Emlakçılık bir hizmet ve pazarlama işidir. İnsan ile yapılır. Emlak pazarlarken önemli bir teknolojiye ihtiyaç yoktur. Tamamen insan odaklı bir iştir. Yani bizden daha gelişmiş bir ülkeden teknoloji, araç, gereç yazılım vs ithal etmeden, kendi aramızda alım satım yapabiliriz. Bunun için bir yabancıya hiç ihtiyaç duymayız. Ancak ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde durum çok farklı. Türk Emlak Piyasası ağırlıklı olarak yabancı emlak firmalarının elinde. Bu ayıp bize yeter…

Birçok eğitimli emlakçı, yabancı emlak firmalarının bayiliği altında çalışıyor? Yurt dışındaki emlak pazarlama ve satış sistemleri ülkemizdekiyle uyumlu olmamasına rağmen, nasıl bu firmalar İphone telefon satar gibi bayilik satabiliyorlar? Bayiliği alana nasıl bir katkı sunuyor bu boyunduruk.  Çok etkili Televizyon kanallarımı var, dergi ve gazetelerimi var, interneti daha mı iyi kullanıyorlar. Yurt dışından müşteri mi paslıyorlar. Hiçbiri değil. Bayilerine Ücretli Sundukları eğitim vs gibi katkıyı aklı başında, çalışkan, işini seven, konusunda uzmanlaşan biri zaten rahatlıkla elde edebiliyor.

Pekiyi TÜRK Milleti bu yabancı firmalara neden bu kadar ilgi duyuyor; Çünkü yerel emlakçılar arasında çok fazla yetersiz cahil emlakçı var. Müşteri karşısında neyle karşılaşacağını bilemiyor ve kurumsal bir bir firmayı tercih ediyor. Kurumsal firmalarda da çok miktarda yetersiz emlak danışmanı var. Buna rağmen kurumsal bir yapıdan hizmet almak isteği ve batılılara karşı olan geri kalmış ezikliği olsa gerek müşteriyi yabancı ofislere itiyor. Bizim gibi Gelişmemiş ülkelerdeki Emlak Müşterisi davranışı genelde bu yönde oluyor. Bir Amerikan firması İngiltere veya Almanya da yerel firmalarla yarışamıyor ancak Türkiye ve Irak da şhow yapıyor. Cevap burada gizli…

Bu durumda daha kolay kazanmak isteyen emlakçı, yabancı firma bayiliği ağına takılıyor. (bu çekirge mantığı -iki kanadıyla uçmayı beceremeyen, başkasından güç alarak çekirge gibi devamlı zıplıyor ve hiç bir zaman uçmayı öğrenemiyor)

Kısa vadede karlı gibi görünen bu döngü, ülke için gereksiz ithalata neden olmakla birlikte kendi kökünden beslenerek mesleği geliştirme, yerinden yönetme doğallığını ve işin yerel fikri alt yapısını oluşturmaktan yoksun bırakıyor...

Japonya ve Avrupa da bizdeki gibi ABD emlak firması itibar görmez veya tam tersi...

Bu zararlı kısır döngüden çıkmanın en öncelikli yolu Emlakçılık Mesleğini bir Kanun ile koruma altına almaktır. Eğitim ve Denetimi sıklaştırarak, Köklerimizden güç alarak geçerliliğini hiç yitirmeyecek olan usta-çırak ilişkisini yani Ahilik geleneği yaşatmaktır. Gelişimi güncel bilgi ve materyallerle devamlı desteklemek gerekir…

Bu basit pazarlama işini yapamadığımız için, bayiliğini rahatça satan ve Türklerin kendi arasındaki satıştan devamlı gelir elde eden batılı viski sohbetlerinde Çekirge Kafalı Türkler diye dalga geçiyor mudur acaba?!!

Bu konuyu dert edinen meslektaşlar, Meslek örgütleri, Odalar, Bakanlık bu konuya ivedilikle eğilmesi gerekiyor. Bu işi iyi yapan ülkeler kendi göbeğini kendileri kesmiş, biz neden yapamayalım…28/03/2025

                                İsa Demir-Gayrimenkul Yatırım Uzmanı                                    www.alemdagmerkezemlak.com