma tarihi

-

Yenilenebilir enerji sektörünün lider şirketlerinden Solimpeks, 5 kWh’lik  bir güneş enerjisi elektrik üretim sistemiyle bir evin ihtiyacının tamamını karşılanabileceğine dikkat çekiyor. Böylelikle hem elektrik hem de ısıtma ve soğutma faturalarından tamamen kurtulmak ve temiz bir enerjiyle tasarruf yapmak mümkün oluyor.

 

Dünya nüfusunun artışına paralel olarak enerji ihtiyacı da artış gösteriyor. 2050 yılında dünya nüfusunun şimdikinden altı kat (9 milyar), buna karşılık enerji ihtiyacının ise 140 kat fazla (28 milyar kWh) olacağı öngörülüyor. Özellikle fosil yakıtlar gibi şu anda kullandığımız enerji kaynaklarının azalması, gelecekte enerjinin, en önemli ihtiyaçların başında geleceğini gösteriyor. Güneş ise bize sürdürülebilir ve bağımsız bir enerji kaynağı sunuyor. Solar termal alanında Türkiye’nin en büyük üreticisi olan Solimpeks, güneşin tek başına gereksinim duyduğumuz tüm enerji ihtiyacını karşılayabilecek emsalsiz bir kaynak olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’nin her bölgesinde güneşten enerji üretilebileceğinin altını çizen Solimpeks, bu enerjinin ısıtma-soğutma, sıcak su ve elektrik ihtiyacı için rahatlıkla kullanılabileceğini belirtiyor.

 

1 evde yılda 10 bin 500 kWh enerji ısıtma-soğutmaya harcanıyor

100 metrekare büyüklüğündeki izolasyonu yapılmış bir ev yılda toplam 14 bin kWh enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu enerjinin 10.500 kWh/yıl kısmı  ısıtma-soğutma, 1.680 kWh/yıl kısmı sıcak su, 1.800 kWh/yıl kısmı ise aydınlatma ve elektrikli ev aletlerinde tüketiliyor. Bu açıdan bakıldığında ortalama saatlik 5 kWh’lik  bir güneş enerjisi elektrik üretim sistemiyle bir yıllık enerji ihtiyacının tamamı karşılanabiliyor. Ayrıca güneş enerjisi sayesinde çevreye zarar vermeden, dışa bağımlı olmadan kendi enerjimizi üretip tüketmek mümkün oluyor.

 

Güneş enerjisi elektrik sistemleri 6-7 yılda kendini amorti ediyor

Solimpeks Genel Müdürü Mehmet Emin Keçeciler, güneş enerjisi ile sıcak su ve elektrik üreterek bir evin ihtiyacı olan enerjinin tamamında yıllık yaklaşık 7 bin TL tasarruf sağlanabildiğini belirtiyor. Keçeciler, “Hatta bu sistem, ihtiyaç fazlası bir üretim yapacak şekilde tasarlandığında gelir elde etmek de mümkün oluyor. Güneş enerjisi sistemi ile ısı sağlarken, Solimpeks hibrit sistemleri ile aynı anda hem ısı hem elektrik üretilebiliyor ve ortalama 6-7 yılda kendini amorti edebiliyor. Ayrıca eskisi gibi çatıda görüntü kirliliği oluşmuyor ve bakım gerektirmeyen sistemler ile müşteriler yalnızca tasarrufları ile ilgileniyorlar” diyor.

 

Sistemi kurarken firma seçimine dikkat

Güneş enerjisi sistemlerinin 30-40 yıl enerji üretmeye uygun uzun ömürlü sistemler olduğunun altını çizen Keçeciler, dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor: “Güneş enerjisi sistemi satın alırken uluslararası geçerliliği olan kalite sertifikaları talep edilmeli. Çatıda problem çıkaracak merdiven altı ürünler değil garantili, servisli ulusal markaların ürünleri tercih edilmeli. Ayrıca tüketici ihtiyacını net olarak bilmeli ve ona göre güneş enerjisi ile sadece su ısıtma değil aynı zamanda bir evi ısıtmayı, soğutmayı, aydınlatmayı projelendirebilecek mühendislik ekibi olan firmalarla görüşmeli ve satın alma öncesi planladığı güneş enerjisi sisteminin simülasyonunu ve amorti süresi hesaplarını net olarak görmeli.”

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Sektörü

Van’ın Güneş Enerjisi Santralleri 80 Bin Kişiye Temiz Enerji Sağlayacak

Yayınlanma tarihi

-

2020’ye kadar yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşan 1000 MW’lık enerji üretim santrali kapasitesine ulaşmayı hedefleyen Akfen Yenilenebilir Enerji, yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Akfen’in Van Edremit’te toplam 20 MW gücündeki iki lisanslı güneş santrali enerji üretimine başladı.

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin gelecek yıl aynı bölgede yapımı başlanacak üçüncü lisanslı güneş santralinin de devreye girmesiyle Türkiye’nin güneşlenme süresi en yüksek illerinden Van, 30 MW’lık güneş enerji santraline kavuşmuş olacak. Üç santral tam 120 bin kişinin enerji ihtiyacını karşılayacak.

Türkiye’nin en büyük güneş ve rüzgar enerjisi kredisini aldıktan sonra 5 bölgede 327 MW gücünde 13 yerli enerji santralinin yapımına hız veren Akfen Yenilenebilir Enerji, 530 milyon dolar değerindeki yatırımlarını ardı ardına hayata geçiriyor.

Son yıllardaki yatırım atılımıyla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yerli ve yenilenebilir enerji santrallerinin önemli bir oyuncusu haline gelen Akfen Yenilenebilir Enerji’nin lisanslı güneş projelerinden ikisi Van’da elektrik üretimine başladı.

Eylül ayı sonunda ardı ardına kabulleri yapılan Van Edremit ilindeki Omicron Erciş ve Omicron Engil santralleri toplam 20 megavat gücüne sahip. Santraller üretilen enerjiyi ulusal elektrik ağı üzerinden tüm Türkiye’ye ulaştırarak 80 bin kişinin enerji ihtiyacını karşılayacak.

Akfen Yenilenebilir Enerji tarafından Van’da yapımına başlanacak 10 MW gücündeki lisanslı projenin üçüncü santrali PSI Engil ise gelecek yıl devreye alınacak.

VAN GÖLÜ’NÜN HEMEN YANINDA SIRALANIYORLAR

Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeline sahip en yüksek illerinden Van’da işletilecek olan 3 santral Van Gölü’nün yanı başındaki toplam 600 dönümlük arazi üzerinde bulunuyor. Yıllık 60 GWh elektrik üretmesi beklenen santraller, 25 bin 804 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salınımını engelleyecekler.

Yaklaşık 66 milyon dolara mal olacak güneş santralleri sayesinde Van önemli bir ekonomik değere kavuşurken, 120 bin kişinin yıllık enerji ihtiyacı tamamen yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak.

Akfen Yenilenebilir Enerji tarafından 3 santralin hayata geçirilmesiyle birlikte Van, güneş enerjisi kaynağı bakımından ciddi bir potansiyele sahip olmasına rağmen ilk santral yatırımlarına ev sahipliği yapmaya başlayacak.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Her binaya güneş paneli geliyor.

Yayınlanma tarihi

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yüzde 10’lara ulaştığını belirterek, bina çatı ve cephelerini ‘güneş santrali’ olarak kullanmayı teşvik edeceklerini söyledi.

‘Sistem 7 yılda kendini ödüyor’ diyen Dönmez, elektrikte ‘kademeli fiyatlandırma’ üzerinde çalıştıklarını da açıkladı. Bakanlığın çalışmalarına ilişkin gazetecilere bilgi veren Dönmez, 100 Günlük Eylem Planı’ndaki 17 hedef için çalıştıklarını, ikinci 100 günü de planladıklarını söyledi.

TEMİZ ENERJİ HEDEFİ 

Elektrikte ‘temiz enerji’ payının arttığını da belirten Dönmez, “Ama bu yıl toplam elektriğin yüzde 10’unu yenilenebilir enerjiden elde ediyoruz. Hedefimiz rüzgar ve güneşte her yıl bin MW eklemek. Pil teknolojisindeki gelişmeler de ‘enerjiyi depolama’ imkanı veriyor. Yeni güneş santrallerini kısmen depolama şartı getirerek ihaleye çıkaracağız. Gündüz sağlanan elektriği depolayarak akşam şebekeye vereceğiz” dedi. Dönmez bina çatılarının da güneş enerjisi üretiminde kullanılacağını belirterek “Örneğin binanızdaki güneş panelleriyle lisanssız izin verilen 10 KW elektrik ürettiniz, 5’ini tükettiniz, kalanını şebekeye satabiliyorsunuz. Bir konut için panelin maliyeti 15 bin dolar. Ankara’da ki bir ev için 7 senede sistem kendisini geri ödüyor” dedi.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Austrotherm Türkiye; “Türkiye’ye Güvenimiz Tam”

Yayınlanma tarihi

-

Avrupa’nın önde gelen inşaat malzemesi üretici gruplarından biri olan, ısı yalıtım ürünleri alanında 65 yıldır faaliyet gösteren Austrotherm, Türkiye’de geçtiğimiz Nisan ayında hizmete aldığı yeni Ankara fabrikasının ardından, “Türkiye’ye güvenimiz tam” mesajı ile yeni yatırımlarını paylaştı. Önümüzdeki beş yıl içerisinde İstanbul Avrupa yakası ya da Trakya bölgesinde ve Sivas’ta 2 üretim tesisi yatırımı yapacaklarını duyuran Austrotherm Türkiye, ülke çapında başlattığı “Isı Yalıtımı, Ülke Kazanımı” bilinçlendirme projesi ile mantolamada ikinci faza geçişin öneminin altını çizdi.

 

Türkiye’de mevcutta 6 üretim lokasyonu ile 10 yıldır ısı yalıtım malzemeleri üretimi yaptıklarını, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik durumun kısa süreli, geçici bir süreç olduğuna inandıklarını bu nedenle de Türkiye yatırımlarına ara vermeden devam edeceklerini belirten Austrotherm Bölge Başkanı Sn. Martin Zelenka firma ile ilgili güncel bilgileri paylaştı. “Austrotherm, Avusturya’lı bir aile şirketi olan Schmid Industrie Holding (SIH) bünyesinde yer alan Avrupa’nın en önemli inşaat malzemesi üretici gruplarından birisi. 27 ülkede 5.900 çalışanı ile faaliyet gösteren SIH, 2017 yılında 1,7 milyar euro ciro büyüklüğüne ulaştı. Austrotherm Grubu ise, SIH bünyesinde ısı yalıtım ürünleri alanında 65 yıldır faaliyet göstermekte. Bina dış cephe mantolama sistemlerinde kullanılan EPS ısı yalıtım malzemeleriyle birlikte inşaat mühendisliği uygulamalarında kullanılan “geoBLOCK” ürünlerini üretiyoruz. Avrupa genelinde toplam 11 ülkede 22 üretim tesisimiz var. 2017 yılında grup olarak %15,5 büyüyerek 351 milyon Euro ile ciro rekoru kırdık. 1.000’in üzerinde çalışanımız bulunmakta.

“Türkiye’de son 5 yılda 5 kart artırdığımız üretim kapasitemizi, 5 yılda 2 yeni üretim tesisi ile yüzde 50 daha artıracağız”

Türkiye’de Kocaeli, Manisa, Trabzon, Diyarbakır ve Kayseri’deki üretim tesislerimize ek olarak 2018 yılının Nisan ayında hizmete aldığımız Ankara fabrikamız ile birlikte Türkiye’de 10 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Son 5 yılda Türkiye’deki üretim kapasitemizi 5 kat, satış hacmimizi ise 4 kat arttırdık. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde İstanbul Avrupa yakası ya da Trakya Bölgesinde ve Doğu Anadolu’da muhtemelen Sivas’ta 2 üretim tesisimizi daha faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu yeni yatırımlarımız ile üretim kapasitemiz yüzde 50 daha artmış olacak.

 “Türkiye doğuya açılan kapımız. Ülkeye güvenimiz tam”

‘Türkiye bizim için doğuya açılan kapı’ diyen Austrotherm Bölge Başkanı Sn. Martin Zelenka, “Grubumuzun büyüme politikası dahilinde Kafkaslar ve Orta Doğu coğrafyalarına genişlemek için Türkiye, konumladığımız merkezimiz. Avrupa’nın en batısında Manchaster’dan başlayan satış ağımız, Türkiye’deki mevcudiyetimizle şu an itibariyle en doğuda Hakkariye’ ulaşmakta.

 

Türkiye’nin bu gün itibariyle içinde bulunduğu ekonomik ve politik şartları yakından takip ediyoruz. Her ne kadar bu koşullar üretim sektöründe faaliyet gösteren bir sanayici olarak bizleri zorlasa da orta vadede bu sorunların aşılacağı ve Türkiye’nin yeniden Avrupa’nın en önemli ekonomik büyüklüklerinden biri olacağına güvenimiz tam” dedi.

 “Ne kadar kalın ısı yalıtım levhası, o kadar çok enerji tasarrufu”

 Austrotherm olarak biz her ne kadar ısı yalıtım malzemeleri üretsek de Türkiye’deki geleceğimize, sadece ısı yalıtım sektörü bağlanımda değil, bina yatırımları ile birlikte yaklaşmanın daha sağlıklı olacağına inanıyoruz diyen Austrotherm Türkiye Genel Müdürü Özgür Kaan Alioğlu; “Isı yalıtımı konusunda son 10 yılda, arz talep dengesinin sağlanabilmesi adına kamu eliyle ciddi yatırımlar yapıldı. Özel sektör projeleri için de keza aynı durum geçerli. Bazı şehirlerimizde “yeni bina” pazarında arz-talep dengesi sağlanmış durumda. Ancak, özellikle büyük şehirlerde yeni ivme kazanan kentsel dönüşüm hareketini ve halen daha ısı yalıtımı yapılmamış bina stoğumuzu dikkate aldığımızda orta vadede iyimser bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.

 

Artan enerji fiyatlarının yalıtım ihtiyacını daha da artırdığını düşünecek olursak, Türkiye’nin ısı yalıtımıyla ilgili bir aydınlanma sürecine girdiğini söyleyebiliriz. Ancak gelişmiş ülkelerin uzun yıllarda kat ettikleri yolu bizim bir anda alabilmemiz ne yazık ki o kadar kolay olmuyor. Ülke olarak bu yolculuğun ortalarındayız diyebiliriz. Kamuoyunda ısı yalıtımı ve mantolama bilincinin oluşturulabilmesi konusunda birinci evreyi tamamladığımızı söyleyebilirim. Artık herkes ısı yalıtımının öneminin ve sunduğu faydanın farkında” dedi.

 

Şimdi mantolamada ikinci evreye geçiyoruz diyen Alioğlu, “Artık sektör olarak tüketiciye ve kamuoyuna, üst seviyede verimli mantolama sistemlerine nasıl sahip olabileceklerini daha yüksek sesle anlatmamız gerekiyor. Bir mantolama sistemi birçok komponentten oluşuyor. Ancak asıl işi yapan, yani ısı yalıtımını sağlayan komponent “Isı Yalıtım Levhası”. Mantolamanın kalbinde ısı yalıtım levhası yer alıyor. Ne kadar kalın ısı yalıtım levhası, o kadar çok enerji tasarrufu demek. Avrupa’da yaklaşık 11 cm’ler civarında olan ortalama Isı Yalıtım Levhası kalınlıkları ülkemizde ne yazık ki 4,5 cm mertebelerinde. 65 yıllık tecrübemize dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki yıllar öncesinde Avrupa ülkelerinde de ısı yalıtım levhaları, ülkemizde olduğu gibi düşük kalınlıklarda uygulanıyordu. Bu düşük ısı yalıtım kalınlıkları kimi ülkelerde 5 sene, kimi ülkelerde de 10 sene aynı seviyelerde seyretti. Ancak kamuoyunda yaratılan farkındalık ve sektör paydaşlarının aldıkları ortak aksiyonlar sonucu, tıpkı ekonomideki “Orta Gelir Tuzağı“nda olduğu gibi, ısı yalıtımındaki “Orta Kalınlık Tuzağı”ndan kurtulmayı başarabildiler” dedi.

 

AUSTROTHERM TÜRKİYE, ENERJİ VERİMLİ BİNALAR İÇİN

“ISI YALITIMI, ÜLKE KAZANIMI” DEDİ, MÜDÜR YOLLARA DÜŞTÜ

 

Özgür Kaan Alioğlu, Austrotherm Türkiye’nin ülke çapında başlattığı “ISI YALITIMI, ÜLKE KAZANIMI” bilinçlendirme projesi hakkında bilgi verdi.

 

Alioğlu; “Türkiye’de enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı konusunda ikinci evreye geçiyoruz. Bu geçiş sürecinde ilk işimiz, ısı yalıtım kalınlıkları ile enerji tasarrufu arasındaki ilişkiye kamuoyunun dikkatini çekmek. Bu amaçla “ISI YALITIMI, ÜLKE KAZANIMI” sloganıyla bir bilinçlendirme projesi başlattık. Projeyi geniş kitlelere ulaştırabilmek için de “Müdür Yollarda” diyerek motosikletle 30 gün boyunca 30 şehir gezdim. 9.000 km yol kat ettim. Gittiğimiz illerde konut sakinleri, apartman yöneticileri, esnaf ve ustalar ile bir araya geldik. Okul ziyaretlerinde öğrenciler ile buluştuk. Doğru mantoloma için yalıtım kalınlığının ne kadar önemli olduğunu anlattık. Enerji tasarrufu ve ısı yalıtımı özelinde hazırladığımız bilgilendirme dokümanını 100 bin kişiye ulaştırmayı hedefledik.

Ayrıca, ülke boyutunda konuya dikkat çekmek için “ISI YALITIMI, ÜLKE KAZANIMI, Daha YEŞİL BİR DÜNYA ve daha fazla ENERJİ TASARRUFU için, daha KALIN MANTOLAMA yaptıralım” konseptinde change.org’da bir kampanya da başlattık. Herkesi bu kampanyaya online imza vererek destek olmaya bekliyoruz.

“Müdür Yollarda” turumuzun tüm detaylarını @muduryollarda sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. Yaptığımız sokak röportajlarını, bayi ve sektör değerlendirmelerini de bu sosyal medya hesaplarımızdan yayınlayarak, sektör ve kamuoyunun incelemesine sunuyoruz. Özetle, 1 Ocak 2020’de zorunlu olacak Enerji Kimlik Belgesi’ne 500 günden az zaman kalmışken, enerji tasarrufu konusunda Türkiye’nin nabzını tutmak ve Isı Yalıtım Kalınlıkları’na dikkat çekmek amacıyla yollara düştük. Beklediğimizin çok üstünde bir geri bildirim aldık. Hem sektör paydaşlarından hem de kamuoyundan. Aynı konsept ile belki ufak dokunuşlar ve eklemelerle projeyi tüm Türkiye çapında yürütmeye devam ediyor olacağız”.

“Hedef ısı yalıtım levhası kalınlıklarını en az 2 kat artırmak”

Isı yalıtım levhası kalınlıkları ile ilgili bir anda Avrupa ortalamalarına ulaşmayı beklemiyoruz diyen Austrotherm Türkiye Genel Müdürü Özgür Kaan Alioğlu, “Ancak bununla birlikte her sene sağlayacağımız santim santim artışlarla bile, mevcut kalınlıklarla yapılan mantolama sistemlerine kıyasla tüketicilere, uygulayıcılara, sektöre, ülkemize ve doğaya sağlayacağımız faydaların da farkındayız. Amacımız orta vadede ülkemizde uygulanan ısı yalıtım levhası kalınlıklarını en az 2 kat artırmak” dedi.

 

Mantolama maliyetlerinde sadece yaklaşık 20% artış ile elde edilecek kazanımları Alioğlu şöyle sıraladı;

  • Tüketicilerin yaklaşık 2 kat (100%) daha fazla enerji tasarrufu yapmalarını sağlayacağız. Mantolama yatırımlarının geri dönüş sürelerini yaklaşık 40% oranında azaltacağız. Tüketici ve hane ekonomisine çok büyük bir pozitif etki yaratacağız.
  • Uygulayıcıların seğimsiz ve düzgün cepheleri daha hızlı ve daha az işçilik ile imal etmelerine imkan tanıyacağız.
  • Isı yalıtım malzemeleri sektörünü ekonomik gelişmelerden bağımsız olarak yaklaşık 100% büyütmüş olacağız. Doğal olarak sektörün devlete ödediği vergi miktarını da 100% artıracağız.
  • Ülkemizin konutlarda ısıtma-soğutma amaçlı ithal ettiği enerji miktarını nerdeyse yarı yarıya indirmiş olacağız. Bu sayede enerji ithalatı kaynaklı cari açık sorunumuzun çözümüne büyük bir katkı sağlayacak, dışa bağımlılığımızın azalması ile birlikte Milli Güvenlik politikalarımızı da desteklemiş olacağız. Ülkemiz enerji ihtiyacının %75’ini ithal ediyor. Enerji tüketimimizin yüzde 35’sini konutlarda kullanıyoruz. Konutlarda tüketilen enerjinin yüzde 70’inden fazlası, ısıtma ve soğutma amaçlı. 2017’de enerji ithalatı için yaklaşık 37 milyar dolar para harcadık ve ithal ettiğimiz enerjinin %35’ini yani yaklaşık 13 milyar dolarını konutlarda kullandık. Türkiye’de yaklaşık 21 milyon konutun 16 milyona yakınında halen daha ısı yalıtımı yok.
  • Doğanın korunması açısından da, enerji tüketimininin azalması sayesinde salınan karbon gazları mikarını yaklaşık yarı yarıya düşüreceğiz.

 

Tüketim de teşviklerle desteklensin

 

Konu ile ilgili kamu nezdindeki çalışmalarımızı da özellikle sektör derneklerimiz İZODER ve EPSDER’in öncülüğünde yürütüyoruz diyen, bu güne kadar, ülkemizde enerji tasarrufu ve özellikle konutlarda mantolama uygulamaları ile ilgili devlet-sektör işbirliği ile yıllar süren, yoğun, özeverili ve çok başarılı çalışmaların yapıldığını ve yapılmaya devam ettiğini belirten Austrotherm Türkiye Genel Müdürü Özgür Kaan Alioğlu, “Bu noktadaki beklentimiz, üretimi çeşitli devlet teşvikleri kapsamında olan ısı yalıtım ürünlerinin tüketimlerinin de teşviklerle desteklenmesi ve bu sayede tüketicilerin, ısı yalıtım ürünlerini ve mantolama sistemlerini daha kolay ve daha kalın kullanmalarının sağlanmasıdır”dedi.

 

En etkili ve çabuk sonuç alınabilecek teşviklerden birinin KDV indirimi olduğunu belirten Alioğlu, “Isı yalıtım ürünlerinde KDV’nin bir an önce %1’e indirilmesi gerekmekte. Belki ilk bakışta bu KDV indirimi devlet için bir gelir kaybı gibi gözükse de bu teşvik, biraz önce bahsettiğim sektör büyümeleri ve cari açığın azaltılmasına sağlayacağı katkı gibi faydaları düşünüldüğünde, çok çok daha fazlasını kazandıracak ve kısa sürede devlete geri ödeyecek sihirli bir dokunuş olacaktır” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ