Takip Edin

Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşüm’de vites yükseltiyoruz!

Yayınlanma tarihi

-

Özhaseki, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun da katıldığı Adana Sanayi Odası’nda (ADASO) düzenlenen “İmar barışı” konulu toplantıda yaptığı konuşmada, ülkenin yüz ölçümünün yüzde 66’sının, nüfusun ise yüzde 71’inin birinci derecede deprem bölgesinde olduğunu belirtti.

Özhaseki, 6 ve üzerindeki yıkıcı depremlerin son yüzyılda neredeyse 56 defa yaşandığını, her iki yılda bir olduğunu belirterek, son yüzyılda Türkiye’nin 83 bin insan kaybettiğini, mali olarak 100 milyar dolar kayıpları olduğunu vurguladı.

Uygun olmayan alanlarda konut yapıldığını söyleyen Özhaseki, “Halen tarım alanlarında, uygun olmayan zeminlerde çok yüksek katlı yapıları yapmak için de müthiş bir hırsla insanoğlu saldırmaya devam ediyor. Bizim biraz ders almamız lazım. ” dedi.

Japonya’dan örnekler veren Özhaseki, “Bizde küçücük depremlerde evler iş yerleri yıkılıyor. İnsanlar perişan oluyor, kimi camdan atlıyor, kimi balkondan atlıyor, kimi dama çıkıyor, kimi aşağı iniyor derken bir sürü ölenimiz var. Bu bizim için acı bir durum. ” diye konuştu.

Mimar Sinan’ın Süleymaniye Camisi’ni tüm bildiklerini yaptıktan, her türlü tedbirini aldıktan sonra “Allah’ın izniyle bu cami kıyamete kadar yaşar” dediğine dikkati çeken Özhaseki, “Biz toprağın üzerine geliyoruz. Biriketleri örüyoruz. İçine iki çocuğu atıyoruz. Sonra da deprem olduğunda ‘Kader canım’ diyoruz. Vallahi Cenab-ı Hak bize ne diyor bilmiyorum. Kadere benzemiyor bu iş. Garip bir şey var. Burada bizim biraz daha dikkatli olmamız gerekiyor.” dedi.

Özhaseki, Bakanlık olarak şehircilik şurasını topladıklarını, adeta imarın yeni yasalarını baştan sona yazdıklarını ancak erken seçim nedeniyle yasaların mecliste görüşülemediğini aktardı.

Özhaseki, Türk milletinin tüm Anadolu ve Trakya’da yaklaşık 26,5 milyon ev, iş yeri gibi bağımsız birim oluşturduğunu, biraz hassas davranılırsa bunun yüzde 80’inin imara aykırı olduğunun ortaya çıkacağını ifade ederek, böyle bir sıkıntı varsa bunun çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.

İmar barışı
İmar barışı uygulamaları hakkında bilgiler veren Özhaseki, imar barışı konusunda vatandaşların yapı kayıt belgelerini e-devlet üzerinden veya müdürlükler üzerinden yapabileceğini belirtti.

İmar barışıyla vatandaşın psikolojik olarak rahatlayacağını ifade eden Özhaseki, şunları söyledi:

“Önümüzdeki dönem Türkiye’de artık kentsel dönüşümün en hızlı yapılacağı bir dönem içerisine giriyoruz. Kentsel dönüşüm lafını bazı arkadaşlar kötü kullandığı için bunu kullanmaktan da imtina ediyorum. Efendim ‘rantsal dönüşüm’ oldu falan diyorlar. Kardeşim sen rantsal dönüşüm yapma bunu söyleyen adam. Bunu doğru dürüst yap. Bir rant varsa millete ver, topluma ver bunu ama kentsel dönüşüm bir gerçeklik. Bir keyfiyet değil. İstersek yaparız, evlerimiz de biraz yenilensin diye elimiz cebimizde keyif yaptığımız bir ortam değil. Bu ülke için yüzde 100 bir gerçeklik ve zorunluluk. Arkadaşlar dünyada 10 tane en riskli metropol şehir sayılıyor. Birisi İstanbul.”

Özhaseki, ülkenin deprem kuşağı üzerinde olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

“Bizim tedbir almamız gerekmiyor mu 4 milyon 600 bin bağımsız birimin olduğu İstanbul’da. Allah korusun. İki farklı araştırma raporu var. Birisi Kandilli, birisi meclisin yapmış olduğu. İkisinde de hasar görecek bina sayısı 600 binlerle ifade ediliyor. Ne kadar kurtarma tedbiri alırsanız alın, ne kadar ekip dizerseniz dizin iki sokağa, 5 sokağa, 25 sokağa 125 sokağa giresiniz. Her bir binada 100 kişi çalışıyor. Aşağıda birisi kaldı kurtarayım diye diğer tarafta insanlar Allah korusun çığlık çığlığa can verirler. Bu bizim için zorunluluk.”

Kentsel dönüşümde özellikle projelerde yerli imalatın kullanılmasına önem vereceklerini ifade eden Özhaseki, “Kapı kolları, lambaları Çin’den, asansörleri Kore, Almanya’dan yok öyle.” dedi.

Özhaseki, yaptıkları hesaba göre yılda 500 bin konutu değiştirecek güçte olduklarını, bunun bu piyasaya 200 milyar lira civarında can suyu girmesi, 250 sektörün canlanması anlamına geldiğini aktardı.

İmar barışında başvuruların 250 bini geçtiğini belirten Özhaseki, siteye girip inceleyen, form doldurmaya devam eden kişinin bir milyondan fazla olduğunu, günde 80-100 bine yakın müracaatın olduğunu kaydetti.

Terör örgütleri
Özhaseki, Doğu ve Güneydoğu illerinin koordinatör bakanı olarak o bölgelerdeki yatırımlara imrendiğini, bazen kendi şehrinde niye yok diye de hayıflandığını belirtti.

Terör örgütünün “çukur” eylemlerini anımsatan Özhaseki, “Buna her taraftan destek verdiler. En önemli televizyonlarımızda bunların liderleri sazlar çaldılar, türküler söylediler. Cumhuriyet gazetesinde PKK’lı teröristlerle röportaj yapıldı. Gözlerimle gördüğüm, okuduğum için söylüyorum. ‘Çiçek çocuk’ muamelesi yaptılar. Bu katiller sürüsü yere izmarit atmazlarmış, çevreciymiş. Aslan gibi yavrularımızı vuruyor bu katiller ne çevreciliğinden bahsediyorsunuz.” dedi.

Özhaseki, ikinci bir örgüt olarak FETÖ’nün ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi:

“Hiç kimse kimseye numara yapmasın şu ramazan gününde. Bunların kafaya almadığı bir tek Allah’ın kulu yok. Herkesi kafaya aldılar. Niye? Kibar bir yüzle geldiler. ‘Hizmet eriyiz, çocuklarınızı verin okutalım’ dediler. Sağdan sola tüm liderleri kafaya aldılar. FETÖ’nün konuşmaları. ‘Bir tane şefaat hakkım olsa Ecevit’e yapardım’ diyor. Lanet sen zaten kendini cehennemden  kurtaramazsın da Ecevit’e nereden şefaat edeceksin. Yani onu da kafaya alıyor. Derdi orada. Herkesi kafaya alıyorlar ve işlettiler milleti. Gerçek yüzlerini 15 Temmuz’da gördük.”

Özhaseki, DEAŞ’ın İslam tarihi içindeki hiçbir akımdan olmadığını belirterek, üç terör örgütünün de aynı ülkeden beslendiğini, aynı yerden para aldıklarını, istedikleri tek şeyin Türkiye’yi diz çöktürmek olduğunu sözlerine ekledi.

“Çevre ve şehircilik anlamında yaptıklarımız ortada”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu da Adana’nın geçmişten bugüne gelen sıkıntıları ve sorunlarını bildiklerini anlatarak, yeni değişen süreçlerin, ortaya çıkan ihtiyaçların takipçisi olduklarını belirtti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ülke ve kent için yerine getirdikleri yaban hayatı planı, imar barışı, kentsel dönüşüm, yeniden yapılandırma ve teşvikler süreçlerini anlatan Sarıeroğlu, bu uygulamaların vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.

Sarıeroğlu, “16 yıldır AK Parti olarak çevre ve şehircilik anlamında yaptıklarımız ortada. Yeşil alanların artırıldığı, sosyal donatı imkanlarının olduğu akıllı şehirler konusunda çok güçlü adımları attığımız dönemleri yaşıyoruz. Bu bakış açısıyla Adana’mızın da bir dönüşüm değişim sürecini daha hızlı yaşayacaktır diye düşünüyorum.” dedi.

Emlakhaberi.com Editörü Sizlere Doğru Tarafsız Özel haberler yazarak bilgi almanızı ve doğru fikirlerle yatırım yapmanız için bilgi aktaran içerikler giriyorum.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kentsel Dönüşüm

İmar Barışı’na Başvuru sayısı 4 milyonu aştı

Yayınlanma tarihi

-

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca uygulamaya konulan İmar Barışı düzenlemesinde başvuru sayısı 4 milyon 141 bin 52’ye ulaştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca uygulamaya konulan İmar Barışı düzenlemesinde başvuru sayısı 4 milyon 141 bin 52’ye ulaştı, vatandaşlarca 1 milyar 643 milyon 280 bin lira ödeme yapıldı. Bakanlıktan alınan bilgiye göre, konutların imar ve iskan sorununu çözmesi hedeflenen İmar Barışı düzenlemesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi için e-Devlet üzerinden 8 Haziran’da başlayan başvurulara vatandaşların ilgisi sürüyor.

İmar Barışı düzenlemesine yapılan başvuru sayısı iki ayda 4 milyon 141 bin 52’yi buldu. Bu başvurulardan 3 milyon 654 bin 601’i konut, 376 bin 27’si ticari yapı, 110 bin 300’ü tarımsal yapı ve 124’ü güneş enerjisi santrali için yapıldı. Bu kapsamda 306 bin 399 yapı kayıt belgesi verilirken, vatandaşlarca belge bedeli olarak 1 milyar 643 milyon 280 lira ödeme yapıldı.

Vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedeflenen İmar Barışı düzenlemesi, 31 Aralık 2017’den önceki ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapıları kapsıyor.

PTT şubelerinden alınan e-Devlet şifresi ile “www.turkiye.gov.tr” adresine veya “e-Devlet” mobil uygulamasına giren vatandaşlar, burada yer alan kurumlar bölümünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait sayfaya erişebiliyor. Sayfaya giriş yapan yapı sahipleri, “İmar Barışı Başvuruları” bölümüne girdikten sonra istenilen bilgileri doldurarak başvurularını tamamlıyor. Düzenlemede son başvuru günü 31 Ekim 2018 olarak belirlendi, bedeli ise 31 Aralık 2018’e kadar ödenebilecek.

Devamını oku

Kentsel Dönüşüm

Deprem’in izleri dönüşüm ile siliniyor!

Yayınlanma tarihi

-

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan, 17 Ağustos 1999’da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin izleri kentsel dönüşüm uygulamalarıyla silinmeye çalışılırken, pek çok yasal düzenlemeyle de kalıcı tedbirler alındı.

AA muhabirinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından aldığı bilgiye göre, Türkiye’nin deprem konusunda en kötü tecrübelerinin başında gelen Marmara depreminde 35 bin 180 konut ve 5 bin 770 iş yeri yıkıldı. 40 bin 757 konut ile 6 bin 57 iş yeri orta, 45 bin 86 konut ve 6 bin 128 iş yeri de hafif hasarlı olarak kayıtlara geçti.

Devlet eliyle depremin ardından yaraların sarılması için hızla harekete geçilerek, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Sakarya, Bolu ve Düzce’de bin 207 hektar alanda ve 42 ayrı sahada kalıcı konut projesi yürütüldü.

40 binden fazla kalıcı konut inşa edildi
Bu kapsamda, tamamen tahrip olan Adapazarı, Gölcük ve Körfez’i kapsayan 28 belediyenin altyapısı yeniden inşa edildi.

Bolu’da bin 700, Düzce’de 8 bin, Sakarya’da 8 bin, Kocaeli’nde 17 bin, Yalova’da 5 bin ve İstanbul’da da 800 olmak üzere ilavelerle deprem bölgesinde 40 binden fazla kalıcı konut inşa edildi.

107 kilometrelik yüksek standartlı yol yapıldı
Ayrıca, kalıcı konutların, kent merkezlerine bağlanması amacıyla 72 kilometresi duble yol, 35 kilometresi de çift şeritli olmak üzere toplam 107 kilometrelik yüksek standartlı yol yapıldı.

Bu proje bünyesinde, 19 köprülü kavşak, 18 hemzemin geçit ve 8 köprü inşa edildi.

Körfez otoyolu inşaatı ile bölgedeki ekonomik canlılık eskisinden daha iyi konuma getirildi.

Zorunlu Deprem Sigortası uygulaması yaygınlaştırıldı
Diğer taraftan, 17 Ağustos’ta yaşanan acı tecrübe, bu tarihten önce inşa edilen pek çok binanın depreme dayanıklı olmadığının belirlenmesi bakımından çok önemli bir dönüm noktası oldu.

Bu kapsamda, Bakanlık tarafından çok sayıda yeni mevzuat hayata geçirildi.

Öncelikle 2000 yılında Yapı Denetim Kanunu yürürlüğe girdi ve aynı yıl Zorunlu Deprem Sigortası tüm yapılarda uygulanmaya başlandı.

Deprem Yönetmeliği 2007’de uluslararası standartlara uygun şekilde yeniden düzenlendi.

Doğal afetlere hazırlık ve afet sonrası yapılacak uygulamalar ve bu uygulamalarda görev alacak kurum ve kuruluşların görevlerine ilişkin mevzuatta önemli düzenlemeler ve tedbirler getirildi.

Bunlar arasında, “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun, 5393 sayılı Belediye Kanunu, Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar Ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun, 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” yer alıyor.

Yasal düzenlemelere hız verildi
Öte yandan, 2011’de yaşanan Van Depremi sonrasında ise 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (Mayıs 2012) yürürlüğe girdi. Bu kanun kapsamında doğal afetlere hazırlıklı, modern yaşam standartlarına sahip, insan hayatını tehdit eden risklerden arındırılmış, yaşanabilir yerleşkelerin oluşturmasına yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm uygulamalarına başlandı.

Bakanlıkça sağlanan teknik ve mali destekler eşliğinde belediye başkanlıkları, TOKİ ve vatandaşların katılımı ile yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, bugün itibarıyla 53 farklı ilde, 230 riskli alan, 29 ilde 97 rezerv yapı alanı, 30 ilde 137 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı belirlendi. Bu alanların dışında 81 ildeki 585 bin konut ve iş yeri, riskli yapı olarak tespit edildi.

Söz konusu kentsel dönüşüm çalışmaları dahilinde Bakanlık tarafından, 1 milyon 250 bin bağımsız birimde ikamet eden yaklaşık 4 milyonu aşkın vatandaşın can güvenliğini teminat altına alacak, dönüşüm faaliyetleri sürdürülüyor.

Bakanlıkça, ayrıca bu uygulamaların gerçekleştirilmesine yönelik mali ve teknik destekler ilgili belediye başkanlıkları, paydaş kuruluşlar ve vatandaşlara sağlanıyor.

Son olarak 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16. Maddenin 18 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından “İmar Barışı” düzenlemesiyle, Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslar 6 Haziran 2018’de Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu kapsamda yaklaşık 13 milyon yapının imar ve ruhsat sorununun çözümüne yönelik çalışmalar başlatıldı.

Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesiyle oluşan yeni teşkilat yapısıyla, söz konusu afet odaklı kentsel dönüşüm uygulamalarının ülke çapında hızlandırılarak, yaygın bir şekilde sürdürmeyi hedefliyor.

Devamını oku

Kentsel Dönüşüm

“İmar barışı ile depreme dayanıksız binaların dönüşümü hız kazanacak”

Yayınlanma tarihi

-

Topraklarının büyük çoğunluğu deprem kuşağında yer alan Türkiye’de depreme hazırlıklı olmak için kentsel dönüşümün büyük önem taşıdığını vurgulayan GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Bugün Türkiye genelinde 7.5 milyon riskli konutun dönüşmesi gerekiyor. Bunun için zaman kaybetmeden, prosedürlere kısa yollar oluşturarak sorunları çözmemiz gerekiyor. İmar barışı bu anlamda Türkiye için kangren olmuş sorunları ortadan kaldırırken, yarattığı gelir ile kentsel dönüşüme ivme kazandıracak” dedi.

Türkiye’de büyük yıkıma yol açan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 19’uncu yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan GYODER Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, hayata geçirilen tüm düzenleme ve yapılanmalara rağmen Türkiye’nin hala depreme tam anlamıyla hazırlıklı olmadığını belirtti.

Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Bugün Türkiye genelinde milyonlarca konutta halen binaların gücünü zayıflatan en önemli faktörlerden biri olan korozyonun önüne geçen su yalıtımı yok. 7.5 milyon konut ise dönüştürülmesi gereken konut statüsünde bulunuyor. Topraklarının büyük çoğunluğunun deprem kuşağında yer alan ülkemizde depreme hazırlıklı olmak için güvenli ve kaliteli yapılaşma anlayışıyla hereket etmeliyiz ve kentsel dönüşüm fırsatını iyi değerlendirmeliyiz” dedi.

Kentsel dönüşümün hız kazanması konusunda imar barışının büyük önem taşığını vurgulayan Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Yılda 500 bin adet konutu dönüştürürsek, dönüşümü 15 yıl gibi bir sürede tamamlayabiliyoruz. Bunun için zaman kaybetmeden, prosedürlere kısa yollar oluşturarak sorunları çözüp, önümüzdeki 15 yılda bu problemi el birliğiyle atlatmamız gerekiyor. Türkiye’de sayısı 13 milyona yaklaşan ruhsatsız yapının imar ve ruhsat sorununa çözüm getirecek olan imar barışı, hem Türkiye için kangren olmuş bir sorunu ortadan kaldıracak hem de yarattığı gelir ile kentsel dönüşüme ivme kazandıracak” diye konuştu.

Kentsel dönüşüm sürecinin başta büyükşehirler olmak üzerekapsamlı bir imar reformu ile planlanması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, şöyle devam etti:“Şehirlerimizi, talep ve ihtiyaçlara göre planlayıp geliştirmeli, değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz. İlgili yönetmeliklerin ihtiyaçlara ne ölçüde yanıt verdiğini sorgulanması ve denetlenmesini sağlamalıyız.”

GYODER olarak, kentsel dönüşüm çalışmalarına katkıda bulunmaya devam edeceklerini kaydeden Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Olası büyük bir depremde minimum kayıp verilmesi için riskli binaların yeniden, yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilmesi ve tüm Türkiye’nin yeniden yapılanması için çalışacağız. Deprem bilincinin toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmesi de yeniden yapılanma sürecine büyük bir ivme kazandıracaktır” dedi.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ