Takip Edin

Enerji Sektörü

Albayrak bor karbür tesisini kuruyoruz dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Enerji Bakanı Albayrak, Türkiye’de yüksek teknoloji bor karbür tesisinin kurulacağını açıkladı. Tesis, Türkiye-Çin ortaklığıyla kurulacak.

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin yeni bor stratejisini açıkladı. Bakan Albayrak, “Yüksek teknoloji bor karbür tesisini kuruyoruz” dedi. Enerji Bakanı bu tesisle çıkarılan bor madeninin Türkiye’ye daha fazla getiri sağlayacağını belirtti.

Bakan Albayrak’ın konuşmasından satır başları; Çin’li Dalian Jinma şirketi ile Eti Maden anlaşması kapsamında Balıkesir’de bor karbür tesisi kuruyoruz.

Bor karbür en hızlı pazar payı büyüyen ürün. 200 dolar ham maddeden işlenerek 400 bin dolara kadar değerlenebilir. Bor karbür teknolojisiyle bor madeninin değeri ürüne dönüştüğünde iki bin kata kadar artacak.

Bor karbür düşük yoğunluğu ve yüksek dayanılıklılığıyla savunma sanayimiz çok farklı bir lige çıkacak. Biz bor nitrür teknolojisine de bugün başlattığımız adımla ulaşacağız.

Dünyadaki en kaliteli bor rezervlerinden yüzde 73’ünden fazlasına Türkiye sahip. Üretimde dünyada lider konumdayız. Eti Maden 2017’de 2.2 ton satış gerçekleştirerek küresel pazarda yüzde 50’i geçerek tarihi bir adım atmıştır.

Kaynak: ntv.com.tr

Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni ve Editörü Gayrimenkul Sektörüyle ilgili 25 yılı aşkın süredir sektörün içinde biri olarak her zaman doğru ve yatırıma yönelik bilgileri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Sektörü

Rüzgar türbinleri Çorum’da enerji üretimine başladı

Yayınlanma tarihi

-

2016 yılı Eylül ayında 4 rüzgar türbini jeneratörü için Çorum Belediyesi ile anahtar teslim sözleşme imzalayan LEITWIND’in türbinleri, belediyenin yıllık tüketimi olan yaklaşık 14 milyon kWh elektrik üretimini gerçekleştirmek için dönmeye başladı.

Geçtiğimiz 2016 yılı Haziran ayında Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen kamu ihalesini İtalya’nın lisanssız segmentteki lider rüzgar türbini üreticisi LEITWIND kazanmıştı. LEITWIND’in LTW80 1.0MW rüzgar türbini ile Türkiye’de ikinci kamu sözleşmesini gerçekleştirdiği Çorum Belediyesi, bu dev yatırımla birlikte Türkiye’de diğer kamu ihaleleri için de örnek teşkil etti.

Çorum Belediye Başkanı Zeki Gül, Çorum Ladik ilçesi sınırlarına kurulan rüzgar türbinleriyle ilgili; “Son yıllarda ülkeler, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına oldukça çok önem veriyor ve bu konu üzerinde yoğun çalışmalar yapıyorlar. Yaptığımız başvurular sonucunda bağlantı izinlerini aldık. İhaleyi kazanan firma, türbinlerin yapımı ve 2 yıl garanti ile birlikte türbinlerin bakım ve onarımını 12 yıl süreyle devam ettirecek. Bu, belediyemiz adına oldukça önemli bir anlaşma. Dört adet rüzgar türbinimizle artık enerji üretimine başladık. Bir rüzgar türbininden üreteceğimiz enerji miktarı 3 milyon 500 bin kWh. Dört türbinden toplam 14 milyon kWh enerji üretimi gerçekleştireceğiz. Kurulumunu tamamlayarak enerji üretimine başladığımız rüzgar türbinleri, 6-7 yıl gibi kısa bir sürede kendini amorti ederek ortalama 20-25 yıl arasında enerji üretimine devam edecek.” dedi. LEITWIND dönmeye başlayan yeni türbinleriyle enerji tasarrufu açısından sunduğu avantajlarının yanı sıra iş piyasasında ve bölge halkı arasında yeni meslekler yaratma konusunda da olumlu etki yaratacak.

Devamını oku

Enerji Sektörü

Yeşil binalar ve fabrikalar için çevre dostu teknolojiler

Yayınlanma tarihi

-

Global ölçekte öncü bir yeşil şirket olan Mitsubishi Electric, ileri teknolojisini dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya sağlamak için kullanıyor.

Bu doğrultuda tüm faaliyetlerinde çevresel duyarlılığı önceliği olarak belirleyen marka, yüksek enerji tasarrufuna sahip çözümleriyle Türkiye’de çevre dostu binalar, fabrikalar ve alt yapı projelerinin iklimlendirme, otomasyon, asansör, yürüyen merdiven ve görsel veri sistemleri için iddialı bir çözüm ortağı olarak dikkat çekiyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, markanın 100. yıldönümü olan 2021 yılına kadar ürün kullanımından ve üretimden kaynaklanan karbondioksit salımını yüzde 30’a varan oranda azaltmayı hedeflediğini açıkladı.

Gelecek nesillerin azalan enerji kaynakları ve küresel iklim değişikliğinden en az ölçüde etkilenmeleri için çevreyi korumaya yönelik önlemler ve doğal kaynakların özenli bir şekilde kullanılması gün geçtikte daha fazla önem kazanıyor. İleri teknolojisini dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya sağlamak için kullanan Mitsubishi Electric, tüm faaliyetlerini “küresel ve önde gelen çevre dostu” bir şirket olma hedefi doğrultusunda şekillendiriyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, markanın sürdürülebilir dünyanın önündeki en önemli engelin iklim değişikliği olduğu bilinciyle hareket ettiğini vurguladı. Saraçoğlu, Mitsubishi Electric’in çevre yönetimi konusundaki tutumunu ifade eden “Eco Changes” (Eko Değişim) ilkesi doğrultusunda, hem çalışanlarının hem de toplumun eko-bilinç düzeyini artırmak için çalıştığını belirtti.

Mevcut kaynaklar en verimli şekilde kullanılmalı

Mitsubishi Electric’in tüm ürün ve çözümlerinin ileri teknoloji, kalite ve enerji tasarrufu çerçevesinde geliştirildiğinin altını çizen Saraçoğlu, “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çevre dostu binalar, fabrikalar ve alt yapı projelerinin iklimlendirme, otomasyon, asansör, yürüyen merdiven ve görsel veri sistemleri için iddialı bir çözüm ortağıyız” diyerek şu bilgileri aktardı;

“Dünyada mevcut kaynakların en etkili ve verimli şekilde kullanılması gittikçe daha çok önem kazanıyor. Özellikle sanayide enerji kullanımının, üretimde ve üretim standartlarında bir düşüşe neden olmadan azaltılması gerekiyor. Mitsubishi Electric olarak enerji verimli ve çevreci fabrika otomasyon ürünlerimiz ile işletmelerde ve projelerde ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı olan dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ile fabrikalara çok daha hızlı, verimli ve çevreci üretim imkanı tanıyoruz. Konut, ofis ve endüstriyel klima sistemleri alanında, A+++ enerji sınıfına ulaşan ve sistem ömrünü tamamlayana kadar çevreye dost bir yaklaşımla maksimum enerji tasarrufu sağlayacak sorunsuz bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Japonya’daki geri dönüşüm fabrikalarımız sayesinde Kirigamine ürünümüz başta olmak üzere klima ve diğer tüketici ürünlerinde çevreye dost teknolojilerle üretim gerçekleştiriyoruz. Mitsubishi Electric tarafından icat edilen ve sadece markamızın asansörlerinde bulunan kabin içi yüke göre asansör hızını belirleme teknolojimizle de yüksek enerji tasarrufu sağlıyor ve karbondioksit salımını azaltıyoruz.”

Karbon salımını yüzde 30’a varan oranda azaltma hedefi

Mitsubishi Electric’in 100’üncü yıldönümü olan 2021 yılına doğru ilerlerken, uzun dönemli çevresel yönetim vizyonu “Çevre Vizyonu 2021” doğrultusunda hareket ettiğini ifade eden Şevket Saraçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu vizyon kapsamında; toplumun karbon salımını düşürmeye, geri dönüşüme dayalı bir toplum yaratmaya, biyolojik çeşitliliğe saygı duyarak doğaya uyum sağlamaya ve çevre bilincini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.Mitsubishi Electric olarak, 2021 hedeflerimiz paralelinde ürün kullanımından kaynaklanan karbondioksit salımını 2001 mali yılına kıyasla, üretimden kaynaklanan karbondioksit salımını ise 1991 mali yılına göre yüzde 30’a varan oranda azaltmayı hedefliyoruz.”

İleri teknolojisi ile iklim ve su kategorilerinde A listesinde

Mitsubishi Electric’in, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI-World Resources Institude) tarafından geliştirilen su riski değerlendirme aracı WRI Aqueduct’u kullanarak, su riski tedbirlerine en çok ihtiyaç duyulan küresel üretim sahalarına öncelik verdiğini belirten Saraçoğlu, bunun sonucunda toplam su tüketiminin 40 bin metreküp azaltıldığını söyledi. Markanın arıtılan atık suların soğutma sistemlerinde yeniden kullanılması gibi bazı tedbirler sayesinde kümülatif su geri dönüşüm oranının iyileştirilmesine katkı sağladığını söyleyen Saraçoğlu, “Mitsubishi Electric, iklim değişikliği ile mücadele ve su kaynaklarını korumaya yönelik çalışmaları ile CDP (Carbon Disclosure Project – Karbon Saydamlık Projesi) tarafından iklim ve su kategorilerinde en yüksek sıralama olan A listesine ikinci kez layık görüldü” diyerek sözlerini tamamladı.

Mitsubishi Electric Corporation Hakkında

Mitsubishi Electric Corporation, güvenilir ve yüksek kaliteli ürünler üretmekte 95 yılı aşkın tecrübeye sahip ve bilgi işlem ve iletişim sistemleri, uzay geliştirme ve uydu iletişimleri, tüketici elektroniği cihazları, sanayi teknolojileri, enerji, nakliye ve inşaat makinelerinde kullanılan elektrikli ve elektronik donanımların üretimi, pazarlaması ve satışında dünyadaki ileri gelen markalardan biri olarak kabul ediliyor. Mitsubishi Electric, kurumsal ilkesi “Changes for the Better” (Daha İyisi İçin Değişim) ve çevre ilkesi “Eco Changes” (Eko Değişim) doğrultusunda küresel ve önde gelen çevre dostu bir şirket olmayı ve toplumu teknolojileriyle zenginleştirmeyi hedefliyor. Şirket 31 Mart 2017’de sona eren mali yılda 4,238.6 milyar Yen (37.8 milyar USD*) konsolide grup satışı elde etti. Ayrıntılı bilgi için; www.MitsubishiElectric.com

* Tokyo Döviz Borsası’nın 31 Mart 2017’de ilan ettiği 1 USD = 112 yen kambiyo kurundan hesaplanmıştır.

Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki Faaliyetleri Hakkında

Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki ana faaliyet alanları; klima sistemleri, fabrika otomasyon sistemleri, ileri robot teknolojileri, CNC mekatronik sistemler, asansör ve yürüyen merdiven sistemleri ile görsel veri sistemlerinden oluşuyor. Nisan 2016’da Türkiye’de ev tipi klima geliştirme ve üretim şirketi kuran Mitsubishi Electric, Aralık 2017’de Manisa fabrikasında üretime başladı. Türkiye’nin ve komşu ülkelerin iletişim ve yayıncılık altyapısına katkıda bulunan Türksat 4A ve 4B uydularının üreticisi olan Mitsubishi Electric, uyduların yanı sıra Marmaray projesinde kullanılan otomasyon teknolojisi ile de tanınıyor. Ayrıntılı bilgi için; tr.mitsubishielectric.com

Devamını oku

Enerji Sektörü

Merkezi sistem binalar, her ay fazladan 60 milyon TL ödüyor

Yayınlanma tarihi

-

Bu binalarda oturanların sıcak su faturası daha kabarık!

 Şu anda Türkiye genelinde ortalama 2 milyon konut, ısınma, sıcak su ve pişirme ocakları için merkezi sistemden yararlanıyor. Bu modelde, her dairenin tükettiği kadar enerji bedelini ödemesi ise pay ölçer cihazlar ile sağlanıyor. Artık, yeni yapılan binalarda söz konusu cihazların daire girişlerine monte edildiğini ve içlerine de plakalı ısı eşanjörü yani kat istasyonu yerleştirildiğini belirten Daxom Genel Müdürü ve Makine Mühendisi Aydın Çetin, “Merkezi sistem binalarda, banyo, lavabo ve mutfakta kullanılan sıcak su ihtiyacı kat istasyonu sayesinde karşılanıyor. Normal dairelerde ocak ve sıcak su için ayda ortalama 15-20 lira gibi bir rakam ödenirken, kat istasyonu kullanılan merkezi ısıtmalı binalarda ise fatura, daire başına 45-50 liraya çıkabiliyor. Üstelik daire sahipleri, sıcak su ya da ocak kullanmasalar bile, ortak gider olduğu için bu parayı 12 ay boyunca ödemek durumunda kalıyor. Türkiye’de merkezi sistem kullanan konut sayısı göz önüne alındığında her ay fazladan 60 milyon lira ödeniyor” dedi.

 

Yakıt maliyeti de fazla!

 

Daxom Genel Müdürü Aydın Çetin açıklamasında; “Merkezi sistem binalarda kat istasyonlu pay ölçer cihaza sahip dairelere, kullanıma hazır sıcak su verilebilmesi için, merkezi kazanların sürekli olarak 55-60 derecede çalışması gerekiyor. Bu derecelerde çalışan yoğuşmalı kazanlarda ise verim yüzde 10 düşüyor. Dolayısıyla, tüm yıl boyunca fazladan yüzde 10 yakıt maliyeti oluşuyor. Üstelik bu tür sistemlerde 24 saat hazır tutulan sıcak su, bir pompa vasıtasıyla sürekli bina içinde dolaştırıldığından, sadece kışın değil, yaz aylarında da enerji kaybı meydana geliyor. Bu binalarda oturanlar, gün boyunca hiç sıcak su kullanmasa bile hem doğalgaz hem de suyun dolaşımını sağlayan pompalar için elektrik enerjisi tüketmiş oluyor” dedi.

 

Elektrikli ocaklar, doğalgaza göre 3 kat fazla enerji harcıyor!

 

“Birçok merkezi ısıtma sistem binalarda, mutfak ocakları için ayrıca doğalgaz hattı çekmek yerine, elektrikli ocaklar tercih ediliyor. Bu cihazlar ise doğalgazlı olanlara göre 3 kat fazla enerji harcıyor” diyen Çetin, sonuç olarak merkezi sistem ile ısıtılan binalarda sıcak suyun kat istasyonu ile karşılanmaya çalışılmasının özellikle enerjide dışa bağımlı Türkiye ekonomisi açısından çok doğru bir yöntem olmadığını savunarak, doğalgazlı şofben kullanılması ile her yıl milyonlarca liranın cebimizde kalacağını vurguladı.

 

 

DAXOM Hakkında: 2004 yılından bu yana DAXOM ticari markası ile ısı cihazları sektöründe faaliyet gösteren firma başlangıçta, yurt dışından ithal ettiği ürünleri Türkiye pazarına sunarken, şu anda İstanbul Ümraniye’deki yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik kapalı alanda yılda ortalama 17-18 bin adet yoğuşmalı duvar tipi kazan, elektrikli kombi,  hermetik şofben ve elektrikli şofben üretimi gerçekleştiriyor. Ülke geneline yayılan 50’ye yakın toptancı bayinin yanı sıra yaklaşık 350 satış noktası ve yaygın servis ağı ile hizmet veren Daxom, bireysel kullanım dışında yüksek kapasiteli yoğuşmalı şofbenleri ile de toplu konut, otel, hastane, yurt gibi yerlerin de ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına kurumsal çözümler sunuyor.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ