Takip Edin

Genel

Sınırlar Toki ile daha güvenli!

Yayınlanma tarihi

-

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Suriye sınırında 564 kilometrelik güvenlik duvarının inşasını tamamladı.

Suriye’den yasa dışı geçişlerin ve terörist sızmalarının önlenmesi, sınırın daha güvenli hale getirilmesi için inşa edilen sınır duvarı Kilis’in Elbeyli ilçesi sınırında ilk kez detaylı şekilde görüntülendi. TOKİ, Suriye sınırında 564 kilometre uzunluğundaki duvarı bitirdikten sonra İran sınırında 144 kilometrelik sınır duvarının inşasına başladı. İran sınır duvarı da bitme aşamasına geldi.

Suriye sınırında Asi Nehri’nin bulunduğu hat dışında kalan 711 kilometrelik sınır hattı 3 metre yüksekliğinde 2 metre genişliğinde 7 tonluk seyyar bloklar ile kapatıldı. Güvenlik duvarının 200 kilometresi valilikler geriye kalan kısmı ise TOKİ tarafından yapıldı. Daha önce mayınlı araziler olan bu bölgelerde bir yandan da mayın temizleme çalışmaları devam ediyor.

Yasa dışı geçişlerin önlenmesi ve terör olaylarına karşı sınır güvenliğimiz için inşa edilen duvar ile sınırımız iki yıl önceye göre daha güvenli hale geldi. Sınır duvarının yanında, sınır hattı boyunca uzanan yol da inşa edildi. Mehmetçiğin devriye atmasına büyük kolaylık sağlayan yol 30-40 kilometrelik bir mesafede 15 dakika içerisinde devriye atılmasını sağlıyor. Sınır duvarının arkasında yapılan bu yollar sayesinde riskli araziden geçerek güvenlik duvarına ulaşacak askerler, sınır hattı boyunca istedikleri noktaya müdahale edebilme imkanına sahip oldu.

Suriye sınır duvarı ayrıca Çin Seddi ve ABD-Meksika sınırının ardından dünyada üçüncü en uzun duvarı olma özelliğine sahip oldu. Ayrıca duvarların üzerilerine bir metre yüksekliğinde jiletli tel de çekildi.

Kulekollar ile sınır daha güvenli
Suriye ve İran sınırını kapsayan güvenlik hattı projesi kapsamında güvenlik duvarının yanı sıra Gaziantep-Kilis sınır hattında 15 metre yüksekliğinde ve 5 katlı 22 adet “kulekol” inşa edildi.

Havan ve roket saldırılarına karşı dayanıklı malzemeyle inşa edilen kulekollar, 4 modülü duvar elemanları, 1 modülü de döşeme ve parapetler olmak üzere toplam 5 parçadan oluşuyor. Duvar kalınlığı 30 santimetre olan kulekolların katlarındaki döşeme yapısal çelik sistemle tasarlandı. Bomba yüküne maruz kaldığında gözetleme terasının güvenliğini sağlamak için üzerine 10 santimetre kalınlığında prekast döşeme elemanları oturtuldu. Çelik çatı üzerine galvaniz trapez sac kaplama yapıldı.

Askerlerin ihtiyaç duyduğu her şeyin içerisinde yer alacağı kulekollar zemin ile beraber toplam beş kattan oluşacak. Gözetleme kulekollarının zemin katında duş ve silahlık bulunmakta. Birinci kat ise sistem odası olarak tasarlandı. İçerisinde atış mazgalları ve kurşun geçirmez cam olacaktır. Yaşam katı olarak tasarladığımız ikinci katta fırın ve diğer ihtiyaçlar olup üçüncü kat da gözetleme katı olacak.

Yüksek güvenlikli 59 sınır kapısı
Sınırda güvenlik duvarı ve kulekolların yanı sıra yüksek güvenlikli kapılar da yapıldı. T K12 güvenlik düzeyinde, 7 bin ton ağırlığında bir aracın 80 kilometrelik hızla çarpmasına dirençli Balistik yüksek güvenlikli kapılar kurşun geçirmiyor. 5 metre genişliğinde ve 3.20 metre uzunluğunda olan kapılar 44’ü Suriye sınırında, 15’ini ise İran sınırında inşa edildi.

Toplam 59 kapıda, en üst seviyede güvenlik sağlayan özel malzemeler kullandı.

Gerek arazi koşulları, gerek mayınlı arazilere rağmen güvenlik duvarı tamamlanarak sınırımız daha güvenli hale geldi. Duvar ve yolun tamamı yerli, Türk firmaları tarafından inşa edildi.

İran sınırına yeni duvar
TOKİ Başkanı Ergün Turan, Hakkari Yüksekova’da Esendere Gümrük KapIsı ile Dolaylı Tepe arasındaki 43 kilometrelik hat üzerinde güvenlik duvarı inşa edeceklerini belirterek, “İran sınırımızın en önemli bölgesi olan ve yasa dışı geçişlerin yaşandığı bu hat üzerinde inşa edeceğimiz güvenlik duvarı ile teröristlerin ülkemize sızması ve kaçakçılık konusunda çok önemli tedbir alınmış olacaktır.” dedi.

Sınırdaki güvenliği sağlanması için güvenlik duvarının çok önemli olduğunu vurgulayan Turan, “Esendere Gümrük Kapısı ile Dolaylı Tepe arasındaki 43 kilometrelik hat için en kısa sürede ihalemizi yapıp inşaata başlayacağız. Buradaki sınır duvarlarımız da sona erdiğinde Suriye ve İran sınırımız daha güvenli hale gelecektir.” ifadelerini kullandı.

Emlakhaberi.com Editörü Sizlere Doğru Tarafsız Özel haberler yazarak bilgi almanızı ve doğru fikirlerle yatırım yapmanız için bilgi aktaran içerikler giriyorum.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Eyüpsultan, doğal afet senaryolarına hazır

Yayınlanma tarihi

-

Eyüpsultan Belediyesi, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 19’uncu yıl dönümünde olasi bir depreme karşı yaklaşık 3 yıldır sürdürdüğü hazırlık çalışmalarını paylaştı.

Eyüpsultan Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürlüğü bünyesinde kurulan Eyüp Sultan Afet Yönetim Birimi (ESAY), büyük bir titizlikle çalışmalar gerçekleştirdi.

Çalışmalarda tüm detaylar ele alınarak doğal afetler sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili senaryolar hazırlandı, planlar ve organizasyon oluşturuldu.

TOPLANMA ALANLARI VE GEÇİCİ BARINMA MERKEZLERİ BELİRLENDİ

Bu çalışmaların yanı sıra ilçede Afet Sonrası Toplanma Alanları ve Acil Toplanma Alanları belirlendi.

Deprem gibi olası bir afette vatandaşların toplanmaları için belirlenen 80 alana toplanma alanı levhaları konuldu. Ayrıca, deprem sırasında ve sonrasında yapılacakların anlatıldığı 40 adet bilgilendirme panosu hazırlandı.

Bu bilgilendirme panoları da ilçede bulunan muhtarlık binalarına ve acil toplanma alanlarına asılıyor. Bu arada yine doğal afet sonrası vatandaşların kullanımı için geçici barınma merkezleri de belirlendi.

DEPREM KONTEYNERLERİNİN BAKIMLARI YAPILIYOR

İlçede farklı noktalara AFAD ve Eyüpsultan Belediyesi işbirliğiyle, yaşanabilecek herhangi bir doğal afet sonrası ihtiyaç duyulacak malzemeleri barındıran 16 adet AFİS deprem konteyneri konuldu.

Konteynerlerin içerisinde acil müdahalelerde kullanılacak aletler, ilk yardım çantası, radyo ve el telsizi gibi 65 kalem malzeme bulunuyor.

ARAMA KURTARMA EKİBİ EĞİTİMLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

Yine ESAY tarafından 22 kişiden oluşan Arama Kurtarma Ekibi oluşturuldu. Ekip düzenli olarak eğitim alıyor ve periyodik olarak tatbikat faaliyeti gerçekleştiriyor.
Ekip tatbikatlarda; ilk yardım, arama kurtarma, su tahliye, çadır kurma, kentsel arama kurtarma malzemelerinin tanıtımı ve kullanımı, enkaz altı arama, yangın söndürme gibi konularda eğitimler alıyor.

Devamını oku

Genel

Trabzon’a tüp geçit geliyor!

Yayınlanma tarihi

-

Karayolları 10. Bölge Müdürü Selahattin Bayramçavuş, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu’nu ziyaret ederek, Trabzon İli Transit Tüp Geçit Projesi’nin detayları ve diğer ulaşım projeleriyle entegrasyonu konusunda fikir alışverişinde bulundu.

Hacısalihoğlu, Trabzon’un artan trafik yükünü çözecek ulaşım projelerinin kentin öncelikli konularından olduğunu belirtti.

Bu sorunun çözümü noktasında TTSO tarafından “Trabzon İli Transit Tüp Geçit Projesi” hazırlandığını ifade eden Hacısalihoğlu, kentin trafik sorununun çözülmesine katkıda bulunacak projeyi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına sunduklarını vurguladı.

Hacısalihoğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hafta sonu Trabzon’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiğini anımsatarak, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Mehmet Cahit Turhan’a proje ile ilgili bilgi sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımıza, daha önce de odamızı ziyareti sırasında konuyla ilgili detaylı sunum yapmıştık.” dedi.

TÜİK Trabzon Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Doğu Karadeniz Bölgesinde trafiğe kayıtlı araç sayısının 550 bine yaklaştığını aktaran Hacısalihoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Trabzon’un konumu nedeniyle gün içindeki gelip geçen araç sayısı 2 milyona yaklaşmaktadır. Bu durum Trabzon’da yaz-kış bitmek bilmeyen trafik sorununu meydana getirmektedir. Yapımı devam eden Kanuni Bulvarı kamulaştırma maliyeti ve birçok viyadük geçişi gerektirmesi nedeniyle devletimizi maddi anlamda yormuştur. Yapılması planlanan Güney Çevre Yolunda da yine benzer kamulaştırma maliyetlerinin çıkması muhtemeldir. Bu nedenle alternatif bir çözüme ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılan çalışmalarla trafiğin sürekli ve her daim yoğun olduğu ilk yerden başlayarak şehri transit geçecek taşıtlar için yer yer önemli bölgelere bağlantı verecek şekilde Transit Tüp Geçit Projesi hazırladık.”

Proje, 160 dönüm kamulaştırma gerektiriyor

Hacısalihoğlu, projenin tüp geçit olarak hazırlanmasındaki en büyük sebebin kamulaştırma maliyetlerini minimize etmek olduğuna dikkati çekerek, “Taslak olarak hazırlanmış proje bağlantı yollarıyla birlikte 10 giriş-çıkış, 10 köprü ile toplamda 8 parçadan meydana gelen yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda tüp geçitlerden oluşmaktadır. Bu proje için ihtiyaç duyulacak kamulaştırma alanı ise yapılan çalışmalara göre bağlantı yollarıyla birlikte sadece 160 dönümdür.” diye konuştu.

Güney Çevre Yolu, transit yol, şehir bağlantı kavşakları ve diğer projelerin birbiriyle uyumlu şekilde yürütülmesinin önemli olduğunun altını çizen Hacısalihoğlu, dolayısıyla bu görüşmenin, gelecekteki ulaşım stratejileri konusunda yararlı olduğunu dile getirdi.

Bayramçavuş ise Karayolları Genel Müdürlüğünce Trabzon’da yürüttülen çalışmalara ilişkin Hacısalihoğlu’na bilgi verdi.

Devamını oku

Genel

Dünyaya referans olacak “DASK Afet Yönetim Sistemi” devrede

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük ve en yıkıcı deprem olan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 19’uncu yılında Türkiye genelinde sigortalılık oranı yüzde 50 seviyesinde. Deprem bilinci konusunda ülke olarak son derece önemli bir mesafe kat edildiğinin altını çizen DASK Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kayacı, geliştirdikleri yeni DASK Afet Yönetim Sistemi projesinin, afet yönetiminde dünyaya referans olabilecek yatırım ve işbirlikleriyle yürüdüğünü söyledi.

Türkiye’yi derinden sarsan, büyük can ve mal kayıplarına mal olan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 19’uncu yılında, Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) bulunan konut sayısının 8,6 milyona ulaştığını belirten (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kayacı, DASK’ın kuruluşundan bu yana yapılan hasar ödeme miktarını 186 milyon TL olarak açıkladı.

Günde 58 kuruşa depreme karşı sigortalanmak mümkün

1999 yılında kısa aralıklarla gerçekleşen Marmara ve Düzce depremlerinin Türkiye’nin deprem bilincinin artmasında önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Kayacı; “Depreme karşı alınabilecek en etkili fiziksel tedbirlerin başında depreme dayanıklı binalar inşa etmek ve bütün binaları depreme dayanıklı hale getirmek geliyor. Finansal önlemlerin en önemlilerinden biri ise Zorunlu Deprem Sigortası’dır. Günde sadece 58 kuruş ayırarak konutları depreme karşı sigortalamak mümkün. Depremin etkileri ve olası hasarlar göz önünde bulundurulduğunda, günde 58 kuruşa böyle bir teminata sahip olmak, depreme karşı yürüttüğümüz mücadelede son derece önemli” dedi.

Sigortalılık oranında Marmara Bölgesi ilk, Güneydoğu Anadolu son sırada

DASK’ın verilerine göre sigortalılık oranları incelendiğinde, Marmara Bölgesi açık ara ilk sırada yer alırken; Marmara’yı Ege, İç Anadolu, Akdeniz, Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi takip ediyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise sigortalılık oranında son sırada bulunuyor.

Türkiye model ülke!

Poliçe adedi, sigortalılık oranı, havuzun büyüklüğü ve teknolojik altyapı gibi özellikleriyle doğal afet havuzları açısından diğer ülkeler nezdinde Türkiye bir model olarak kabul ediliyor. Son yıllarda başta Pakistan, İran, Güney Kore, Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Moğolistan ve Romanya gibi ülkeler olmak üzere birçok ülke DASK’ın Türkiye’deki çalışmalarını model alıyor. DASK yetkilileri İngiltere, Japonya, Yunanistan, İtalya, Filipinler, Çin, Meksika, Makedonya, Ürdün, Fas, Arnavutluk, Endonezya, Romanya, Kuveyt, Azerbaycan ve Kırgızistan gibi ülkelerden gelen kurumlara DASK’ı ve Zorunlu Deprem Sigortası’nı anlatıyor.

“Yatırımlara devam ediyoruz”

Poliçe sayısının artırılmasına yönelik bilinçlendirme projelerinin ve çalışmaların yanı sıra afet dönemindeki hasar sürecini sorunsuz bir şekilde yürütebilmek için operasyonel kapasiteleri artırmaya da en az büyüme kadar önem verdiklerini söyleyen DASK Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kayacı, şöyle konuştu: “Gelişmiş teknolojileri kullanarak tüm depremlerde kullanılabilecek bir altyapı oluşturmak için çalışıyoruz. Afet derecesinde sayılabilecek olası büyük depremler için gerçekleştirdiğimiz yeni DASK Afet Yönetim Sistemi projemiz, konusunda dünyaya referans olabilecek yatırım ve işbirlikleriyle yürütülüyor. Hedefimiz, vatandaşlarımızın yaşamlarına kaldıkları yerden devam etmelerini sağlamak. Afet Yönetim Sistemi projemizin içinde yeni metodolojiler ve uygulamalar var. Bu proje kapsamında, hasar tespitinin mobil cihazlarla yapılması konusunda çalışmalar tamamlandı. Mobil Hasar Tespit uygulamasıyla hasar tespitlerini artık çok daha hızlı ve hatasız bir şekilde gerçekleştirebileceğiz. İkinci olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yapılan bir protokolle, zorunlu deprem sigortasının sağladığı mesken güvencesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bilgi, birikim ve teknik kapasitelerini AFAD AYDES altyapısı üzerinde birleştirmeyi planlıyoruz. Bununla birlikte afet çağrı merkezini de afet yönetim sistemine uygun bir yapılandırmaya götürüyoruz. Hâlihazırda Zorunlu Deprem Sigortası ile ilgili tüm soruların sorulabildiği, hasar ihbarlarının yapıldığı ve bu anlamda tüm bilgilerin alındığı ALO DASK 125 hattımız hizmette. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut sistemimizi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin afet derecesinde sayılacak olası büyük İstanbul depremi modeline göre geliştirmek.

Mevcut portföyümüz ve yeni eklenecek sigortalılarımızı dikkate alarak İstanbul’da olması muhtemel büyük deprem sonrasında başta İstanbul, çevre iller ve hatta tüm Türkiye’den gelecek soruları ve talepleri karşılayacak bir afet çağrı merkezi modeli oluşturduk. Söz konusu model, afet anında 500 kişi kapasitesine hemen çıkabilecek ve İstanbul dışında Ankara, Adıyaman ve Giresun, afet anından hemen sonra ise gerekli durumlarda Konya devreye girecek. Bunun yanı sıra bu projeyle birlikte herhangi bir müşteri temsilcisine bağlanmadan IVR sistemi sayesinde vatandaşlık ya da dosya numarasıyla ihbar yapılabilecek ve hasar dosyası takip edilebilecek. Tüm bu yatırımlarımızla ülke genelinde oluşturulan hasar tespit kaynağıyla deprem sonrasındaki mağduriyetleri hızlı bir şekilde giderebilecek ve ülke genelinde kaynak tasarrufu sağlayabileceğiz.”

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ