Takip Edin

Genel

Türkiye Ekonomisinin Bugünü Konuşuldu

Yayınlanma tarihi

-

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Refet Gürkaynak, TÜGİAD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu ve üyeleri ile bir araya geldi. Seçim sonrası Türkiye ekonomisinin mercek altına alındığı toplantıda, Türkiye ekonomisinin geçmişten günümüze gelişimi hakkında konuşuldu.

Günümüz krizine dair değerlendirmelerde bulunan Gürkaynak “Şu an yaşanan kriz hane halkı borcu kaynaklı diyebiliriz. Aynı zamanda bir de reel sektör krizi mevcut. Bu kriz henüz dibi bulmadı ancak bir an önce tedbirlerin alınması gerekiyor. Devlet borcu ile uğraşmak ve kontrol altında tutmak kolay ancak yüzbinlerce şirketin şu an dar boğazdan çıkarılması gerekiyor. Mevcut duruma baktığımızda bir an önce IMF’ye yönelmek gerektiğini düşünüyorum. 176 milyar vadesi gelen borcumuz ile imkânların ötesinde ilerleyen bir ekonomi mevcut. Sağlanacak olan 70 Milyon dolar ile bu krizin üstesinden gelinecektir” ifadelerini kullandı.

İşsizlik sorunu ile ilgili de açıklamalarda bulunan Gürkaynak sözlerine şöyle deva etti: “82 milyon olan nüfusumuzda işsizlik rakamı 4,5 milyon. Bu durumun normal olduğunu vurgulamak isterim. Şu an teknoloji üzerine vurgu yapılıyor ancak Türkiye’nin gündeminin bu olmaması gerektiğini düşünüyorum. Önemli olan üretim yapan insan sayısındaki azlık. İş gücüne katılım çok düşük. Kadınların iş gücüne katılım oranı çok çok düşük. Bu anlamda tedbirler alınmalı ve üretim ithalat odaklı bir politika izlenmeli.”

Emlakhaberi.com Editörü Sizlere Doğru Tarafsız Özel haberler yazarak bilgi almanızı ve doğru fikirlerle yatırım yapmanız için bilgi aktaran içerikler giriyorum.

Genel

Türkiye’nin %99,9’u kirli havaya maruz kalıyor

Yayınlanma tarihi

-

TEMA Vakfı, her yıl Birleşmiş Milletler tarafından 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü kapsamında, hayati tehlikeleri giderek artan hava kirliliğine ve toplumda bu alanda yükselen duyarlılığa dikkat çekerek önlem alma konusunda çağrıda bulundu.

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü’nde TEMA Vakfı, hava kirliliğine dikkat çekti. Konuyla ilgili konuşan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Bu yıl Birleşmiş Milletlerin Dünya Çevre Günü teması hava kirliliği olarak belirlendi. Yapılan araştırmalara göre hava kirliliği Türkiye için de önemli bir sorun teşkil ediyor. Son dönemde hava kirliliği konusuna olan toplumsal hassasiyetin yükseldiği görülüyor. Konda Araştırma ve Danışmanlık tarafından Mart 2018’de 2.595 kişiyle yapılan Çevre Bilinci ve Çevre Koruma Araştırması’na göre katılımcıların %68’i yaşadıkları yerde hava kirliliğinin arttığını söylüyor ve bu konuyu çevre sorunlarının başında gösteriyor. Hava kirliliğinin bireyler tarafından bu denli hissedilir hale gelmesi durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.

Ayrıca Vakfımızın bileşenlerinden olduğu Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) limitlerine göre yapılan değerlendirmede Türkiye nüfusunun %99,9’u kirli havaya maruz kalıyor. Mayıs ayında yayınlanan “Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor”a göre ise Türkiye’de 2017 yılında yaşanan ölümlerin %13’ünün hava kirliliği nedeniyle gerçekleştiği biliniyor. Tüm bunlara rağmen çapı en çok 2,5 mikron olan ve havada asılı haldeki katı veya sıvı parçacıklardan oluşan ve sağlık etkisi yüksek olan hava kirleticisi PM2,5 için Türkiye’de yasal sınır değer bulunmuyor. PM2,5 solunduğunda akciğerlerin içindeki gaz alışverişi ile kana karışabiliyor. DSÖ’ye göre PM2,5 için küresel hava kalitesi endeksli kılavuz değerlerine uyulursa, dünyada her yaş grubunda yılda 2,1 milyon erken ölümün önlenebileceği öngörülüyor” dedi.

Hava kirliliğinin önemli sebebi termik santraller

Enerji üretiminin hava kirliliğinin en önemli kaynağı olduğunu ve termik santrallerin de hava kirletici tesislerin başında geldiğini belirten Deniz Ataç, “Raporda havası en kirli il Kahramanmaraş olurken Ardahan ise en temiz il olarak yer alıyor. Kahramanmaraş’ın yanı sıra Manisa ve Muğla da havası kirli iller arasında gösteriliyor. Bu illerin ortak özelliği olarak her birinde kömürlü termik santrallerin işletilmesi ön plana çıkıyor.

Örneğin Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde hava kirliliği, ulusal limit değerinin üç, DSÖ limit değerinin ise altı katına erişmiş bulunuyor. Hali hazırda iki kömürlü termik santralin çalıştığı Elbistan’da altı yeni kömürlü termik santral yapılması planlanıyor. Eğer bu santraller inşa edilirse hava kalitesinin daha da kötüleşeceği ve işletmede oldukları süre boyunca 32 bin erken ölümün gerçekleşeceği hesaplanıyor. Karar vericileri hava kirliliği konusunda toplumsal hassasiyetleri ve yaşamsal tehlikeleri göz önünde bulundurarak önlem almaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Genel

Eminönü-Eyüpsultan-Alibeyköy tramvay hattı ne zaman açılacak?

Yayınlanma tarihi

-

Yaklaşık 10.1 kilometre uzunluğunda olan ve başlangıç duraklarıyla birlikte 14 istasyondan oluşan Eminönü – Eyüpsultan – Alibeyköy tramvayı bu yılın sonuna doğru hizmete girecek.

Gün içinde trafikle birlikte yaklaşık 1.5 saat süren Eminönü ile Alibeyköy arasındaki ulaşım tramvayı kullanacak olanlar için 33 dakikaya inecek.

Test sürüşlerinin 19 mart 2019’da başladığı hat üzerinde çalışacak tramvay araçları enerjisini iki ray arasına gömülü sistemden alacak. Test sürüşlerinin sorunsuz tamamlanmasıyla birlikte tramvay hattının 2019 son çeyreği içinde hizmete açılması planlanıyor.

Tramvay hattı üzerinde hangi istasyonlar bulunuyor? 

Eminönü’nden kalkan tramvay sırasıyla Küçükpazar, Cibali, Fener, Balat, Ayvansaray, Feshane, Eyüpsultan Teleferik, Eyüpsultan Devlet Hastanesi, Silahtarağa Mahallesi, Sakarya Mahallesi, Alibeyköy Merkez, Alibeyköy Metro duraklarında dururken hattın son istasyonu Alibeyköy Cep Otogarı olacak.

Devamını oku

Genel

Tek Kullanımlık Plastik Yasağı Başlıyor mu?

Yayınlanma tarihi

-

Başta okyanuslar olmak üzere çevre kirliliğinde en büyük payın sahibi tek kullanımlık plastiklerin yasaklanması bir süredir ülkelerin ve şirketlerin gündeminde önemli yer tutuyor.

Tek Kullanımlık ürünler dediğimizde yalnızca bir kez, bir kere kullan-at tüketim davranışı sonucunda tüketimimizde doğaya zarar verdiğimizi görüyoruz. Bir de satın aldığımız ürünlerin tek kullanımlık ambalajları var. Asıl olan günlük yaşamımızdan tek başımıza kullandığımız su şişesi, pipet, tabak, kürdan, muayene eldiveni, temizlik eldiveni, streç film, poşet, plastik boya önlüğü, poşet çay, balon ve balon çubukları, içecek kutuları, galoş/bone/kolluk/maske/önlük, Islak mendil,çatal, kaşık, bıçak, bardak, örtü, diş fırçası, kulak çubuğu gibi çokça tüketilen plastikleri çıkarmak.

2050’de dünya nüfusu 9.8 milyara ulaşması bekleniyor. Bu da milyarlarca ton atık demek. Geleceğe bugünün çöpünü bırakmamak için herkesin yapabileceği bir şey var.

Plastik üretiminin 2050 yılı itibariyle dört katına çıkması beklenirken bu sorunu yalnızca geri dönüşümle çözmek asla mümkün olmayacak. Küresel ısınma, enerji kaynaklarının azalması gibi konular tüm dünyada en çok endişe yaratan konular arasında yer alıyor. Ancak aşırı ve bilinçsiz tüketim nedeniyle her yıl yüz milyarlarca plastik poşet, pet şişe ve birçok ürün doğaya salınıyor. Bilinçsizce çevreye atılan plastik çöpler hem çevreyi kirletiyor hem de yüz binlerce deniz hayvanının yok olmasına yol açıyor. Çok çarpıcı bir örnek;Plastikler 1 saniyede üretiliyor, 1000 yılda toprağa karışıyor. Dünyada her gün milyonlarca plastik poşet kullanılıyor. Paket kahve bardakları plastik kullanılarak astarlanıyor yani doğada çözündükleri söylenemez. Sorunun kaynağından çözülmesi gerekiyor. Ambalaj atıkları yönetmeliği ve hukuki düzenlemeler AB mevzuatıyla büyük oranda uyumlu.

AB Tek Kullanımlık Plastik Yasağı Üzerinde Anlaştı

Son dönemde, Avrupa Birliği bazı plastik ürünlere ilişkin önemli kararlar aldı. Avrupa Birliği (AB) Konseyi’nin tek kullanımlık plastik ürünlere getirdiği yeni yasaklar ve kısıtlamalarla AB plastik kirliliğinin önüne geçmeyi hedefliyor. Konseye göre, plastik kullanımı konusunda kabul edilen yeni kurallar plastik kirliliğinin önlenmesi çalışmalarındaki son adım olarak görülürken, tek kullanımlık plastik ürünler için oluşturulan yeni kuralların AB’nin atık yasaları dahilinde olduğu, bunun yanında AB sahillerinde kirliliğe sebep olan 10 ürün içinde olan plastik kaplama ve ürünleri kapsadığı belirtildi. Söz konusu yeni kurallar kapsamında, alternatifleri bulunan tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımı yasaklandı. Bunun yanında, kirliliğe neden olan çeşitli plastik ürünler için de yeni yaptırımlar oluşturuldu. Konsey açıklamasında, yeni yaptırım ve kuralların, tamamı veya bir bölümü plastikten yapılmış ve kullanımının ardından çöpe atılması için oluşturulmuş tek kullanımlık plastik ürünlerin oluşturduğu kirliliği azaltmayı hedeflediği belirtildi. Yeni kurallar kapsamında tek kullanımlık plastik tabak, çatal, bıçak, kaşık, pipet ve kulak temizleme çubukları 2021’e kadar yasaklanacak. Bunun yanında AB üye ülkeleri de 2029’a kadar plastik şişe kullanımını yüzde 90 azaltmayı, plastik şişelerin 2025 yılına kadar yüzde 25 ve 2030 yılına kadar da yüzde 30 geri dönüştürülmesi için çalışmayı kabul ettiler. Örneğin Fransa, yakın zamanda plastik çatal-bıçak, bardak ve tabak kullanımını yasakladı. Atık miktarını 2025 yılına dek yarı yarıya, sera gazı salınımını ise 2030 yılına dek %30 azaltmayı hedefliyor.

Plastik atıkların yeni adresi Türkiye

Türkiye’nin, 2016 yılının ilk aylarında 4 bin ton olan plastik atık ithalatı 2018 başlarında aylık 33 bin tona kadar yükseldi. Çevre Örgütü Greenpeace’in yayımladığı yeni rapora göre, Çin’in yurt dışından plastik atık alımına 2018’de yasak koymasının ardından, bu atıkların yeni adresi Endonezya ve Türkiye oldu. Plastik atıklarını ihraç eden ülkelerin başında ise ABD, Almanya, İngiltere ve Japonya geliyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) verilerine göre Türkiye, plastik atıkları geri dönüştürme konusunda en başarısız ilk 20 ülkeden biri.

Okyanuslara her sene 9 milyon ton plastik atık bırakılıyor. Türkiye’den denizlere karışan plastik atık miktarı ise yıllık 50 bin tonun üzerinde. Özellikle kozmetik, medikal, gıda, içecek sektöründe plastik kullanımının fazlalığı göze çarpıyor. Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Atık Yönetimi Daire Başkanlığı’nın verilerine göre her yıl üretilen 31 milyon ton evsel atığın yüzde 12’sini yani 3.7 milyon tonunu plastik atıklar oluşturuyor. Türkiye’de kişi başı plastik tüketimi son 3 yıl içinde yaklaşık yüzde 10 oranında artarak 90 kilogramı aştı. Türkiye’de üretilen yıllık 25,8 milyon atığın yüzde 20’sini ambalaj atıkları oluşturuyor.

Yılbaşından itibaren alışverişte poşetlerin ücretli hale getirilmesi atıklarla mücadele de önemli adımdı. Bu konuda daha fazla adımlar atılmalı, plastik üretime dur denmeli, tek kullanımlık ürünler yerine alternatif ürünlere yönelinmeli.

Fast Food sektörü tek kullanımlık plastik ürünlere ne zaman dur diyecek!

Gıda sektöründe çokça kullanılan plastik paket gıda kapları vücudumuzu kötü yönde etkileyen kimyasallar içeriyorlar ve nihayetinde atık bölgelerine ya da okyanuslara gidiyorlar. Küresel çapta gıda ve içecek birçok şirketi, canlılara ve doğaya zarar vermesinden ötürü serviste plastik kullanımını terk etmiş, kağıt türevi kullanmaya başlamışlardır. Gelişmiş ülkelerin aksine ülkemizde plastiklerin yiyeceklerle birlikte kullanılması konusunda kanuni bir yaptırım yoktur. Bu konuya özellikle bizim dikkat etmemiz gerekmektedir. Türkiye’deki şirketlerde tek kullanımlık plastik paketleme malzemelerini kullanmaktan vazgeçmeli ve alternatif ürünlere /malzemelere yatırım yapılmalıdır.

Devamını oku

Genel

Bayramda İstanbul’da kalacaklara rota tavsiyeleri

Yayınlanma tarihi

-

03 Haziran Pazartesi yarım gün ve 07 Haziran Cuma gününün tam gün idari izin kabul edilmesiyle bu yıl Ramazan Bayramı kamu çalışanlarına 9 gün tatil oldu. Uzun zamandır yaz tatili hayalini kuranlar da bu durumu fırsat bilip seyahat planlarını çoktan yaptı. Özel sektörde çalışan ya da bu bayram tatile çıkamayacak İstanbullular ise alternatif kaçış rotaları arayışına girdi.Önce Türkiye’yi Keşfet mottosu ile hizmet veren otel arama motoru Neredekal.com, seyahat severleri mutlu edecek İstanbul’dan günübirlik ziyaret edebileceğiniz yerleri derledi

1 – Adalar
Adalar İstanbullular için her daim kaçış rotası olmuştur. Gerek hafta sonu, gerek resmi tatillerde şehir stresinden uzaklaşmak isteyenlerin vapurla kolaylıkla ulaşabildiği Adalar, Ramazan Bayramı için de oldukça ideal. Burası doğal güzellikleri, keyifli kahvaltıcıları ve restoranlarıyla güzel bir gün yaşatırken, aynı zamanda İstanbul’da güvenle bisiklete binip, denize girebileceğiniz bir yer olarak da ön plana çıkıyor. O halde bu bayram Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’yı planlarınıza dahil etmeye ne dersiniz?
 
2 – Kilyos
Hazır İstanbul’da denize girebileceğiniz yerlerden bahsederken, havaların günden güne ısındığı şu günlerde diğer bir alternatif olan deniz tatilinden bahsedelim. Halk plajı ve özel işletmelerin bulunduğu farklı alternatifleriyle Kilyos, hiç şüphesiz herkesin gönlünü kazanacak bir güzelliğe sahip. Özellikle kalabalığın çekildiği sabahın erken saatleri ve akşam saatlerine doğru sahil, size uzun zamandır hayalini kurduğunuz günü yaşatıyor. Binicilik, restoranlarında keyifli bir yemek ve hatta kamp burada yapabileceğiniz aktivitelerden bazıları.
 
3 – Sapanca
Rotanızı Sakarya’nın en yeşil ilçelerinden birine, Sapanca’ya çevirerek bir gününüzü de farklı bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Aracınızla şehirden yaklaşık 2 saatlik bir yolculuğun ardından ulaşabileceğiniz Sapanca’da sizleri bisiklet, göl çevresinde yürüyüş, ATV safari turu, piknik ve bölgenin kahvaltıcılarında keyifli bir kahvaltı deneyimi sizleri bekliyor. Kısacası burada çocuklu ailelerden gençlere kadar, herkesi mutlu edecek pek çok alternatif mevcut diyebiliriz.
 
4 – Şile
İstanbul’dan çok çok uzaklara gitmeden şehir havasından sıyrılmanın artık klasikleşen duraklarından olan Şile, bir diğer önerimiz. Ağva plajları, feneri, kalesi ve tabii ki birbirinden lezzetli balık restoranlarıyla ilçe, ziyaretçilerine dolu dolu bir gün vadediyor. Üstelik Şile’ye ulaşmak için mutlaka kendi aracınız olması da gerekmiyor. Çünkü şehirden belediye otobüsleriyle de kolaylıkla ulaşım sağlanabiliyor. İstanbul – Şile arası uzaklık ise 77 km.
 
5 – Garipçe Köyü
Deniz kenarında yer alan şirin mi şirin bir balıkçı köyü olan Garipçe, Rumeli Feneri ve Rumeli Kavağı’nın ortasında yer alıyor. Balıkçı köyü olmasının etkisiyle çok sayıda balıkçı teknesinin yer aldığı köyün sahil kısmı en ilgi çekici yanlarından biri. Köyde sabah saatlerinde doyurucu bir açık büfe kahvaltının servis edildiği işletmeler, akşam saatlerinde balık restoranına dönüşüyor. Bu işletmelerde aileniz ve arkadaşlarınızla leziz bir yemek yiyebilir,  isterseniz de iskelesinden diğer koylara düzenlenen tekne turlarına katılabilirsiniz.
 
6 – Belgrad Ormanı
Nefes almak, durup biraz dinlenmek için en ideal yerlerden biridir Belgrad Ormanı. Hatta öyle ki, buranın şehir içinde adeta bir sığınak olduğunu bile söyleyebiliriz. Genellikle hafta sonlarının favori duraklarından biri olan orman, dört mevsimin renklerine tanık olabileceğiniz eşsiz manzaralara ev sahipliği yapıyor. Bize göre yalnızca doğayı izlemek için bile ziyaret edilmesi gereken orman, sabah saatlerinde sporunuzu yapmak ve mesire yerlerinde piknik yaparak günü değerlendirme fırsatı da sunuyor.
 
7 – Düzce Yaylaları
Son dönemlerin en favori rotalarından olan Karadeniz yaylalarını İstanbul’dan günübirlik ziyaret edebileceğinizi biliyor muydunuz? Batı Karadeniz’de yer alan Düzce, öyle muhteşem yaylalara sahip ki, burayı bir kez ziyaret eden yeniden görmek için plan yapıyor. Pürenli Yaylası, Odayeri Yaylası ve Balıklı Yaylası gibi yaylalarda unutulmaz bir gün geçirebileceğiniz Düzce’ye doğru yola koyulmak için mutlaka sabahın erken saatlerini tercih etmelisiniz. Böylece günü dolu dolu değerlendirebilirsiniz. Bize kalırsa buraya gelmişken Aydınpınar Şelalesi’ni ve Güzeldere Şelalesi’ni de görmeden dönmeyin.
 
8 – Kerpe – Kefken
Deniz tatilcilerinin ve özellikle de ailelerin ilk tercihlerinden olan Kerpe ve Kefken, tertemiz denizi ve sahiliyle ön plana çıkıyor. Genellikle hafta sonları ve kısa tatillerde günübirlik kaçamaklar için ideal yerlerden olan bölgeye ilginin böylesine fazla olması sebebiyle, bir hayli kalabalık olabiliyor. Bu nedenle günün erken saatlerinde giderek plajda sizin için en uygun yeri kapmalısınız. Orada başka neler yapabiliriz diye soracaklara önerimiz ise; Pembe Kayalar, Kefken Limanı ve Acarlar Longozunu da gelmişken ziyaret edebilirsiniz.
 
9 – Kırklareli
İğneada, Vize ve Kıyıköy gibi günübirlik seyahat rotalarına ev sahipliği yapan Kırklareli, İstanbul’dan yaklaşık 3 saatlik bir uzaklıkta yer alıyor. Daha çok doğal güzellikleriyle kendisinden söz ettiren ilde, görülmesi gereken pek çok yer mevcut. Bunların başında Dupnisa Mağarası, Kıyıköy Aya Nikola Manastırı, İğneada Longoz Ormanları ve Beğendik Köyü geliyor. Kırklareli’nin sahip olduğu tüm güzellikler ile bahar aylarınızın olduğu kadar, yaz aylarınızın da favori şehri olmaya aday olduğunu söyleyebiliriz.
 
10 – Tirilye
Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı bir belde olan Tirilye, gerek İstanbul’dan ulaşımın kolay olması, gerek keyifli bir seyahat rotası olması sebebiyle İstanbulluların sık sık ziyaret ettiği yerlerden biri olarak ön plana çıkıyor. Beldeye İstanbul’dan deniz otobüsüyle Mudanya’ya ulaştıktan sonra 15 dakikalık bir araç yolculuğu sonrası varılabiliyor. Tririlye’de ise sizi Kemerli Kilise, Taş Mektep, Tarihi Çamlı Kahve ve tabii ki leziz balık restoranları bekliyor.

Devamını oku

Genel

Bayramda yola çıkmadan önce dikkat!

Yayınlanma tarihi

-

Bayram tatillerinde trafik ciddi derecede artış gösterirken, güvenli bir yolculuk için sürücülerin de bazı önlemler alması gerekiyor. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin ilk sigorta şirketi olma unvanına sahip Generali Sigorta, Ramazan Bayramı tatilinde yola çıkacak sürücülere tavsiyelerde bulundu.

Aracınızı son bir kez kontrol edin

Ramazan Bayramı tatilinde yola çıkacak olanların ilk ve en dikkat etmesi gereken konu, aracın son kez kontrol edilmesidir. Aracın bakımı ve analizleri yapılmadan yola çıkmak tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Bilirkişi yardımıyla direksiyon, pedallar, motor, klima ve lastikler yola çıkmadan mutlaka denetlenmelidir.

Kasko ve trafik poliçelerini ihmal etmeyin

Trafik kazalarında artış yaşanan bayram dönemlerinde hem araçların güvenliği hem de bütçelerinin korunması adına yola çıkmadan önce sürücülerin kasko ve trafik poliçelerini yaptırmaları büyük önem taşımaktadır. Her bütçe ve ihtiyaca göre özelleştirilebilen “Benim Kaskom” ürünü sürücülerin hızlı ve zahmetsiz kasko edinmelerine, aynı zamanda bütçeden de tasarruf etmelerine olanak sunmaktadır.

Yolculuk öncesi iyi uyuyun

Bayram tatili dolayısıyla çıkılacak uzun yolculuk öncesinde iyice dinlenilmelidir. Aksi takdirde yola çıkıldığında sürücünün dikkat dağınıklığı yaşama olasılığı artış göstermektedir.

Rahat giysileri tercih edin

Yola çıkmadan önce fiziksel olarak rahat olmak gerektiği unutulmamalıdır. Özelilikle de sürüş esnasında rahatsızlık yaratmayacak ayakkabılar tercih edilmelidir.

Mola vermekten kaçınmayın

Yorgunluk, sürücünün dikkatinin dağılmasına sebep olmaktadır. Yolculuk sırasında yolun uzunluğuna göre sık sık mola verilmelidir.Az sayıda ve uzun süreli molalar yerine daha fazla ve az süreli molalar tercih edilmelidir.

Aracınızda aperatif yiyecek ve içecekler bulundurun

Uzun yolculuklar sırasında her zaman mola verme imkanı olmayabilir. Araçta aperatif yiyecekler ve içecekler bulundurmak özellikle yoğun trafik anlarında araç içindekilere fazlasıyla yardımcı olacaktır.

Devamını oku

POPÜLER EMLAK HABERLERİ