Takip Edin

Emlak Rehberi

Kiracı erken çıkarsa kalan ayların kirasını öder mi?

Yayınlanma tarihi

-

Kiracı erken çıkarsa ne olur? Daha doğrusu soru şu; bir ev ya da iş yerini kiralayan bir kiracı, sözleşme bitmeden kendi isteğiyle çıkarsa, sözleşmenin sonuna kadar kalan ayların kirasını öder mi?

Kiracı erken çıkarsa geri kalan ayları da öder mi?

Sorunun cevabı, sözleşmede bu yönde bir madde olup olmadığına bağlı. Her ne kadar sözleşmeleri çok önemsemeyen bir millet olsak da yargıda geçerli olan şey sözleşmeler. Elbette sözleşmeler yasaların üzerinde olamıyor. Ancak kiracının erken çıkması durumu net ve açık bir şekilde yasada yer almıyor. Bu konuda genelde içtihatlar ve emsal kararlar önem taşıyor.

Emsal kararlar gruplandırılırsa, kiracının erken çıkması 3 farklı şekilde oluyor. Cevaplar da buna göre değişiyor.

1- Kiracı erken çıktı, evi kiraya veremedim. Kiracı tazminat öder mi?

Emsal kararlara bakılacak olursa kira kontratı aynı zamanda bir sözleşme. Sözleşmede başlangıç ve süre bölümleri var. Dolayısıyla eğer bir kiracı sözleşme dolmadan kiraladığı mülkü terk ederse ve mal sahibi mülkü sözleşme sona erene kadar kiraya veremezse, yargının kararı ev sahibinin lehine oluyor.

Yargı diyor ki; kiracı sözleşmeye uymadığından mal sahibi maddi zarar uğramıştır. Bu maddi zararı sözleşmeyi bozan taraf olan kiracı ödemelidir.

Ancak yargının bu durumlarda aldığı bir karar daha var. O da makul süre. Yani 5 senelik anlaşma imzalayan bir kiracı, ilk senenin sonunda mülkü boşaltırsa, mal sahibinin kalan 4 yılı istemesini yargı “haksızlık” olarak görüyor. Bu durumlarda yargı, bilirkişi tarafından söz konusu kiralık mülkün ne kadar zamanda kiraya verilebileceğini tespit ediyor. Bilirkişi “Mülk 3 ay içinde kiraya verilebilir” derse, yargı da tazminatı 3 ayla sınırlıyor.

2- Kiracı erken çıktı, evi hemen kiraya verdim. Kiracı tazminat ödemek istemiyor?

Eğer sözleşmede başka yönde bir madde yoksa, yani bildiğimiz standart kira sözleşmesi ise, kiracı çıkar çıkmaz evi kiraya veren mal sahibinin, çıkan kiracıdan tazminat isteme hakkı bulunmuyor. Ancak bunun için kiracının çıkmadan en az 2 ay önce durumu mal sahibine bildirmesi gerekiyor. Bu bildirimin ispatı amacıyla yazılı olarak yapılmasında fayda bulunuyor.

3- Kiracı erken çıktı, ama sözleşmede “erken çıkarsa tazminat öder” maddesi var. Kiracı kalan ayları da öder mi?

Aslında yakın zamana kadar bu durumlarda da “makul süre” kararı geçerli oluyordu. Ancak geçtiğimiz günlerde yargıtay emsal sayılabilecek bir karara imza attı. Kararın özeti şu; “Eğer sözleşmede bu yönde bir madde varsa, mal sahibi, mülkü 1-2 ay içinde kiraya verse de, kiracı oturmadığı ayların da kirasını öder”.

Emsal kararı alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, gerekçesinde sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin hukukta kabul edildiğine işaret ederek şöyle dedi;

“Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar sözleşme süresi ile bağlı olup kural olarak akdin süresinden önce feshi mümkün değildir. Aksi durumda haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın, karşı tarafın zararını tazmin etme yükümlülüğü doğar. Ancak sözleşmede kiracı lehine erken fesih hakkı tanınabilir. Bu durumda feshin sözleşmede kararlaştırılan koşullara uygun olması gerekir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiracıya herhangi bir bedel veya tazminat ödemeksizin erken fesih hakkı tanınmamıştır.

Kira süresi bitiminden önce kiralananı erken tahliye eden kiracı şirket sözleşme gereğince kira süresi sonuna kadar tüm kiraları ödemekle yükümlüdür. Taraflar arasında düzenlenen tahliye protokolünde; davacı kiraya veren, sözleşme kapsamındaki alacaklarını saklı tutmuş olup, davacı tarafından anahtarın teslim alınması da cezai şart talebinden vazgeçildiği şeklinde yorumlanamaz.

Bu sebeple mahkemece sözleşme hükmüne göre kiracının cezai şart olarak sözleşme süresi sonuna kadar olan kira bedelinden sorumlu olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Temyiz itirazlarının kabulü hükmün bozulmasına oy birliğiyle karar verildi”.

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. Metin Özyurt

    20 Mart 2018 at 20:30

    Ev sahiplerinin okuması gereken bir makale olmuş. Elinize sağlık emlak haber ekibi. Ev sahibi alehine gerçekleştirilen yönetmelikler daha da arttırılmalı.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emlak Rehberi

Kiracı Kiralama Yapamaz

Yayınlanma tarihi

-

Tugem-hakan-akdogan

Bazı medya organlarında kiracıdan kiralık, yeni iş kolu, emlakçı devre dışı gibi başlıklar halinde servis edilen haberlere ilişkin Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) ‘den açıklama geldi. 

TÜGEM Kurucu Başkanı Hakan Akdoğan yaptığı açıklamada “Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında emlak faaliyetleri sadece yetki belgeli emlak işletmeleri tarafından yapılabilir. İster kiracı olsun, ister müteahhit olsun kimse kendi adlarına kayıtlı taşınmazlar dışındaki yerlerin satış ve kiralamalarına aracılık edemez. Yönetmeliğe aykırı hareket edenler hakkında 6585 Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde öngörülen idari para cezası verilir” dedi. 

Takipçisi Olacağız

Özellikle emlak danışmanlığı mesleğinin yurtdışında nitelikli kişiler tarafından yapıldığını belirten Akdoğan “Dernek olarak mesleğimiz itibarsızlaştırmaya çalışan tüm girişimleri takip edeceğiz. Özellikle üyelerimizden gelen bildirimleri başta Ticaret İl Müdürlükleri olmak üzere Bakanlıklarımız ile de paylaşıyoruz. İhbar hattımıza gelen her başvuruyu ilgililere ulaştırıyoruz. Özellikle sanal ofisler, gerçek dışı ilanlar, ofisi olmadan aracılık faaliyetlerinde bulunarak haksız rekabete neden olan aracıları ortadan kaldıracağız” dedi.

Tüketiciler Emlak İşletmeleri Dışında İşlem Yapmamalı

Bu tür algılar ile tüketicilerin yaşayacağı mağduriyetlere de dikkat çeken TÜGEM başkanı “Girilen ilanlarda kişilerin gerçekten mal sahibi olup olmadığının kontrol edilmesini bakanlığımızdan talep ettik. Ticaret Bakanlığına da bu konuda büyük görevler düşüyor. Ayrıca tüketiciler de emlak işletmesi seçerken çok dikkatli olmalı. Gerçek ofisi olmayan, kiracı olarak taşınmazı kiraya vermeye çalışan, vergi ve oda kaydı bulunmayan yetkili emlak işletmeleri dışında kimse ile çalışmamalı” dedi.

Devamını oku

Emlak Rehberi

Ev sahibi hangi durumlarda kiracıyı çıkarabilir?

Yayınlanma tarihi

-

ev-sahibi-kiraci-iliskisi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi konuyla ilgili yapılan başvuru sonucunda verdiği kararda ev tahliyesi konusunda yaşanan karmaşaya noktayı koydu. Ev sahipleri ve kiracılar arasında zaman zaman evin tahliye edilmesi ile ilgili sorunlar yaşanıyor. Kendisi kiraya çıkmak zorunda kalan ev sahipleri, bunu gerekçe göstererek kendi evlerinde oturan kiracılarını çıkarıp çıkaramayacaklarını merak ediyor.

İşte Yargıtay’ın bu konuda verdiği karar:

KENDİ İHTİYACI DOĞAN EV SAHİBİ KİRACISINI ÇIKARABİLİR Mİ?
 
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu konuyla ilgili yapılan başvuru sonucunda verdiği kararda şöyle dedi:

“İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Somut olayda; Taraflar arasında 30.11.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

İşte Bir Çok Konuda Bilgi Alacağınız Emlak Sözlüğü 

Dava, davacının oğlunun konut ihtiyacının doğmasına dayanmakta olup, ihtiyaçlının kirada oturduğuna ilişkin akit dosya arasında bulunmaktadır. Konut nedenine dayalı tahliye davalarında kirada oturan ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığının başlıca kanıtıdır.

Dinlenilen davacı tanıklarının da ihtiyaç iddiasını doğruladıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olduğunun kabulü icab eder. Mahkemece, ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” 
 
Buna göre gerçek ve zorunlu bir ihtiyaç durumunda devamlılık arz eden bir durum varsa, kiraya çıkma zorunluluğu doğan ev sahibi kiracısının evden çıkarabilir.

Devamını oku

Emlak Sektörü

Yargıtay’dan sözleşmesiz çalışan emlakçı için alınan karar

Yayınlanma tarihi

-

yetki-sozlesmesi-emlakci

Yargıtay, binlerce emlâkçı ve gayrimenkul danışmanını ilgilendiren bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, emlakçıyla satıcı arasındaki simsarlık anlaşmasının ancak yazılıysa geçerli olduğuna hükmetti. Bir emlakçı, arsa sahibiyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak, dairelerin satılması için mutabakata vardı.

Ancak arsa sahibinin sözünde durmadığını gören emlâkçi soluğu mahkemede aldı. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde taşınmazının üzerine kat karşılığı daire yaptırılan arsa sahibinden davacı olan emlakçı, aracılık hizmetini yerine getirerek davalıya ait taşınmazla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmasını sağladığını öne sürdü.

Emlakçı, bu sözleşmede komisyon bedeli olarak bir daire verileceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek fazlaya dâir hakları saklı kalmak kaydıyla 10 bin TL’nin kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.

Davalı arsa sahibi ise, davanın müteahhit firmaya yöneltilmesi gerektiğini, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini dile getirdi. Davalı, ihtilafın ticari dava olmaması sebebiyle mahkemenin görevli olmadığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin adi yazılı olduğunu ve sözleşmenin gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istedi.

Mahkeme, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre TBK 520/3 maddesi gereğince taşınmazlara dair simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli sayılamayacağına dikkat çekti. Kararda, davacı ile davalı arasında bu anlamda yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı durumunda olmadığı hatırlatıldı.

Mahkeme, davacının sözleşmenin kurulmasında aracılık yapmış olsa bile kurulmuş geçerli bir sözleşme bulunmadığı gibi davacının tarafı olmadığı sözleşme ile kararlaştırılan ücreti isteyemeyeceği, bu sebeple de ücret talep hakkı doğmadığından davanın reddine karar verdi.

Kararı davacı temyiz etti. Devreye giren Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, ‘içtihat metni’ olacak bir karara imza attı. Delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına dikkat çeken Daire, mahkeme kararını onadı. Emsâl kararla birlikte emlakçıların satıcıyla yaptığı sözlü simsarlık anlaşması geçerli sayılmayacak.

Devamını oku

Emlak Rehberi

Eve zarar veren kiracıya dava açılabilir mi?

Yayınlanma tarihi

-

yeni-evinize-tasinin

Evinizi sunduğunuz şekilde size bırakmayan kiracıdan değer kaybınızı hesaplayıp temin edebilirsiniz. Eğer kiracınıza ulaşamıyorsanız, oturduğu süre zarfında size ne kadar kira borcu olduğunu hesaplatıp icra takibi işlemi başlatabilirsiniz.

Kayaer Hukuk Bürosu ve Emlakhaberi.com’un Hukuk servisi danışmanı Av. Bilal Kayaer’in Emlak Haberi okuyucusunun sorduğu ”Kiracım eve hasar verip, kirayı ödemeden çıktı. Hukuki yaptırımda bulunabilirim?” sorusunu yanıtladı. 

Kiralık Ev Ararken Nelere Dikkat Edilir.

Kiracım eve hasar verip, kirayı ödemeden çıktı. Hakkında nasıl bir hukuki yaptırımda bulunabilirim?

Evinizi sunduğunuz şekilde size bırakmayan kiracı gayrimenkulun demirbaşlarına zarar vermiştir. Böyle bir durum karşısında değer kaybınızı hesaplattırıp, kiracınıza ulaşabiliyorsanız ondan temin etmeniz gerekmektedir. Oturduğu süre zarfında size ne kadar kira borcu olduğunu hesaplatıp icra takibi işlemi başlattığınızda ödemekle yükümlüdür.

Kiracı kira sözleşmesine itiraz ederek dava açarsa, bu durumda da itirazın iptali ile yanıt verebilirsiniz. Haksız bir şekilde size inkarda bulunuyorsa, ayrıca inkar tazminatı alma hakkınız da mevcut. Konutlarda yaşanan bu durum kıraç ve ev sahibi arasında etik tavra da uygun olmayan bir duruma dönüşüyor ne yazık ki. Yapılacak olan ihbar ve yaptırımlarla ortak noktada buluşmak gerektiğini vurgulamak gerek.

Devamını oku

Emlak Rehberi

Tapuda eksik beyan riskli olabilir

Yayınlanma tarihi

-

tapu

Ev alım satımlarında tapu harcı ödenmeden devir yapılmıyor. Tapu harçları yıl sonuna kadar binde 15 olarak uygulanacak. Tapu harcını yanlış beyanla eksik ödemenin cezası var. Ceza yememek için tapuda gerçek bedeli beyan edin.

Gayrimenkul alım-satımı sonrasında tapuda devir işlemi yapabilmek için tapu harcı ödemek gerekiyor. Tapu harçlarını, alıcı ve satıcılar ayrı ayrı ödüyor. Bu bedel ödenmeden devir işlemi de gerçekleşmiyor. Bu nedenle ev almak için yaptığınız hesaplara tapu masrafını da eklemeyi unutmayın. Posta’nın haberine göre normalde tapu harcı binde 20 olarak uygulanıyor. Ancak son yapılan vergi indirimleriyle bu oran binde 15’e indirildi. Buna göre alıcı ve satıcı ayrı ayrı yüzde 1.5 oranında harç ödeyecek. Bu avantaj 31 Aralık’a kadar devam edecek.

Nasıl hesaplanır?

Tapu harcını gayrimenkulün devir bedeli belirliyor. Örneğin 100 bin liralık bir ev aldınız/ sattınız, bu değerin yüzde 1.5’i hesaplanıyor. Buna göre alıcı da satıcı da 1500 lira (toplam 3 bin lira) harç ödüyor. Ayrıca sadece alıcı tarafından tapu döner sermaye harcının da ödenmesi gerekiyor. Bu yıl döner sermaye bedeli 128 lira ve ilave hizmet bedeli 17.50 lira olmak üzere toplamda 145.50 lira olarak uygulanıyor.

Nereye ödenir?

Tapu harcı ödemeleri, evrakların Tapu Kadastro Müdürlüğü’ne tesliminden sonra yapılıyor. Tapu harçları, işlemin yapıldığı yerin vergi dairesine ödeniyor. Maliye Bakanlığı’nca yetki verilmesi halinde ilgili kuruluşlar (bankalar gibi) tarafından da tahsil olunabiliyor. Ayrıca tapu müdürlüklerinde e-tahsilat uygulamasına geçildi. Bu uygulama ile tapu harçlarının farklı şehirdeki şubeler de dahil olmak üzere banka şubeleri, ATM’ler ve Görüntülü İşlem Merkezlerinden tahakkuk, tahsil ve kontrolü elektronik ortamda gerçekleştiriliyor.

Gerçek bedeli söyleyin

Tapu harcı, Emlak Vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanıyor. Tapu harcının, Emlak Vergisi değerinden az olmamak üzere, gayrimenkulü devir alanın devredene ödeyeceği gerçek bedel üzerinden beyan edilmesi gerekiyor. Gerçek bedelinin Emlak Vergisi değerinden fazla olması halinde tapu harcının bu gerçek devir bedeli üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerekiyor. Evraklar teslim edilirken belirtilen satış tutarı, daha sonra değiştirilemiyor.

Cezası büyük

Tapu harcının gerçek devir bedelinden daha düşük bir bedel üzerinden ödendiğinin tespit edilmesi halinde, aradaki fark üzerinden hesaplanan harç ikmalen veya re’sen tarh edilerek hem gayrimenkulü devreden hem de devir alandan tahsil ediliyor. Ayrıca, bu suretle tarh edilecek tapu harcı için, devreden ve devralan için ayrı ayrı harcın yüzde 25’i oranında vergi ziyaı cezası kesiliyor.

Pişman olduysanız

Eksik beyan verdiniz ve pişman oldunuz diyelim. Bu yanlışlığı, Maliye eksik harç ödediğinizi farketmeden ve size ceza göndermeden beyanname vererek düzeltebilirsiniz. Böylece yalnızca pişmanlık zammı ödeyip, yüklü tecil ve gecikme faizlerinin önüne geçebilirsiniz.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ