Takip Edin

Sektörel Haberler

Çocuk Oto Koltuğu Kullanımı Ölüm Oranını Azaltıyor

Yayınlanma tarihi

-

mammashow 9-10 ocak

Mammashow kapsamında düzenlenen ‘Bebeklerde Doğru Oto Koltuğu Kullanımı’ Paneli’nde konuşan BAGİDER Bebek Oto Koltuğu Çalışma Grubu Üyesi ve İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Kasım Yiğit, “Çocuk oto koltuğu daha çok şehirlerarası yollarda kullanılıyor, oysa kazaların bir çoğu aslında şehir içi yollarda meydana geliyor. Türkiye’de çocuk oto koltuğu kullanım oranı yüzde 24-28 arasında.Çocuk oto koltuğu kullanımı zorunlu olan ülkelerde çocuk ölümleri yüzde 3, zorunlu olmayan ülkelerde de ise bu oran yüzde 46.”dedi.

Geçtiğimiz yıl UNİCEF ile iş birliği yapan mammashow, bu yıl Türkiye’de çocuk oto koltuğu kullanılması konusunda farkındalık yaratmak üzere, Bebek Araç Gereçleri Üretici, İthalatçı ve Perakendeciler Derneği BAGİDER tarafından yürütülen #yarınlarımızolsun başlıklı sosyal sorumluluk kampanyasına destek veriyor. 10 Ocak Perşembe günü mammashow ev sahipliğinde ve Hassas Anne Ece Kumkale’nin moderatörlüğünde bebek oto koltuğu kullanmanın önemine dikkat çeken #yarınlarımızolsun başlıklı panel düzenlendi. Panele, BAGİDER Bebek Oto Koltuğu Çalışma Grubu Üyesi ve İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi PhD. Dr. Kasım Yiğit, Oyuncu/Influencer Akasya Asıltürkmen, Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetim Şube Müdürlüğü Uzmanı Mehmet Candan konuşmacı olarak katıldı. Oturum, BAGİDER Bebek Oto Koltuğu Projeleri’nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Enes Genç’in hoşgeldiniz konuşması ile başladı.

İkinci el üründen uzak durulmalı

Türkiye’de çocuk oto koltuğu kullanımının 4 yaşından sonra bırakıldığını ve hatta yüzde 76’ya yakın bir oranın kullanımda da yanlışlıklar yaptığını vurgulayan BAGİDER Üyesi Dr. Kasım Yiğit, “Öncelikle 12 yaşına gelene veya boyu 143 santim olana dek, çocuk oto koltuğu kullanılmalı. Hatta bu kullanım en az 15 aylık olana kadar arka yönelimli yani seyahat güzegahının ters yönüne Doğru olmalı. Bu biçim kullanım mesela İskandinav ülkelerinde 4 yaşına kadar zorunlu.” dedi. Özellikle ikinci el ürünlerden uzak durulması gerektiğinin de altını çizen Yiğit, orta ya da şiddetli bir kazaya karışan araçlarda oto çocuk koltuğunun darbe almasa bile kullanılmaması gerektiğini vurguladı. “Bu kazalarda mekanizma bozulabilir, bunu gözle anlamak mümkün değil. Bu nedenle ikinci el ürünlerin herhangi bir kazaya karışıp, karışmadığını da bilemeyiz. Yine ürünün son kullanım tarihi de çok önemli. Çünkü dış etkenlerden dolayı, plastik koruması, mekanizması zarar görebilir. Son kullanım tarihine bakmadan ikinci çocuk için kullanmak ya da başka birine vermek oldukça yanlış.” diye konuştu.

Zorunlu ülkelerde çocuk ölümleri yüzde 3

Türkiye’de çocuk oto kullanım oranının yüzde 24-28 arasında olduğunu ifade eden Dr. Kasım Yiğit, kazaların bir çoğunun aslında şehir içi yollarda meydana geldiğini oysa çocuk oto koltuğunun daha çok şehirlerarası yollarda kullanıldığını söyleyerek önemli bir uyarıda bulundu. Yiğit, kanunen kullanımın zorunlu olduğu ülkelerde çocuk ölümlerinin yüzde 3, olmayan ülkelerde de bu oranın yüzde 46 olduğunu sözlerine ekledi.

Çocuk oto kullanımı ve araçlarda güvenlik konusunda dünyadan ve Türkiye’den bilgiler de veren Dr. Kasım Yiğit, “Dünyada ilk defa emniyet kemeri Avustralya’nın Victoria eyaletinde sürücüler ve ön koltukta oturan yolcular için yasal olarak takılması mecburi hale getirildi. Türkiye’de ise bu tarih yasal olarak 1 Ocak 1992. Oto koltuğunun tarihçesi ise 1933 yılına dayanıyor. Dünyada ilk çocuk oto koltuğu 1933 yılında üretilmiş. Ülkemizde çocuk oto koltuğunun yasal olarak zorunlu hale geldiği tarih ise 1 Haziran 2010.” açıklamasında bulundu.

Çocuk oto koltuklarının devletçe belirlenmiş standartları olduğunu belirten Yiğit, koltukların çocukların ağırlıklarına uygun olması gerektiği, en güvenlisinin ise 0-4 yaş arası ISOfix sistemine sahip arka yönelimli, sünger yerine strafor kullanılan, yan darbe koruma sistemleri bulunan ve yüzünün dörtte üçünü kapatan koltuklar olduğunu kaydetti.

Kaza anında 8-10 kiloluk çocuğun ağırlığı 400 kiloya çıkıyor

Kişiden kişiye trafik kuralların uyma bilincinin değiştiğini söyleyerek konuşmasına başlayan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Uzman Trafik Polis Memuru Mehmet Candan, oto koltuğunun yaralanmaları ve can kayıplarını en aza indiren koruyucu bir tertibat olduğunun kanunlarımıza da yeraldığını vurguladı. Annelere büyük görev düştüğünü söyleyen Candan, “Bir çarpışma sırasında 8-10 kg’lık bir çocuğun kilosu 400 kilograma kadar çıkabiliyor. Bilinçsiz anneler işin boyutunu tahmin edemiyor. “ dedi.

Güvenlik için araç sağ şeritten gitmeli, çocuk oto koltuğu arka koltuk sağ tarafta olmalı

Çocuk oto koltuğunun en güvenilir kullanım yerinin arka koltuk ortası olduğunu ama üretimin o şekilde yapılmadığını belirten Candan, “Direksiyonda bulunan kişi mutlaka dikkatli bir şekilde sağ şeritten gitmeli. Çocuk oto koltuğu ise arka koltukta sağ tarafta olmalı. Yani en güvenli yer arka sağ taraf.” açıklamasında bulundu.

Toplu taşımalarda ve taksilerde çalışmalar yapılmalı

Oyuncu ve influencer Akasya Asıltürkmen ise özellikle annelerin kısa mesafede bir şey olmaz demelerine rağmen çok tatsız durumlarla karşılaşabileceklerini söyledi. Aslında ben kızımı erken yaşta toplu taşıma ile tanıştırmak istiyordum. Ancak anladım ki arabaya bağımlılığımız devam edecek. Toplu taşımalarda, taksilerde çocuk oto koltukları olması için çalışmalar yapılmalı. Belki ticari bir araç çağırırken tercihlerin görülebileceği aplikasyonlar olmalı. Ben oto koltuğu konusunda kızımla ilgili hiç sorun yaşamadım. Çünkü bunun bir zorunluluk olduğunu doğduğu andan ona hissettirdik. Araç içinde başka türlüsünü bilmiyor çünkü.” şeklinde konuştu.

Hastane çıkışından itibaren o koltuğa alıştırın

Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt ise çocukların oto koltuğuna alıştırılması konusunda önemli bilgiler verdi. Bozkurt, özellikle doğum sonrası, hastane çıkışından itibaren özel olarak üretilen bu koltuklar ile anında işe başlanılması gerektiğinin altını çizdi. Bozkurt, ilk 3 ay çocukların hareket kabiliyetlerinin kısıtlı olması nedeniyle sıkıntı yaşanmayacağını ancak 3 aydan sonra sıkıntının başlayacağını söyledi.

Bokurt sözlerine şöyle devam etti: “3 aylık olmadan önce çocuğu o koltuklara oturtun. 15 dakikalık periyotlar halinde bunu yapabilirsiniz. Aslında çocuğun tepkisi koltuğa değil hareketlerinin kısıtlanmasına. Arka yönelimli giderken kulak hareket var derken, gözler hareket yok diyor. Bu durumda beyin bir tutarsızlık var diyor ve mide bulantısı gibi huzursuzluklar başlıyor. Bunun için ilk olarak yolu görmesi için koltuğu yükseltebiliriz. Seyahatler uyku saatlerine denk getirilebilir. Arkaya bir ayna monte edilebilir. Uzun yolculuklarda molalar ile dışarı çıkartılarak hava aldırılabilir. Elinde bir oyuncağı olsun mesela ve mont giydirmeyin. Gerekirse içindekini alıp, bakıp, oynayacağı, önüne koyabileceğiniz bir yolculuk çantası yapın.”

Emlakhaberi.com Editörü Sizlere Doğru Tarafsız Özel haberler yazarak bilgi almanızı ve doğru fikirlerle yatırım yapmanız için bilgi aktaran içerikler giriyorum.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Haberler

Kar Group Hazır Beton Tesisini teknolojik olarak yeniledi!

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin yerin altındaki tamamı kapalı stoklu ilk beton santrali olma özelliği taşıyan tesis, aynı zamanda daha önce Yalova’da tamamlanan ve bu alanda ödül de kazanan başka bir tesisin ardından çevreye duyarlı ikinci tesis olarak hayata geçirildi.

Karbeton Sancaktepe Hazır Beton Tesisi’nin 10 milyon TL’lik bir yatırımla yenilendiğini söyleyen Kar Group Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Üçüncü, revizyonun ardından tesise yapılan yatırımlar hem teknolojik olarak yenilendi hem de hazır beton üretim kapasitesi arttı. Yatırımla ilgili bilgi veren Üçüncü “Sancaktepe tesisimizde bulunan iki beton santrali de arıtma sistemi, tamamı kapalı stok alanı, toz salınımı engelleyen filtre sistemi ve geniş yeşil alan planlamasıyla hayata geçirildi. Biz grup olarak yeşil ve çevre konusuna büyük önem veriyoruz ve tüm yatırımlarımızı bu kriterlerimiz doğrultusunda planlayarak hayata geçiriyoruz. Bu tesisimiz de diğerlerinde olduğu gibi hava kalitesinin korunması, gürültü, atık su kontrolü, akaryakıt, yağ ve kimyasal madde yönetimi, katı atık yönetimi ve trafik yönetimi gibi ayrıntılı çevre kontrolü unsurları göz önünde tutularak planlandı” dedi.

Karbeton Sancaktepe Hazır Beton Tesisi, İstanbul’un tüm Anadolu Yakası’na hizmet veriyor. Marmara Bölgesi’nde toplam 11 bölgede 14 beton santrali, 165 transmikser, 53 mobil, 8 adet sabit beton pompası ve 33 adet hidrolik dağıtıcı ile çalışmalarını sürdürüyor. Toplamda yıllık 2,5 milyon metreküp üretime sahip olan Kar Beton, 2 bin 750 metreküp saat kurulu kapasite ile faaliyetlerine devam ediyor.

Devamını oku

Emlak Turizm

Yalıkavak Marina Beach Hotel’de Hayallerin Ötesi Düğün

Yayınlanma tarihi

-

Hayallerin Ötesi Düğün

Konuklarına lüks ve konforu birlikte sunan Yalıkavak Marina Beach Hotel, maviyle yeşilin buluştuğu, egzotik destinasyonları aratmayacak muhteşem manzarasıyla; bu yıl görkemli düğünlerin tek adresi olacak. 

Ege Denizi’nin göz alıcı renklerinin keyfini çıkararak sevdikleriyle birlikte en mutlu anlarını ölümsüzleştirmek isteyen çiftler, Yalıkavak Marina Beach Hotel’de düzenleyecekleri seçkin bir organizasyonla rüyalarının da ötesinde bir gece yaşayabiliyorlar.

Yalıkavak Marina Beach Otel’in kendine ait kumsalında, beyaz kumların üzerinde evet diyen çiftler, palmiyeler arasındaki yemyeşil çimlerin üzerinde, kendi özel seçtikleri mönülerle davetlilerini ağırlıyor, o en güzel günün tadını çıkarıyorlar. 100-120 kişilik butik organizasyonlar için ideal bir alternatif olan Yalıkavak Marina Beach Hotel’de yer alan özel Sunset Suite ise kendi özel havuzu ve verandasıyla gelin ve damatlar için muhteşem bir konaklama seçeneği sunuyor.

Düğün misafirleri için ise Yalıkavak Marina’da yer alan Yalıkavak Marina Boutique Hotel, Beach Hotel’e yakınlığı ve konforu ile misafir konaklamaları için eşsiz bir alternatif sunuyor. 

Dünyanın en iyi süper yat marinası Yalıkavak Marina’da yer alan Beach Hotel’in konukları ayrıca ünlü markaların yer aldığı mağazalardan alışveriş yapma ve Türk Hamamı, Sauna ve Özel Spa masajlarıyla düğün yorgunluğunu atma imkanı buluyorlar. 

Yemyeşil doğası ve konforuyla konuklarına geniş yaşam alanları ve üstün hizmet kalitesi sunan Yalıkavak Marina Beach Hotel’de düğün organizasyonları bir peri masalına dönüşüyor. 

Dünya yatçılık sektörünün en prestijli kurumlarından biri olan The British Yacht Harbour Association (TYHA) tarafından “2018-2019 Dünya’nın En İyi Süper Yat Marinası” ödülüne layık görülen Yalıkavak Marina’da davetliler, isterlerse düğünlere tekneleri ile de katılabiliyorlar.

Devamını oku

Sektörel Haberler

Çimsa, Meksikalı çimento devi Cemex’in, İspanya Bunol Fabrikası’nı satın alıyor

Yayınlanma tarihi

-

Sabancı Holding iştiraklerinden Çimsa, küresel beyaz çimento pazarında lider oluyor. Çimsa, Meksikalı Cemex’in İspanya’daki beyaz çimento fabrikası Bunol’u satın alma anlaşması üzerinde görüşüyor. 2019’un ikinci yarısında tamamlanması beklenen satın alma ile Çimsa, küresel beyaz çimento ticaretinde en büyük oyuncu durumuna gelecek.

Sabancı Holding iştiraklerinden Çimsa, beyaz çimentoda dünya lideri oluyor. Dünyanın önde gelen çimento üreticilerinden Meksikalı Cemex’in İspanya’nın Valensiya şehrindeki Bunol Fabrikası’nın yaklaşık 180 milyon dolara Çimsa’ya satışı için ‘bağlayıcı anlaşma’ imzalamak üzere uzlaştı. Satışın 2019’un ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor. Bu satın alma işlemi ile birlikte, halen beyaz çimento üretim kapasitesinde Avrupa birincisi olan Çimsa, dünya liderliğine yükselecek.

Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “50 yıla yakın süredir var olduğumuz çimento işimizde, yeni yatırımımızla Sabancı olarak bugün bir dünya lideri haline gelmekten gurur duyuyoruz. Daha önce açıkladığımız, Yeni Neslin Sabancı’sı olarak tanımladığımız yol haritamızda yeni coğrafyalarda varolmak kritik önceliklerimizdendi. Türkiye’deki liderlik pozisyonumuzu uluslararası boyuta taşıyan bu yatırım,portföyümüzü daha dengeli ve daha dinamik yönetme stratejimiz açısından çok önemli bir adımdır. Dünyadaki gelişmeleri takip ederek, işlerimizi dünya standartlarında yöneterek, tecrübe ve birikimlerimizle küresel liderlik hedefliyoruz. Bu anlayışla, sanayi alanında kompozitle gerçekleştirdiğimiz dönüşümü şimdi de çimento sektöründe hayata geçiriyoruz. Sadece Sabancı Topluluğu için değil, ülkemiz için de değer yaratmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Mali boyutun ötesinde, teknik yöndeki kazanımlarımızı da ülkemizin çimento sektörünün gelişimi için kullanacağız. Global liderliğimizi güçlendirmek amacıyla önümüzdeki dönemde yeni adımlar atmak üzere de çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Avrupa’nın en teknolojik beyaz çimento fabrikası

Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Saka ise, Bunol Çimento Fabrikası’nın, Avrupa’daki en teknolojik beyaz çimento fabrikası olduğunu belirterek: “Çimsa, özellikle beyaz çimento ve özel ürünler alanındaki uzmanlığı ve geniş dağıtım yapılanmasıyla Türkiye’nin ihracat liderleri arasında yer alıyor. 2018 yılında Çimsa olarak, operasyonel karımızın yüzde 50’sinden fazlasını yurtdışı operasyonlarımızdan elde ettik. İspanya’daki Bunol Fabrikası’nın satın alınması ile birlikte, dünya çimento pazarının katma değeri en yüksek olan beyaz çimento işkolunda yeni bir aşamaya geçiyoruz.Bu yatırım kararıyla, Çimsa daha geniş bir coğrafyada söz sahibi oluyor. Avrupa’nın yanı sıra Kuzey Afrika ve Güney Amerika pazarlarında da güçlü bir ihracat ağı kuruyoruz. Çimsa’nın küresel çimento pazarındaki bu yeni ve daha güçlü konumu, Türkiye’nin ihracat gelirlerine sağlayacağımız katkıyı da çok daha iyi noktalara taşıyacaktır. Bunol Fabrikası’nın da üretim ve dağıtım ağımıza katılması ile birlikte, beyaz çimento üretim kapasitemizde yüzde 40 artış sağlayarak, Çimsa’yı küresel beyaz çimento ticaretinde dünyanın en büyüğü durumuna getirmiş olacağız” açıklamasında bulundu.

Bunol Fabrikası’nın Çimsa’ya devir işlemleri, gerekli izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından gerçekleşecek.

Devamını oku

Sektörel Haberler

Kone’den E-Link Sistemi Tek Noktadan Asansör ve Yürüyen Merdiven Takipi

Yayınlanma tarihi

-

kone-asansor

Özellikle insan akışının yoğun olduğu binalarda, daha yüksek güvenlik ve konfor için hem asansör hem de yürüyen merdivenlerin kontrolü ve takibi büyük önem taşıyor.

Asansör ve yürüyen merdiven sektörünün önde gelen ismi KONE, E-Link™ tesis yönetim aracı ile binalarda, bina sakinlerine mümkün olan en iyi hizmet kalitesinin sunulmasını sağlıyor. 

KONE E-Link™ ile tüm asansör ve yürüyen merdivenlerinizi tek bir konumdan takip edebilmeniz mümkün oluyor. Sistem; ekipmanlarınızın genel durumu, yoğunluk, trafik performansı ve kullanılabilirlik ile ilgili gerçek zamanlı bilgiler sunuyor. Kapsamlı izleme imkanları, asansör ve yürüyen merdivenlerinizin çalışma durumlarını detaylı bir şekilde takip etmenize olanak sağlıyor.

Kolay uzaktan konfigürasyon ve yönetim özelliği ise ekipmanlarınızın konfigürasyonunu uzaktan kontrol etmenizi ve yönetmenizi olanaklı hale getiriyor. KONE E-Link™, Kone asansör ve yürüyen merdivenleriniz hakkında gerçek zamanlı ve detaylı çalışma verileri ile her an ilgilileri bilgilendiriyor. Ayrıca önemli olayların yeniden izlenmesi ve analizi yoluyla güvenlik ve kontrolü geliştirirken, asansör modlarını uzaktan değiştirmenize ve asansörlerinizi uzaktan kilitlemenize de imkan tanıyor.

Tüm ekipmanlarınızın durumunu tek bir ekran üzerinde detaylı bir şekilde görebileceğiniz KONE E-Link™ Monitoring özelliği, asansör ve yürüyen merdivenlerinizin takibini olabildiğince kolaylaştırıyor. KONE E-Link™ Reporting özelliği ise asansör performansı (örneğin her kattan yapılan asansör çağrıları sayısı), destinasyon kontrol sistemi performansı (bekleme süreleri ve destinasyona varış süreleri), alarmlar vb. ile ilgili kapsamlı raporlar iletiyor.

www.kone.com.tr

Devamını oku

İcra İhale

Eskidji, Şekerbank Gayrimenkullerini Açık Artırma ile Satmaya Devam Ediyor

Yayınlanma tarihi

-

eskidji-sekerbank

Şekerbank’ın 54 ilde 251 adet İhtiyaç Fazlası Gayrimenkulü Eskidji Müzayedecilik tarafından26 Mart Salı Saat 14.00‘te düzenlenecek Açık Artırmada,   satışa sunuluyor. En düşük muhammen bedelin 5 bin TL olduğu müzayedede satılacak, KDV’den muaf gayrimenkuller arasında tarla, bağ bahçe, arsa, dükkan, büro ve konutlar bulunuyor.

“Müzayedecilik, bizim işimiz.” sloganı ile yola çıkan ve yılların tecrübesini başarıya dönüştüren Eskidji Müzayedecilik aracılığıyla satışa çıkacak Şekerbank gayrimenkullerinin,   en ucuzu  Afyonkarahisar’da 5 bin TL’ye 5.480 m² tarla, en pahalısı ise Trabzon OrtaHisar’da        685 bin TL’ye 5.518 m²  tarla olurken, Ankara Çankaya’da 110 m² mesken 180 bin TL muhammen bedel ile  satışa sunuluyor.

1- Muhammen bedeli 100 bin TL’ye kadar olanlar için 1.000 TL,
2- Muhammen bedeli 100 bin 1TL ile 500 bin TL’ye kadar olanlar için 5 bin TL,
3- Muhammen bedeli 500 bin 1 TL ile 1 milyon TL TL arası olanlar için 10 bin TL,
Katılım teminatı yatırarak, açık artırmaya katılım sağlanıyor.

 Piyasaya göre düşük muhammen bedeller ile başlangıç yapılan bu tarz müzayedelere, her kesimden alıcı katılabildiğinden geniş kitlelere hitap ediyor. Bu müzayede, internetin olduğu her yerden canlı olarak izlenebiliyor ve satın alma için online katılım da sağlanabiliyor. 

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ