Takip Edin

Enerji Sektörü

Kalpleri sevgi, mekanları Daikin ısıtıyor

Yayınlanma tarihi

-

İklimlendirme sektörünün yenilikçi markası Daikin, aşıklar kadar yalnız kalpleri de düşünerek 14 Şubat’a özel bir indirim kampanyası yaptı. Tasarımı ve teknolojisi ile fark yaratan Daikin Premix Tam Yoğuşmalı Kombi, 14 Şubat’ta yüzde 14 indirim fırsatıyla hem kalpleri hem de yuvaları ısıtacak.

Daikin, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü unutmadı ve sevgiyi göstermenin en güzel yolunun sevdiklerimizin hayatına değer katmak olduğunu bilenler için özel bir kampanya düzenledi. Kalbi sevgiyle ısınanların günü olan 14 Şubat’a özel Daikin Premix Tam Yoğuşmalı Kombi’de yüzde 14 indirim fırsatı sunan Daikin, farklı ve anlamlı bir hediye alternatifi arayanların imdadına yetişiyor. Aşık çiftlerden yalnız kalplere kadar sıcacık bir yuva isteyen herkes yalnızca 14 Şubat günü geçerli olacak bu özel indirimden yararlanabilecek.

Segmentinin en küçük hacmine sahip şık tasarımı ve yüksek performansıyla öne çıkan Daikin Premix Tam Yoğuşmalı Kombi, marifetleri ile de beğeni topluyor. Daha az elektrik tüketen ve üstün yoğuşma teknolojisi sayesinde daha fazla yakıt tasarrufu sağlayan Daikin Kombi, bir yandan sevdiklerinizin bütçesini korurken, diğer yandan da gaz emisyon oranlarını azaltarak çevrenin korunmasına katkıda bulunuyor. Sadece 39 desibel ses basıncı ile en sessiz kombilerden biri olan Daikin Kombi, devir kontrollü fan teknolojisi ve özel susturucusu sayesinde, varlığını neredeyse unutturarak yalnızca sevdiklerinizin sesine odaklanmanızı sağlıyor.

Daikin Avrupa Tasarım Merkezi EDC ve Türkiye’deki Ar-Ge mühendislerinin 3 yıllık çalışması sonucunda ortaya çıkan Daikin Kombi, 40 cm. eni, 59 cm. boyu, 25,5 cm. derinliği ve sadece 27 kg. olan ağırlığı ile segmentinin “en küçük hacimli yoğuşmalı cihazı” olma özelliğini taşıyor. Uygulandığı her mekana şıklığı ve üstün konforu taşıyan Daikin Kombi, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine de ihraç ediliyor. Özel eşanjörü sayesinde uzun bir kullanım ömrüne sahip olan Daikin Kombi, koşulsuz 6 yıl garantisiyle birlikte satışa sunuluyor.

DAIKIN TÜRKİYE HAKKINDA

Türkiye’de 1978 yılından beri distribütörler vasıtasıyla faaliyetlerini sürdüren Daikin, Temmuz 2011’de Airfel’i satın alarak Türkiye iklimlendirme sektörünün iddialı bir yatırımcısı olmuştur. Daikin Türkiye bugün ısıtma, soğutma ve havalandırma alanında Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip şirketidir. Daikin Türkiye çatısı altında bulunan Daikin ve Airfel markalarının iklimlendirme sektörüne yönelik kombi, klima üniteleri, ısı pompaları, VRV, panel radyatörler, fancoil, klima santralleri vb. farklı ihtiyaçlara uygun son teknoloji ile üretilmiş ürünleri bulunmaktadır. Merkez ofisi İstanbul’da bulunan Daikin Türkiye; Sakarya’da bulunan üretim tesisleri, 7 bölge müdürlüğü, 300 bayi, 22 kadın girişimci Sakura bayi, 500 satış noktası ve 500’ün üzerindeki yetkili servisiyle Türkiye’nin geniş bir coğrafyasına hizmet verebilmektedir. Ayrıca Avrupa’nın ilk, dünyanın en büyük iklimlendirme deneyim merkezi Solution Plaza fuha İstanbul’u sektörüne kazandırmıştır. İstanbul’da bulunan Daikin Akademi ise bünyesinde her türlü hedef kitleye yönelik eğitim fırsatı sunmaktadır. Türkiye’nin yanı sıra Doğu Avrupa, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın da Ar-Ge, üretim ve lojistik üssü olarak konumlanan Daikin Türkiye, CIS ülkelerinin (Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Ermenistan) ve Gürcistan, Kuzey Irak, KKTC pazarlarının sorumluluğunu da üstlenmiştir.

DAIKIN HAKKINDA

Osaka-Japonya’da 1924 yılında kurulan Daikin Industries Ltd., bugün 150 ülkede 20 milyar doları bulan cirosu, 60.000’den fazla çalışanı ve 90 üretim tesisi ile dünya ısıtma, soğutma, havalandırma ve florokimyasal ürünlerinde sektör lideridir. Konut, ticari ve endüstriyel iklimlendirme uygulamaları için müşterilerinin değişen ihtiyaçlarını gözeten Daikin, tüm dünyada ürün geliştirme alanındaki öncü yaklaşımları ve entegre çözümlerinin rakipsiz kalitesi ve kullanışlılığıyla tanınmaktadır. Daikin Türkiye’nin de bünyesinde yer aldığı Daikin Europe NV, 1972 yılında Avrupa pazarına yenilikçi ürünlerini sunmak için Belçika Oostende’de kurulmuştur. Daikin Industries Ltd.’in yüzde 100 iştiraki olan Daikin Europe NV, 5.500 çalışanı, Belçika, Türkiye, Çek Cumhuriyeti (2), Almanya, İtalya ve İngiltere’deki 7 üretim tesisiyle Avrupa’nın en büyük klima, ısı pompası ve soğutma cihazı üreticisidir. Bugüne kadar 500.000’in üzerinde kurulumu gerçekleştirilen Daikin Altherma, Avrupa’da en çok satan ısı pompası sistemleridir.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Sektörü

2. YEKA ihalesi iptal edildi!

Yayınlanma tarihi

-

YEKA solar enerji ihalesi iptal

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, ikincisi yapılacak güneş enerjisi YEKA ihalesi iptal edildi

Bakanlığın ilanı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, Güneş Enerjisine Dayalı YEKA ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma’nın iptal edilmesine karar verildi.

İhalenin, Şanlıurfa-Viranşehir’de 500, Niğde-Bor‘da 300 ve Hatay-Erzin’de 200 megavat kapasite için gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

Daha önce Resmi Gazete‘de 5 Ekim 2018 tarihinde ilanına çıkılan İhale için, son tekliflerin 31 Ocak 2019’da alınacağı duyurulmuştu.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Kanal İstanbul, ilk Enerji kanalı neden olmasın!

Yayınlanma tarihi

-

Kanal İstanbul, ilk Enerji kanalı neden olmasın!

Tarihimizin en büyük yatırımlarından biri olarak kabul edilen Kanal İstanbul projesi için geri sayım devam ediyor. Uzmanlarına göre kanal dünyanın ilk Enerji Kanalı olmaya aday!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın proje’ olarak kamuoyuyla paylaştığı Kanal İstanbul projesi için çalışmalar devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin en önemli işlerinden biri olarak kabul edilen projenin yenilenebilir enerji açısından da Türkiye’ye çağ atlatabileceği ortaya çıktı.

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan KumbaroğluKanal İstanbul projesini ‘enerji kanalı‘ haline getirmenin mümkün olduğunun altını çizerek, kanalın etrafında yapılacak enerji tarımı ve kurulacak rüzgar türbinleri ile güneş çiftlikleri, içine döşenecek nehir türbinleri sayesinde hem çok değerli bir enerji üretimi yapılabileceğine hem de dünyanın ilgi odağı haline geleceğine dikkati çekti.

Kanal her açıdan bir fırsat enerji potansiyelini boşa harcamayalım

Kanal projesinin etrafında enerji üretimi için hazırlanacak fizibilite çalışmalarının büyük ölçüde olumlu çıkmasına kesin gözüyle baktığını anlatan Kumbaroğlu, “Kanalın içinden su akacak da rüzgar esmeyecek mi? Bu kanal güneş almayacak mı? Böyle bir şey mümkün değil. Orada hem rüzgar esecek hem de güneş olacak. Akan suyu da, esen rüzgarı da, gelen güneşi de ülke çıkarları için enerjiye çevirip ekonomiye katkı sağlamak mümkün. Bu büyük potansiyeli boşa harcamayalım, Dünya’nın ilk Enerji Kanalı‘nı yapalım” ifadesini kullandı.

Kanalın etrafında bina yerine alternatif enerji blokları inşaa edilebilir.

Kanalın açılmasına yönelik çalışmalarda bölgede ciddi bir kamulaştırma olacağını anlatan Kumbaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu kamulaştırmanın ardından kanalın etrafında ne görmek isteyeceğimize karar vermemiz lazım. Kanal bittikten sonra oraya ağaç mı dikeceğiz, bina mı dikeceğiz yoksa en doğrusunu yapıp rüzgar türbinleri, güneş panelleri, enerji bitkileri mi dikeceğiz? Kaldı ki böylesine büyük bir kanalda suyun akışından da enerji üretmek mümkün. Kanal İstanbul projesi nereden bakarsanız bakın aynı zamanda potansiyeli çok yüksek bir enerji projesi.”

Enerji kanalın finansmanına büyük ölçüde destek olur

Yenilenebilir enerji yatırımlarının kendisini çok hızlı bir şekilde amorti ettiğine dikkati çeken Kumbaroğlu, “Bir tarafta enerji üretiminden sağlanacak gelir proje finansmanına destek olur, diğer taraftan yenilenebilir enerji üretimi karbon azaltımını sağlar. Çılgın projemiz daha da çılgın olur, Dünya’da örnek ve ilgi odağı haline gelir” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Enerji Tasarrufu Etmek için ne yapılmalı

Yayınlanma tarihi

-

İZODER Başkanı Levent Pelesen

İZODER Başkanı Levent Pelesen: “Enerjiyi israf etmemek için ısı yalıtımlı binaların yaygınlaşmasına öncelik vermeliyiz”

İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, ‘Enerji Verimliliği Haftası’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Günümüzde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltma imkanı sağlayan yalıtım uygulamalarının stratejik önemi daha da artıyor. Ülke olarak, enerjiyi israf etmememiz için ısı yalıtımlı, sürdürülebilir, çevre dostu binaların yaygınlaşmasına öncelik vermeliyiz” dedi.

Yalıtımla kışın ısıtma, yazın da soğutma amacıyla harcanan enerjiden ortalama yüzde 50tasarruf sağlandığına dikkat çeken İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Doğru ısı yalıtımı uygulamaları, doğalgaz ve eletrik faturalarını yarı yarıya düşürdüğü için konut sakinlerinin bütçesini ve konforunu direkt ilgilendiriyor. Ayrıca binalarda tüketilen enerji Türkiye ekonomisi için de çok önemli çünkü toplam enerji tüketiminin yüzde 40’a yakını binalarda harcanıyor.

Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık yüzde 15 azaltmamız mümkün. Ayrıca Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için kentsel dönüşüm sürecini iyi değerlendirmeliyiz. Yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, milli ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkı sağlayabiliriz” diye konuştu.

Enerji verimliliğinde AB normlarına ulaşmanın Türkiye’nin hayati hamlesi olacağını vurgulayan Levent Pelesen, şöyle konuştu: “Ülke olarak enerji verimliliği hedeflerine ulaşmak için tüm olanaklara sahibiz. Özellikle ekonomik ve sosyal hedeflerimiz için enerji verimliliği konusunda gerekli adımları atmak, öncelikli sorumluluğumuz olmalı. İZODER olarak, ancak ısı yalıtımıyla donatılmış enerji verimli binalarda, sağlıklı, güvenli ve konforlu yaşam koşullarının sağlanabileceğini kamuoyuna aktarmaya devam edeceğiz.” 

Devamını oku

Enerji Sektörü

Enerji Tasarrufunda Veri Merkezlerinin Rolü Artıyor

Yayınlanma tarihi

-

Free Cooling

Dünya çapında sayısı giderek artan veri merkezleri, enerji tüketiminde de öne çıkan bir sektör haline geliyor. Free Cooling teknolojisi ile yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu yapan Radore, veri merkezlerinin tasarruf için izlemesi gerekenleri 4 adımda paylaşıyor

Dijitalleşme ile birlikte sayıları ve iş yükleri giderek artan veri merkezleri, enerji tüketiminde de ön plana çıkan bir sektör haline geliyor. Berkeley Lab’ın yaptığı araştırmaya göre ABD’deki veri merkezleri tüm ülkedeki elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 4’ünden sorumlu. Emerson tarafından yapılan araştırmaya göre ise hem sosyal medya hem de bulut teknolojilerinde yaşanan devrimle birlikte 2025 yılında güç yoğunluğunun rack başına 52 kW’ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Tam da bu noktada daha çevreci bir teknoloji endüstrisi için veri merkezlerine önemli işler düşüyor. 

İklimlendirme altyapısında kullandığı “Free Cooling” teknolojisi ile yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu yapan Radore Veri Merkezi, enerji tasarrufu konusunda göz önünde bulundurulması gerekenleri şu şekilde sıralıyor:

  • PUE oranı düşüklüğü: Açılımı ‘enerji kullanımı verimliliği’ olan PUE oranının düşük olması bir veri merkezinin ne kadar verimli çalıştığını gösteren en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki veri merkezlerinin ortalama PUE oranı 1,85 olarak belirlenirken, Radore’nin yıllık PUE oranı ortalaması ise 1.43 seviyesinde bulunuyor.
  • Yeni nesil iklimlendirme cihazları: Veri merkezindeki BT bileşenlerinin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için belirli iklimlendirme şartları gerekiyor. Cihazların ihtiyacı olan sıcaklık ve nem oranları sağlanmazsa arızalar ve iş sürekliliğini etkileyen durumlar oluşabiliyor. Yeni nesil iklimlendirme cihazları sayesinde ise bu risk en düşük seviyeye indirgenebileceği gibi elektrik sarfiyatını da ciddi oranda azaltıyor. 
  • Enerjinin kullanımının doğru takibi: Veri merkezindeki tüm kabinlerin enerji tüketimlerinin anlık şekilde izlenmesi sayesinde planlama dışında gerçekleşen enerji tüketimlerine yönelik hızlıca önlem alınabiliyor. Aynı zamanda doğru maliyet analizleri sayesinde ek tasarruf imkânı doğuyor.
  • Bulut bilişim ve sanallaştırma teknolojileri: Boşta bekleyen ya da kapasitesinin altında kullanılan fiziksel BT bileşenleri hâlihazırda enerji harcamaya devam ediyor. Bulut bilişim ile gelen sanallaştırma teknolojileri ise sistem kaynaklarının çok daha verimli bir şekilde paylaştırılmasını sağladığı için önemli oranda verimlilik sağlıyor.

Free Cooling teknolojisi sayesinde yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu yapan Radore Veri Merkezi ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi için blog.radore.com adresini kullanabilirsiniz.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ