Takip Edin

SEKTÖREL HABERLER

İnşaat Sektöründe ‘Çimento Zammı’ Krizi

Yayınlanma tarihi

-

insaat-Sektorunde-cimento-Zammi-Krizi

Müteahhitler Rekabet Kuruluna Taşıyacak

Ocak ayında yüzde 40 zam kararı alan ancak tepkiler üzerine zamları geri çeken çimento şirketleri ani bir kararla çimentoya yüzde 50 zam yaptıklarını açıkladı. Müteahhitler iş bırakma eylemine hazırlanırken İMFED başkanı Ziya Dağlıer konuyu rekabet kuruluna taşıyacaklarını belirtti.

Çimento şirketlerinin ocak ayının başlarında çimentoya yüzde 40’lara varan zam yapacaklarını duyurması müteahhitlerin tepkisine neden olmuştu. İnşaat Müteahhtleri Konfederasyonu (İMKON) zamlara tepki göstermek amacıyla şantiyeleri durduracaklarını belirtmişti. Gelen tepkiler üzerine çimento sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Çimento Mühtasilcileri Birliği (TMÇB) enflasyonla mücadele kapsamında zamları geri çektiklerini duyurru.

ZAM YAPMAYACAĞIZ DİYEN ÇİMENTO ŞİRKETLERİNDEN YÜZDE 50 ZAM

Çimento zamlarının geri çekilmesinden yaklaşık 1 ay sonra çimento şirketleri ani bir kararla yüzde 50 zam yaptıklarını açıkladı. Çimento firmalarının zam açıklamasının ertesi günü zamlı tarifeden satışlar yapılmaya başlandı. 

İzmir’deki inşaat sektörü temsilcileri ise yapılan zamlara tepkili. İMFED başkanı Ziya Dağlıer, İMDER başkanı İslam Yıldırım ve KAMDER başkanı Niyazi Gültekin konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

İzmir Müteahhitler Federasyonu (İMFED) başkanı Ziya Dağlıer;

REKABET KURULUNA GÖTÜRECEĞİZ

Son dönemde çıkan yönetmeliklerle, faizlerin yükselmesiyle, dövizdeki artışlarla ve inşaat maliyetlerindeki artışla inşaat sektörünün önü iyice tıkandı. Böyle zor bir süreçte çimento firmalarının çıkıp yüzde 50 zam yapmasının kabul edilebilir hiçbir tarafı yok. Çimento şirketleri inşaat firmalarını daha da çıkmaza sokuyor. Bu zamları rekabet kuruluna götüreceğiz. İnşaat sektörünün sorunu herkesin sorunu. Bu zammın hemen geri çekilmesi gerekiyor. Maliyetlerimiz çok artmış ve konut fiyatları hiç artmamışken bu zammı kabul etmemiz mümkün değil. Bu zamlar karşısında sessiz kalmayacağız. Tepkimizi ortaya koyacağız.

İzmir Müteahhitler Derneği başkanı İslam Yıldırım;

ŞANTİYELERİ DURDURABİLİRİZ

Çimentoya yapılan bu zammın hiçbir gerekçesi yok. Yapılan bu zammı kınıyoruz. Çıkıp yüzde 50 zammın nedeni açıklasınlar kabul edelim. Çimento yerli hammadde ile üretildiği için dövizdeki artıştan çok az etkilendi. Buna rağmen yüzde 50 zam yapmaları fırsatçılıktır. Birçok müteahhit arkadaşımız yüksek maliyetlerden dolayı inşaata başlayamıyor. Arsa sözleşmesi imzalayan çok sayıda arkadaşımız yaptığı masraflara rağmen sözleşmelerini iptal ediyor. Zaten satışların yavaşladığı bu süreçte yapılan bu zamlar durumu daha da güçleştiriyor. Derneğimizin çatı kuruluşu İMKON daha önce iş bırakma çağrısında bulunmuştu. Yapılan zamlar üzerine yeniden iş bırakma çağrısı yapılacaktır. Zamlar geri çekilmediği taktirde konfederasyonumuzun öncülüğünde İzmir’deki müteahhitler olarak iş bırakma eylemine gideceğiz.

Karşıyaka Yapı Müteahhitleri Derneği (KAMDER) başkanı Niyazi Gültekin;

ENFLASYONU DÜŞÜRMEK İÇİN DEĞİL YÜKSELMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORLAR

Türkiye Çimento Mühtasilcileri Birliği enflasyonla mücadele kapsamında yüzde 40 zammı geri çektiklerini açıklamasından 1 ay sonra bu kez yüzde 50 zam yapmaları tamamen art niyetten kaynaklanıyor. Çimento şirketleri enflasyonu düşürmek için değil yükselmek için mücadele ediyor. Gıda ve sebze-meyve fiyatlarında aşırı artış yapan firmalara müdahale edip ceza kesen Ticaret Bakanlığı’nın haksız bir şekilde yüzde 50 zam yapan çimento firmalarına da müdahale etmesini bekliyoruz. Tamamen kâr odaklı olan bu zamları kınıyoruz. 

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SEKTÖREL HABERLER

İstMarina AVM’de Aleyna Tilki İzdihamı

Yayınlanma tarihi

-

ist-marina-aleyna-tilki

Türk popunun parlayan yıldızı Aleyna Tilki, önceki gün İstMarina AVM’de unutulmaz bir konsere imza attı.

Başarılı sanatçı, kendisini dinlemek için saatler öncesinde konser alanına gelen binlerce kişiye bitmeyen enerjisi ve rekorlar kıran şarkılarıyla unutulmaz bir gün yaşattı.

Kartal sahilde denize nazır konumda, açık alan ferahlığı ile kapalı alan konforunu bir arada sunan yeni nesil alışveriş merkezi İstMarina, pop müziğin parlayan yıldızı Aleyna Tilki‘yi ağırladı. 

Genç popçu Aleyna Tilki, hafta sonu İstMarina AVM‘de verdiği konser ile kendisini dinlemeye gelen sevenlerine unutulmaz bir gün yaşattı. Alanı tam kapasite dolduran binlerce müziksever keyif dolu konserde müzik ziyafeti yaşadılar. 

Programına sevilen parçalarından ‘Cevapsız Çınlama’ şarkısı ile başlayan Aleyna Tilki, birbirinden hit şarkılarıyla iz bırakan bir performansa imza attı. Konser boyunca muhteşem dansları ve sahne şovlarıyla göz dolduran Tilki, 7’den 70’e her yaş grubundan seyircinin olduğu konserde salonu dolduran binlerce kişiyi bir kez daha sesine ve kendisine hayran bıraktı. 

Müzik listelerinde rekorlar kıran ‘Sen Olsan Bari’, ‘Cevapsız Çınlama’ ‘Yalnız Çiçek’ ve ‘Dipsiz Kuyu’yu İstMarina AVM izleyicileri ile hep bir ağızdan söyleyen Aleyna Tilki 1 saate yakın sahnede kalarak şarkılarıyla doyasıya eğlendirdi. 

DÜNYADA EN ÇOK DİNLENEN 30’UNCU ŞARKI OLDU

‘O sen olsan bari’ isimli parçanın YouTube listelerinde dünyada en çok dinlenen 30’uncu şarkı olduğuna dikkat çeken Aleyna Tilki “Hepiniz beni aynı anda sevip aynı anda içimdeki olgunluğu hissedip bana ‘Aleyna baba’ dediniz. Bu başarıyı elde etmeme vesile olduğunuz için size minnet borçluyum” dedi.

AVM konserlerinin sıcak atmosferini çok sevdiğini belirlen genç şarkıcı, “AVM’deki konserlerimi çok seviyorum. Biz bize oluyoruz o yüzden çok samimi buluyorum. Ama birbirimize doymuyoruz, tadımlık oluyor” diye konuştu.

Devamını oku

SEKTÖREL HABERLER

John Reed Black Label Metropol İstanbul’da

Yayınlanma tarihi

-

Metropol İstanbul

McFIT; “John Reed Black Label” markasıyla birlikte Metropol İstanbul’da kiraladığı 4 bin 414 metrekarelik alanda nisan ayında Türkiye pazarına giriyor.

7 ülkede 290 fitness merkezi ve 1 milyon 700 bine ulaşan üye sayısıyla Avrupa’nın en yaygın ve büyük fitness markalarından biri olan Almanya merkezli McFIT, nisan ayından itibaren “John Reed Black Label” markası ile beraber Türkiye’de faaliyete geçmeye hazırlanıyor.

İstanbul Ataşehir’de hayata geçirilmekte olan ve bir kısmında teslimlerin yapıldığı şehrin ikonik karma projelerinden Metropol İstanbul’da 4 bin 414 metrekare büyüklüğünde bir alan kiralayan firma; fitness spor

faaliyetleriyle birlikte sauna ve spa hizmetleri de verecek. Kulüp statüsünde çalışacak olan “John Reed Black Label”ın Avrupa’daki bazı merkezlerinde gastronomi hizmeti de veriliyor. Bu hizmetin İstanbul’daki merkezlerinde verilip verilmeyeceği daha sonra belli olacak.

Fitness devi, Metropol İstanbul’da yer kiraladı

Devamını oku

SEKTÖREL HABERLER

Süper Yatların Tercihi Yalıkavak Marina

Yayınlanma tarihi

-

Yalıkavak Marina

Yalıkavak Marina, denizcilik sektörünün kalbinin attığı Boat Show Tuzla’ya özel sunduğu fırsatlarla fuara katılan ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

İngiliz The Yacht Harbour Association tarafından (TYHA) “2018 Dünyanın En İyi Marinası” ödülü için aday gösterilen Yalıkavak Marina, Tuzla Viaport Marina’da 16 Şubat’ta kapılarını açan Boat Show Tuzla’da ziyaretçilerini ağırlıyor.

Denizcilik sektöründeki yeniliklerin nabzının tutulduğu fuarda katılımcılar, Yalıkavak Marina’nın standına uğrayarak entegre ürün ve hizmetleri hakkında bilgi alıyor ve marinanın fuara özel indirimli bağlama fiyatlarından da faydalanabiliyorlar.

25 Şubat’a kadar sürecek fuarda siz de Yalıkavak Marina’nın 3. Salondaki standına uğrayın ve size özel bağlama fiyatlarından yararlanın! 

Boat Show Tuzla’nın Türkiye’de denizcilik sektörünün nabzını tuttuğunu belirten Yalıkavak Marina Direktörü Deniz Akaltan şunları söyledi; “Akdeniz’in bir numaralı süper yat marinası olarak her yıl 1000’den fazla tekneye ev sahipliği yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Aralık ayında İngiliz The Yacht Harbour Association tarafından (TYHA) dünyanın en iyi marinası ödülü için aday gösterildik ve sonucunu heyecanla bekliyoruz. Yalıkavak Marina olarak misyonumuz Türkiye’deki yatçılık turizminin marka elçisi olmak.

Bu hedef çerçevesinde Düsseldorf, Londra, Dubai, Moskova ve Monaco gibi uluslararası fuarlarda ülkemizi temsil ediyoruz. Yabancı yat firmalarının ve yat sahiplerinin Bodrum Yarımadasını tercih etmesi bizim için büyük önem taşıyor. Yalıkavak marina olarak otellerimiz, açık hava AVM’miz ve dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilen marinamızla lüks ve kaliteyi birleştirerek ziyaretçilerimize ayrıcalıklı bir yaşam tarzı sunuyoruz.”

Devamını oku

SEKTÖREL HABERLER

Akçansa’dan Çanakkaleli gençlere 8 milyon TL’lik yatırım

Yayınlanma tarihi

-

akcansa

HeidelbergCement Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Scheifele: “Türkiye’deki işimizden memnunuz”

Akçansa’nın 8 milyon TL yatırımla kurarak Çanakkale’ye ve Çanakkaleli gençlere armağan ettiği Güzel Sanatlar Lisesi resmi açılışı, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, İl Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz, Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen, HeidelbergCement CEO’su Dr. Bernd Scheifele, Sabancı Holding Çimento Grubu ve Akçansa Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, HeidelbergCement İcra Kurulu Üyesi ve Akçansa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Gürdal ve Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar katılımıyla gerçekleşti.

Göçmen: “Genç nüfus en büyük itici gücümüz”

Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Göçmen, Akçansa’nın Türkiye’nin önemli çimento oyuncusu ve lideri olduğunu anımsattı.

HeidelbergCement ile başarılı bir ortaklık yürüttüklerine işaret eden Göçmen,

“Akçansa yüzde 50-50 ortaklığıyla Türk sanayide çok önemli bir kurumsal yönetişim örneğidir. Umarım ortağımız ile beraber bu başarılı faaliyetleri gelecekte çok daha başka boyutlara da taşıma fırsatımız olur. Türkiye çok önemli bir coğrafyada, bir kesim noktasında, Çanakkale de tarihi boyunca bu coğrafyanın en önemli kenti. Türkiye dünyanın en genç nüfuslarına sahip bir ülke. Bugün 82 milyon olan nüfusumuzu yaşa göre sınırladığınız zaman ortadaki vatandaşımızın yaşı 29,7. Türkiye gibi gelişmişlikte çok ileri olan bir ülkede böyle bir demografiye sahip olmak çok önemli.” diye konuştu.

Göçmen, Türkiye’de 25 milyondan fazla öğrenci bulunduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Genç nüfus geleceğimizin güvencesi ve en büyük itici gücümüz. Biz de Sabancı Holding’de ‘Yeni Neslin Sabancı’sı’ vizyonumuz doğrultusunda çalışıyoruz. Sabancı Holding çalışanlarının yaş ortalaması32. Sabancı Holding Türkiye’de toplanan verginin yüzde 8’inin karşılıyor. İstanbul Borsası’nın yüzde 10’udur. Dolayısıyla biz yeni nesle uygun bir iş ortamı yaratmak zorundayız. Bu açıdan eğitime verdiğimiz katkıyı çok önemsiyoruz. Güzel sanatlar bir ülkenin sadece büyümesi için değil gelişmesi, kültürel dönüşümü için de çok önemli. O yüzden burada bu inisiyatifi kullanan Akçansa yönetimlerine, hizmetleri için teşekkür ediyorum. Bu eser bu şehre kazandırıldı. Bu eser artık hepimize emanet. Artık söz gençlerde. Onlar kendilerine sunulan bu fırsatla çıtayı daha da yukarıya çıkartacaklar. Aralarından çok başarılı sanatçılar çıkacak dedi. Göçmen sözlerini “Biz bu topraklardan kazandığımızı yine bu ülkeye yatırıyoruz. Varlığımızın yüzde 97’si Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindedir. Bundan sonra da yatırımlarımıza devam edeceğiz” diyerek tamamladı.

Dr. Scheifele: “Sabancı ile ortaklığımızdan ve Türkiye’deki işimizden memnunuz”

Akçansa’da Sabancı Holding ile yarı yarıya ortaklığı bulunan, dünyanın önde gelen çimento üreticisi gruplarından HeidelbergCement’in CEO’su Dr. Bernd Scheifele, “Gelibolu yarımadası açısından bakıldığında Almanya ile Türkiye arasında çok güçlü ve köklü ilişkileri temsil eden bir şehirde fabrikamız bulunduğu için mutluyuz. Çimento ve ağır malzemeler sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak dünyada 65 ülkede varlığımız bulunuyor. Birinci önceliğimiz müşteriye en kaliteli çimento ve hizmetlerle birlikte imkanlar sunmaktır. Yalnızca müşterilerimiz başarılı olduğu sürece biz de başarılı olabiliriz. Operasyonlarımız oldukça lokal operasyonlar. Bizim faaliyet ilkemiz global düşün ve yerel hareket et. Bu nedenle Sabancı Holding ve Akçansa ile birlikte uzun yıllara dayanan ilişkimizi büyük bir saygı ve sevgiyle sürdürüyoruz” şeklinde konuştu. 

Akçansa’nın, sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrutusunda yerel ihtiyaçları analiz edip en doğru noktaya temas eden projeleri hayata geçirmek konusunda son derece başarılı olduğunu vurgulayan Dr. Scheifele, Akçansa Güzel Sanatlar Lisesi’nin öğrencilerine başarılar diledi.

Akçansa’dan Çanakkale’nin geleceğine yatırım

Son 17 yıldır sektörünün ‘en beğenilen şirketi’ seçilen Akçansa’nın, istihdam, üretim ve ihracatla Türkiye ekonomisine kaynak sağladığını belirten Sabancı Holding Çimento Grubu ve Akçansa Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, sözlerine şöyle devam etti: “Akçansa, 1974 yılından bu yana bir parçası olduğu Çanakkale ve Çanakkaleliler için istihdam imkanı sağlıyor, çevre iller ve bölgede de önemli bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor. Çanakkale’de ürettiğimiz ürünleri dünyanın dört bir yanına satarak karşılığında ülkemize önemli döviz girdisi getiriyor, cari açığa katkıda bulunuyoruz. Ayrıca Çanakkale 1915 Köprüsünün önemli çözüm ortaklarından biri olarak projede yer alıyoruz. Akçansa, sanayi ve ticari faaliyetlerinden elde ettiği kaynakları, sosyal sorumluluk çerçevesinde kültür, sanat, eğitim ve çevre gibi alanlarda değer yaratmak için kullanıyor. Ülkemizin aydınlık geleceği olan gençlerimize destek olmayı son derece önemsiyoruz. Bu anlayışının en somut örneği olarak, Akçansa Güzel Sanatlar Lisemizi Çanakkale’ye kazandırmaktan büyük gurur duyuyoruz.”

Öğrencileri ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvarlara hazırlamak amacıyla kurulan Akçansa Güzel Sanatlar Lisesi, en gelişmiş araç ve gereçlerle donatılmış 27 dersliğin yanı sıra kütüphane, laboratuvar, kayıt ve yayın odası gibi ek derslikleri, spor salonu, konferans salonu ve reviriyle gençlerin ihtiyacı olan bir eğitim kurumu olarak hayata geçti.

Devamını oku

SEKTÖREL HABERLER

Merzifon-Gürbulak Otoyolu’nun Merzifon-Koyulhisar arasını yapıyor.

Yayınlanma tarihi

-

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Merzifon-Gürbulak Otoyolu’nun Merzifon-Koyulhisar arasını yapıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Merzifon-Gürbulak Otoyolu’nun Merzifon-Koyulhisar arasını yapıyor.

Türkiye’yi batıdan doğuya bağlayan, Gerede’den başlayarak yaklaşık 1200 km.’lik otoyolla İran sınır kapısı olan Gürbulak’a ulaştıran Gerede – Gürbulak Otoyolu’nda büyük gelişmeler yaşanıyor. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Amasya, Tokat, Sivas ve ilçelerinin sınırları içerisinde yer alan Merzifon-Gürbulak Otoyolu’nun Merzifon-Koyulhisar arasının yapımı ve işletilmesi için çalışmalara başladı.

Yapılması planlanan Merzifon-Gürbulak Otoyolu 5 kesimi:

Gerede –Merzifon Otoyolu
Merzifon-Koyulhisar Otoyolu
Koyulhisar-Pülümür Otoyolu
Pülümür-Horasan Otoyolu
Horasan-Gürbulak Otoyolu
kesimlerinden oluşuyor.

Toplam bütçe

Projenin Gerede-Gürbulak Otoyolu olarak tamamı 52 milyar 864 milyon 729 bin 179,89 TL olarak projelendirilmişti.

2023’e tamamlanacak

Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023’e kadar çok sayıda ve tamamlanması planlanan otoyol projelerinin içerisinde yer alan Merzifon-Gürbulak Otoyolu, Türkiye’nin, kuzey-güney ile doğu-batı ekseninde otoyol ağı ile ulaşım sağlanmasını amaçlayan bir otoyol projesi olarak telaffuz ediliyor. Otoyolun hizmete girmesiyle beraber yurdun doğusu ile batısı arasında kesintisiz bir otoyol bağlantısı sağlanmış olacak.

Amasya’dan başlayan bu parça; Ağrı Doğubayazıt’tan Gürbulak sınır kapısına kadar uzanan otoyolu tamamlayacak. Güzergâhın 0+000-203+900 km’leri (203,9 km) arasında Karayolları Samsun 7. Bölge Müdürlüğü ile 203+900-230+505,756 km’leri (26+605,756 km) arası da Karayolları Sivas 16. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk sınırları içerisinde kalacak. Toplam uzunluk 230+505,756 km’den meydana gelecek.

Yap-İşlet-Devret modeli devrede

Merzifon-Gürbulak Otoyolu (Merzifon-Koyulhisar arası) Projesi KGM tarafından Yap-İşlet-Devret modeli ile gerçekleştirilecek. Ülkemizin, kuzey-güney ile doğu-batı ekseninde otoyol ağları ile örülmesinin bir parçası olan Merzifon-Gürbulak Otoyolu 4 kesime ayrılırken Merzifon-Koyulhisar arası bu 4 kesimin birinci kısmını ifade ediyor.

Projenin toplam uzunluğu 230+505,756 km olup 64+800 km’si Amasya’da, 139+100 km’si Tokat’ta ve 26+605,756 km’si de Sivas sınırları içinde yer alıyor. Otoyol güzergahının topoğrafik koşulları, güzergah üzerinde yer alan yollar, dereler vb. engellerden dolayı belirli km’lerde doğal yapının ve bölgedeki yaşamın etkilenmemesi için çeşitli sanat yapılarının yapılmasını gerektiriyor.

Bu gerekçe ile otoyol projesi kapsamında sanat yapısı olarak; 46 viyadük, 14 köprü, 30 tünel, 38 altgeçit, 21 üstgeçit, 202 menfez ve 7 kavşak inşa edilecek. Ayrıca 10 servis alanı kurulacak. Otoyola ilave olarak 6 bağlantı yolu ilave edilecek.

Projenin güzergâhı

Projenin mevcut ve/veya planlanan projelerle ilişkisi tamamlandığında 2023 yılı sonu itibariyle yol altyapısında; halen 19.702 km olan bölünmüş yolların toplamı 32.000 km’ye çıkacak. Buna ek olarak Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılacak 5.250 km ilave otoyol projeleriyle otoyol uzunluğu7.500 km’ye, dönem sonunda toplam 67.000 km’ye ulaşacak.

2023’e kadar 12 otoyol tamamlanacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2009 yılında yaptığı bir açıklamaya göre Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023’e kadar 12 otoyol projesini tamamlamayı hedefliyor. Amaç; Avrupa’yı Kafkaslara, Ortadoğu’ya ve Orta Asya’ya bağlayan bir köprü konumunda olan Türkiye’de batıdan doğuya kesintisiz bir otoyol ağı kurmak.

228 kilometresi yapımı devam eden otoyollar olmak üzere toplam 2.238 kilometrelik otoyol ağına, 2023’te 4 bin 773 km uzunluğunda 12 yeni otoyol daha katılacak. Planlanan Gerede-Merzifon-Gürbulak Otoyolu batı-doğu yönündeki ana güzergah görevini üstlenecek. Planlanan birçok yol bu hatta bağlanacak. Gerede, Merzifon, Refahiye, Erzurum, Horasan, Gürbulak gibi bağlantı noktaları ile önemli bir konuma sahip olacak. İran, Nahcivan, Gürcistan ve Ermenistan olmak üzere 4 ülke ile sınır olan ve Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illeri Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya’ya açılan kapısı konumunu güçlendirecek.

Türkiye-İran koridoru

Bu koridorda yolcu ve yük taşımacılığının en fazla yapıldığı yer, tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Gürbulak Kara Sınır Kapısı’dır. Kapı sadece İran’a değil Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Pakistan, Afganistan ve Çin’e açılmaktadır. Bu nedenle Gürbulak, transit trafiğin ve yük taşımacılığının oldukça yoğun olduğu bir sınır kapısıdır. Türkiye-İran koridorunda gerçekleştirilen dış ticarete ait veriler Gürbulak ve Doğubayazıt gümrüklerinden elde edilmektedir. Gürbulak Sınır Kapısı’nda hususi araçlarla yapılan giriş çıkışlar ile İran’a uluslararası yolcu taşımacılığı yapan şirketler ve İran’dan Türkiye’ye gelen yolcuları taşıyan otobüs firmaları olmak üzere üç çeşit yolcu taşımacılığı gerçekleştirilmektedir. Kapı bölgede en çok otobüs giriş çıkışının gerçekleştiği sınır kapısıdır.

Yapılması planlanan otoyol projesi sayesinde yurtiçi ve yurt dışı trafik akımlarının batı-doğu yönünden gelecek yük ve yolcu taşımacılığı daha güvenli ve kısa bir şekilde otoyol ağına ve buradan da Güney Marmara ve Trakya üzerinden Avrupa’ya aktarılmış olacaktır. Aynı zamanda mevcut devlet yolları yoğunluğu da yapılacak olan otoyol ile azaltılmış olacaktır. Oluşturulacak yeni otoyol koridoru ile bölgenin her alanda gelişmesi hızlandırılacaktır.

Merzifon-Koyulhisar Otoyolu 230+505,756 km x 37,5 m = 8.643.965.850 metrekarelik bir alanı kaplayacak.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ