Takip Edin

Enerji Sektörü

Kanal İstanbul, ilk Enerji kanalı neden olmasın!

Yayınlanma tarihi

-

Kanal İstanbul, ilk Enerji kanalı neden olmasın!

Tarihimizin en büyük yatırımlarından biri olarak kabul edilen Kanal İstanbul projesi için geri sayım devam ediyor. Uzmanlarına göre kanal dünyanın ilk Enerji Kanalı olmaya aday!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın proje’ olarak kamuoyuyla paylaştığı Kanal İstanbul projesi için çalışmalar devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin en önemli işlerinden biri olarak kabul edilen projenin yenilenebilir enerji açısından da Türkiye’ye çağ atlatabileceği ortaya çıktı.

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan KumbaroğluKanal İstanbul projesini ‘enerji kanalı‘ haline getirmenin mümkün olduğunun altını çizerek, kanalın etrafında yapılacak enerji tarımı ve kurulacak rüzgar türbinleri ile güneş çiftlikleri, içine döşenecek nehir türbinleri sayesinde hem çok değerli bir enerji üretimi yapılabileceğine hem de dünyanın ilgi odağı haline geleceğine dikkati çekti.

Kanal her açıdan bir fırsat enerji potansiyelini boşa harcamayalım

Kanal projesinin etrafında enerji üretimi için hazırlanacak fizibilite çalışmalarının büyük ölçüde olumlu çıkmasına kesin gözüyle baktığını anlatan Kumbaroğlu, “Kanalın içinden su akacak da rüzgar esmeyecek mi? Bu kanal güneş almayacak mı? Böyle bir şey mümkün değil. Orada hem rüzgar esecek hem de güneş olacak. Akan suyu da, esen rüzgarı da, gelen güneşi de ülke çıkarları için enerjiye çevirip ekonomiye katkı sağlamak mümkün. Bu büyük potansiyeli boşa harcamayalım, Dünya’nın ilk Enerji Kanalı‘nı yapalım” ifadesini kullandı.

Kanalın etrafında bina yerine alternatif enerji blokları inşaa edilebilir.

Kanalın açılmasına yönelik çalışmalarda bölgede ciddi bir kamulaştırma olacağını anlatan Kumbaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu kamulaştırmanın ardından kanalın etrafında ne görmek isteyeceğimize karar vermemiz lazım. Kanal bittikten sonra oraya ağaç mı dikeceğiz, bina mı dikeceğiz yoksa en doğrusunu yapıp rüzgar türbinleri, güneş panelleri, enerji bitkileri mi dikeceğiz? Kaldı ki böylesine büyük bir kanalda suyun akışından da enerji üretmek mümkün. Kanal İstanbul projesi nereden bakarsanız bakın aynı zamanda potansiyeli çok yüksek bir enerji projesi.”

Enerji kanalın finansmanına büyük ölçüde destek olur

Yenilenebilir enerji yatırımlarının kendisini çok hızlı bir şekilde amorti ettiğine dikkati çeken Kumbaroğlu, “Bir tarafta enerji üretiminden sağlanacak gelir proje finansmanına destek olur, diğer taraftan yenilenebilir enerji üretimi karbon azaltımını sağlar. Çılgın projemiz daha da çılgın olur, Dünya’da örnek ve ilgi odağı haline gelir” şeklinde konuştu.

Emlakhaberi.com Editörü Sizlere Doğru Tarafsız Özel haberler yazarak bilgi almanızı ve doğru fikirlerle yatırım yapmanız için bilgi aktaran içerikler giriyorum.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Sektörü

Temiz enerji yatırımları küresel olarak yüzde 8 düştü!

Yayınlanma tarihi

-

Güneş enerjisi yatırımları düştü!

Araştırma şirketi Bloomberg NEF’in belirttiğine göre, küresel temiz enerji yatırımları 2017 yılına göre %8 oranında düşüş göstererek toplam 332,1 milyar dolar gerçekleşti.

Araştırma şirketi Bloomberg NEF’in (BNEF) belirttiğine göre, küresel temiz enerji yatırımları 2017 yılına göre %8 oranında düşüş göstererek toplam 332,1 milyar dolar gerçekleşti.

Geçtiğimiz yıl dolar yatırımındaki değişim açısından temiz enerji sektörleri arasında keskin zıtlıklar yaşandı. Rüzgâr yatırımları%3 artarak 128,6 milyar $ ‘a yükseldi ve denizüstü (offshore) rüzgar enerjisi en yüksek ikinci yıla sahip oldu. Akıllı sayaç kullanımlarına ve elektrikli araç yatırımlarında da artış görüldü.

Güneş enerjisi sektöründe ise, toplam yatırım %24 düşerek 130,8 milyar dolara geriledi. Bu azalmanın bir kısmı, aşırı biçimde azalan sermaye maliyetlerinden kaynaklandığı ifade ediliyor.

BNEF’in bir megawatt fotovoltaik kapasite yükleme maliyeti konusundaki küresel ölçütüne göre, imalatçıların Dünya pazarındaki birçok PV modülü karşısında satış fiyatlarını düşürmeleri nedeniyle 2018’de % 12 düştü.

BNEF’in araştırmalarına göre finans açısından en büyük güneş enerjisi projeleri Fas ve Hindistan’da gerçekleştirildi. Fas’ta 800 MW’lık NOORm Midelt tesisi için 2.4 milyar dolar, 709 MW’lık Hindistan’daki NLC Tangedco tesisi için ise 500 milyon dolar harcama yapıldı. Hindistan, fotovoltaik tesisler için megavat başına en düşük sermaye maliyetine sahip ülkelerden biri olarak karışımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz yıl yenilenebilir enerji projelerine ve Dünya’daki küçük ölçekli güneş sistemlerine yapılan toplam yatırımın artmasına rağmen, yıllık bazda % 13 düşüşle 256.5 milyar dolara geriledi.

Denizüstü (offshore) rüzgar enerjisi 25.7 milyar dolar yatırım ile % 14’lük bir paya sahip olarak geçtiğimiz yıl yapılan temiz enerji teknolojileri yatırımlarının büyük bir kısmını oluşturdu. Geçen yıl öne çıkan rüzgar enerjisi yatırımları ise Avrupa ve Çin’de gerçekleştirildi. Avrupa’da Kuzey Denizi’nde 900 MW’lık Moray Firth East santrali için 3.3 milyar dolar, Çin’de 13 rüzgar enerjisi santralin inşaat işlemleri için ise yaklaşık 11.4 milyar dolar yatırım yapıldı.

BNEF Rüzgar Analisti Başkanı David Hoster; “Denizüstü rüzgar enerjisi yatırımlarında değişiklikler gözlemleniyor.  İngiltere ve Almanya gibi ülkeler bu sektörde öncü olmaya devam ediyor fakat Çin en büyük Pazar olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan, Tayvan ve ABD Doğru sahili gibi yeni yerler de yatırımcıların ilgisini çekiyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Karadaki (onshore) rüzgar enerjisi ise, geçen yıl küresel olarak% 2 artışla 100,8 milyar dolarlık bir yatırım alanı buldu. En büyük projeler ise Güney Afrika ve ABD’de gerçekleştirildi. Güney Afrika’daki 706 MW’lık Enel Green Power santrali için yaklaşık 1.4 milyar dolar, ABD’deki 600 MW’lık Xcel Rush Creek santrali için ise 1 milyar dolar yatırım yapıldı.

Geçtiğimiz yıl biyokütle ve atıktan enerji santrali yatırımları %18 oranında artış göstererek toplam 6.3 milyar dolarlık yatırım aldı. Yine biyokütle enerjisine dayalı bir sektör olan biyoyakıt endüstrisi ise %47 oranında artış göstererek 3 milyar dolarlık yatırım alanı buldu.

Jeotermal enerjisi %10 yükselerek 1.8 milyar dolar, hidroelektrik enerjisi küçük ölçeklerde %50 artarak 1.7 milyar dolar ve büyük ölçeklerde %16 artarak 180 milyon dolar yatırım aldı.

2018 yılında 100 milyar dolar ile en fazla temiz enerji yatırımı yapan ülke Çin oldu. ABD ise %12 artış göstererek 64.2 milyar dolar yatırımla ikinci sırada yer aldı. Yatırımcılar, ABD’de deki teşviklerden yararlanmak için rüzgar ve güneş enerjilerine yatırım yapmaya özen gösterdiler.

Avrupa temiz enerji yatırımlarında %27 artış göstererek 74.5 milyar dolarlık beş Deniz üstü rüzgar enerjisi projesi ile lider oldu.  2018 yılında temiz enerjiye toplamda 2 milyar dolar yatırım yapılmasına katkı sağlayan diğer yerler ise şöyle oldu:

  • Japonya: 27.2 milyar $, %16 düşüş
  • Hindistan: 11.1 milyar $, %21düşüş
  • Almanya: 10.5 milyar $, %32 düşüş
  • Birleşik Krallık: 10.4 milyar $, %1 yükseliş
  • Avustralya: 9.5 milyar $, %6 yükseliş
  • İspanya: 7.8 milyar $, 7 kat yükseliş
  • Hollanda: 5.6 milyar $, %60 yükseliş
  • İsveç: 5.5 milyar $, %37 yükseliş
  • Fransa: 5.3 milyar $, %7 yükseliş
  • Güney Kore: 5 milyar $, %74 yükseliş
  • Güney Afrika: 4.2 milyar $, 40 kat artış
  • Meksika: 3.8 milyar $, %38 düşüş
  • Vietnam: 3.3 milyar $, 18 kat artış
  • Danimarka: 3.2 milyar $, 5 kat artış
  • Belçika: 2.9 milyar $, 4 kat artış
  • İtalya: 2.8 milyar $, %11
  • Fas: 2.8 milyar $, 13 kat artış
  • Tayvan: 2.4 milyar $, %134 artış
  • Ukrayna: 2.4 milyar $, 15 kat artış
  • Kanada: 2.2 milyar $, %34 düşüş
  • Türkiye: 2.2 milyar $, %5 düşüş
  • Norveç: 2 milyar $, değişim olmadı

Kaynak: PV Magazine

Devamını oku

Enerji Sektörü

2. YEKA ihalesi iptal edildi!

Yayınlanma tarihi

-

YEKA solar enerji ihalesi iptal

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, ikincisi yapılacak güneş enerjisi YEKA ihalesi iptal edildi

Bakanlığın ilanı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, Güneş Enerjisine Dayalı YEKA ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma’nın iptal edilmesine karar verildi.

İhalenin, Şanlıurfa-Viranşehir’de 500, Niğde-Bor‘da 300 ve Hatay-Erzin’de 200 megavat kapasite için gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

Daha önce Resmi Gazete‘de 5 Ekim 2018 tarihinde ilanına çıkılan İhale için, son tekliflerin 31 Ocak 2019’da alınacağı duyurulmuştu.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Enerji Tasarrufu Etmek için ne yapılmalı

Yayınlanma tarihi

-

İZODER Başkanı Levent Pelesen

İZODER Başkanı Levent Pelesen: “Enerjiyi israf etmemek için ısı yalıtımlı binaların yaygınlaşmasına öncelik vermeliyiz”

İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, ‘Enerji Verimliliği Haftası’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Günümüzde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltma imkanı sağlayan yalıtım uygulamalarının stratejik önemi daha da artıyor. Ülke olarak, enerjiyi israf etmememiz için ısı yalıtımlı, sürdürülebilir, çevre dostu binaların yaygınlaşmasına öncelik vermeliyiz” dedi.

Yalıtımla kışın ısıtma, yazın da soğutma amacıyla harcanan enerjiden ortalama yüzde 50tasarruf sağlandığına dikkat çeken İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Doğru ısı yalıtımı uygulamaları, doğalgaz ve eletrik faturalarını yarı yarıya düşürdüğü için konut sakinlerinin bütçesini ve konforunu direkt ilgilendiriyor. Ayrıca binalarda tüketilen enerji Türkiye ekonomisi için de çok önemli çünkü toplam enerji tüketiminin yüzde 40’a yakını binalarda harcanıyor.

Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık yüzde 15 azaltmamız mümkün. Ayrıca Avrupa standartlarına uygun, enerji tasarruflu binalara sahip olabilmek için kentsel dönüşüm sürecini iyi değerlendirmeliyiz. Yeniden inşa edilecek tüm binalara, doğru malzeme ve Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip ustalarla doğru uygulama yaptırırsak, milli ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkı sağlayabiliriz” diye konuştu.

Enerji verimliliğinde AB normlarına ulaşmanın Türkiye’nin hayati hamlesi olacağını vurgulayan Levent Pelesen, şöyle konuştu: “Ülke olarak enerji verimliliği hedeflerine ulaşmak için tüm olanaklara sahibiz. Özellikle ekonomik ve sosyal hedeflerimiz için enerji verimliliği konusunda gerekli adımları atmak, öncelikli sorumluluğumuz olmalı. İZODER olarak, ancak ısı yalıtımıyla donatılmış enerji verimli binalarda, sağlıklı, güvenli ve konforlu yaşam koşullarının sağlanabileceğini kamuoyuna aktarmaya devam edeceğiz.” 

Devamını oku

Enerji Sektörü

Enerji Tasarrufunda Veri Merkezlerinin Rolü Artıyor

Yayınlanma tarihi

-

Free Cooling

Dünya çapında sayısı giderek artan veri merkezleri, enerji tüketiminde de öne çıkan bir sektör haline geliyor. Free Cooling teknolojisi ile yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu yapan Radore, veri merkezlerinin tasarruf için izlemesi gerekenleri 4 adımda paylaşıyor

Dijitalleşme ile birlikte sayıları ve iş yükleri giderek artan veri merkezleri, enerji tüketiminde de ön plana çıkan bir sektör haline geliyor. Berkeley Lab’ın yaptığı araştırmaya göre ABD’deki veri merkezleri tüm ülkedeki elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 4’ünden sorumlu. Emerson tarafından yapılan araştırmaya göre ise hem sosyal medya hem de bulut teknolojilerinde yaşanan devrimle birlikte 2025 yılında güç yoğunluğunun rack başına 52 kW’ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Tam da bu noktada daha çevreci bir teknoloji endüstrisi için veri merkezlerine önemli işler düşüyor. 

İklimlendirme altyapısında kullandığı “Free Cooling” teknolojisi ile yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu yapan Radore Veri Merkezi, enerji tasarrufu konusunda göz önünde bulundurulması gerekenleri şu şekilde sıralıyor:

  • PUE oranı düşüklüğü: Açılımı ‘enerji kullanımı verimliliği’ olan PUE oranının düşük olması bir veri merkezinin ne kadar verimli çalıştığını gösteren en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki veri merkezlerinin ortalama PUE oranı 1,85 olarak belirlenirken, Radore’nin yıllık PUE oranı ortalaması ise 1.43 seviyesinde bulunuyor.
  • Yeni nesil iklimlendirme cihazları: Veri merkezindeki BT bileşenlerinin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için belirli iklimlendirme şartları gerekiyor. Cihazların ihtiyacı olan sıcaklık ve nem oranları sağlanmazsa arızalar ve iş sürekliliğini etkileyen durumlar oluşabiliyor. Yeni nesil iklimlendirme cihazları sayesinde ise bu risk en düşük seviyeye indirgenebileceği gibi elektrik sarfiyatını da ciddi oranda azaltıyor. 
  • Enerjinin kullanımının doğru takibi: Veri merkezindeki tüm kabinlerin enerji tüketimlerinin anlık şekilde izlenmesi sayesinde planlama dışında gerçekleşen enerji tüketimlerine yönelik hızlıca önlem alınabiliyor. Aynı zamanda doğru maliyet analizleri sayesinde ek tasarruf imkânı doğuyor.
  • Bulut bilişim ve sanallaştırma teknolojileri: Boşta bekleyen ya da kapasitesinin altında kullanılan fiziksel BT bileşenleri hâlihazırda enerji harcamaya devam ediyor. Bulut bilişim ile gelen sanallaştırma teknolojileri ise sistem kaynaklarının çok daha verimli bir şekilde paylaştırılmasını sağladığı için önemli oranda verimlilik sağlıyor.

Free Cooling teknolojisi sayesinde yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu yapan Radore Veri Merkezi ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi için blog.radore.com adresini kullanabilirsiniz.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ